Edirne Bienali: Geçmişle Bugün Arasında Kurulan Bir Sanat Köprüsü
Roma’dan Bizans’a, Osmanlı’dan günümüze uzanan çok katmanlı tarihiyle Edirne, yalnızca bir sınır kenti değil; kültürlerin, inançların ve estetik anlayışların kesiştiği benzersiz bir bellektir. Edirne Bienali, bu derin tarihsel birikimi çağdaş sanatın evrensel diliyle yeniden düşünmeye davet eden güçlü bir buluşma alanı olarak karşımıza çıkıyor.
Tunca, Arda ve Meriç nehirleri üzerinde yükselen taş köprülerin simgelediği karşılaşma ve geçiş fikri,
Christian Brinton: Modern Sanatçılar: “John S. Sargent”
Christian Brinton[1]: Modern Sanatçılar: “John S. Sargent”[2]
Çeviren: İlksen Duru Erol[3]
Ayaklarına sarılı bir kobra ile parıldayan hilalin üzerinde duruyor. Üzerinde mavi, yarı saydam, ince bir tabaka uçuşmakta. Elbisesi altın ile zengince işlenmiş, alnı mücevherlerle bezenmiş. Her iki tarafında coşkulu, şehvetli bir dansın müritleri sallanırken, altında arzularının kurbanları kıvranıyor;
Sude Sucu: Natüralizm, Resim ve Edebiyat
On dokuzuncu yüzyıl sonları Fransa temelli bir sanat akımı olan Natüralizm (Doğalcılık), Emile Zola öncülüğünde ortaya çıkmıştır. Hayatın, romantikler aksine tamamen bilimsel bir nesnellik taşıyarak ele alınması, gerçeğin aşırılaştırılması bu akımın söz konusu başat unsurlarıdır. Realizmden ayrılan yönü “deney” disiplinidir. Kişiler, olaylar tamamen bir bilim adamı titizliğinde incelenir. Pozitivist anlayışa mensup Fransız düşünür, teorisyen
Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 6
Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 6
“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]
Çeviri: V. Hippius
Çeviri: Deniz Gökduman
“Metafizik Özlem ve Yeteneklerin Canlanması”
Biz, bu “metafizik özlem ve yeteneklerin canlanmasını”, “yeni Almanya”mız için son derece değerli buluyoruz ve onu, ruhun açıklamalarını Kabalistik sırlara büründüren gizemli mistisizmi yüzünden yargılamıyoruz.
Mehmet Yılmaz: Form, Biçim
Form ve biçim… Çok eski zamanlarda, birbirinden çok uzak topraklarda yaşayan insanlarca yaratılmış iki sözcük. İlki Latince, diğeri Türkçe kökenli. Bugün hem ilk anlamlarını koruyorlar, hem yeni anlamlar eklenmiş durumdalar; yanı sıra birbirleriyle anlamdaş ya da arkadaş sayılıyorlar.
Biçim sözcüğü eski Türkçe bıç fiil kökünden türemiş. Mastar hali, bıçmak. ‘Kesmek’, ‘parçalara ayırmak’ demek. Bir şeyi kestiğimiz
Christian Brinton: Modern Sanatçılar, “Arnold Böcklin”
Christian Brinton[1]: Modern Sanatçılar, “Arnold Böcklin”[2]
Çeviren: K. Kağan Güreli
Bilimin ilerleyişine ve varoluşun giderek artan materyalizmine rağmen, idealin mavi çiçeğinin yeryüzünde açmayı sürdürmesi önemli bir gerçektir. Watts’ta[3] yüce ve evrensel, Puvis de Chavannes’ta[4] dingin ve Vergiliusçu[5], Gustave Moreau’da[6] ise rüyamsı ve görkemli biçimler kazanan bu öte





