Nilgün Yüksel: Gerçeğin İfşası: Kolaj

Share Button

Baudelaire, “Romantizm sanatçının hissetme biçiminde yatar”[1], dediğinde aslında yeni bir sanatçıyı tanımlıyordu. Tutkularını serbest bırakmış, kendini bağımsızlaştırmaya başlamış, aç bir şekilde koşarak moderne ilerleyen sanatçıyı. Baudelaire’in bu saptamasının üzerinden bir yüzyıl bile geçmeden yaratının hissetme, düşünme, devinme biçiminde yattığını imgelerle dünyaya gösteren bir sanatçı modeli ortaya çıktı. Gün

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

NİLGÜN YÜKSEL, GERÇEKTEN KATARSİS

Share Button

Aristoteles’in tragedyaya dair kullandığı bir kavram “Katarsis”. İzleyicinin oyuncuyla kurduğu özdeşleşme sonunda yaşadığı ruhsal arınmayı tanımlıyor genel anlamda. Hazır tiyatrodan söz açmışken Brecht, bu kavrama karşı çıkar. O, izleyicinin arınmasını değil, izlemesini ister. Bu yüzden sık sık sahnedekinin bir oyun olduğunu hatırlatır.

Küratörlüğünü Bedri Baykam’ın yaptığı, Şevval Başalan’ın Piramid Sanat’ta devam eden “Katarsis”

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Alternatifler Olasılıklar

Share Button

Sadece beş altı ay öncesinde karantina bizim için sadece bir kelimeydi. Sonra birden gerçekliğin kendisine dönüştü. Ve elbette bu gerçeklik, başka gerçeklikler, alternatif yollar yarattı. Bunlardan biri de sanat etkinliklerinin dijital ortam üzerinden gerçekleştirilmesiydi. Uluslararası Sanal Engravist Baskıresim Bienali de bu sürece katılan bir oluşum olarak karşımıza çıktı.

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lütfü Kaplanoğlu’nun kurduğu

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: 7. Duyu: Gölge

Share Button
YILDIZ DOYRAN ‘Macro- Micro III’, Fotoğraf, 100 x 70 cm.2006 (3 edisyon)

Hepimize büyürken öğretilen ya da büyürken deneyimleyerek öğrendiğimiz bir gerçek vardı. Bir sabah kalktığımızda hiçbir şey birdenbire değişmeyecekti. Çünkü değişim dediğimiz şey bazılarımız için zorlu bir yolun sonundaydı bazılarımız içinse asla gerçekleşmeyecek olandı. Öğretiler, deneyimlerimiz ve algılarımız “tırnak” içindeki o “değişim” gerçeğine farklı karşılıklar veriyordu. “Değişim” adı söylendiğinde salt kendini değil

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel, Mehmet Gazioglu ile Dönüşüm Üzerine

Share Button

Bu yılın Eylül ayı birçoğumuz için kaotik, hızlı, baş döndürücü geçmiş olmalı. Sanat etkinlikleri, daha önce hayata geçenlere eklemlenen yeni müzeler, sanatsal etkinliklerin devasa organizasyonlara dönüştüğü biteviye genişleyen bir sistem. Dışarıdan bakıldığında sonsuz bir üretim hâli. Olan biten her şey, her seferinde bakışımızı değiştiriyor, yeniliyor.

Bu geniş ağa elbette ki galeriler de yeni üretimler, yeni seslerle karşılık veriyor. GaleriMiz’de

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel, NOVELLA: Ali – Sezer Ak Koleksiyonu

Share Button

Sezer ve Ali Ak ile bir akşam yemeğinde buluştuk bu söyleşiyi yapmak için. Söyleşinin bir yerinde Sezer Ak, sadece koleksiyon yapmadıklarını yeni dostluklar oluşturduklarından, sanatın mutfağına tanıklık ettiklerinden ve eserlerin ardındaki hikâyelerden söz etti. Bir esere bakmanın, onunla yaşamanın başka bir şekliydi sözünü ettiği. Üstelik öyle kısacık hikâyeler de değildi bunlar. Röportajı çözerken bir novella olmalı bu koleksiyon, dedim. Anlatıların

DEVAMINI OKUYUN
Share Button