NİLGÜN YÜKSEL, YERYÜZÜ CENNETİNDE HİSLİ MADDE

Share Button
''Yeşil koltuk - Green armchair'' 165 x 135 cm t.üz. y.b 2018

Bir gün bir deniz kenarında! Ormanın içinde, dağların üzerinde, kentin merkezinde. Çoklukta, teklikte, ıssızlıkta…

Varlık ve hiçliğin tam ortasında! Yaşamın kudretini elinde tuttuğunu sanan, yaşamın içinde savrulan, yiten, kendine yenik düşen; yaşamla akan, benliğini onaran, ruhuna sahip çıkan, üreten, devinen, yaratan, dönüştüren, büyüten, çoğaltan insan.

Ve madde. Statik, durgun, kendinden başka bir şey olmayan madde.

Kadim kültürlerde evrenin huzur veren,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Muğlak Alan

Share Button
başka Rafet Arslan

Disiplinlerarasılık! Yaşamdaki kullanımını bir yana bırakırsak özellikle postmodernite tartışmalarında gittikçe daha çok karşımıza çıkan bir kavram. Aynı zamanda üzerine sıkça yazılan, konuşulan, tartışılan, yeniden üretilen; merkeze konduğu bu süreç içinde üretim pratiğinde gittikçe muğlaklaşan bir alan.

İsim verme ya da tanımlama; önce kafamızın karışıklığını gidermek için yaptığımız, sonrasında aklımızı karıştıran; kendimizi, benliğimizi,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Dalga Avangard

Share Button
Kristina Pirkovic

Uzun zaman önce Kolaj Art’a “Merkez Olmak Dışarıda Kalmak Merkez Yaratmak” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazı özellikle sanatın merkezi olarak anılan kentlerin dışında merkez yaratabilmenin olanakları üzerineydi.

Merkezileşme fikri, aslında çoğu zaman tekelleşme fikrini de beraberinde getiriyor. Tekel kelimesi her ne kadar nahoş bir anlam içeriyor olsa da bugün düzenlenen büyük sergilere, fuarlara, müzayedeler bakıp sanat ve piyasa kavramını masaya yatırdığınızda

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Merkezde Olmak Dışarıda Kalmak Merkez Yaratmak

Share Button
Glasgow-logo-old1

Uzun zaman İstanbul’da yaşayıp ürettikten sonra, artık birçoğumuzun dile getirdiği gibi, zaman zaman fazlasıyla yorucu bu şehirden uzaklaşmak uzun süredir üzerinde düşündüğüm bir konuyu yeniden önüme getirdi: Merkez dışında sanatsal yapılanmalar, yerel yönetimlerin sanatla kurduğu bağ.

Konu üzerine araştırma yaparken İKSV’nin Şubat 2016 tarihli “Yerel Yönetimler İçin Kültürel Planlama” raporu elime geçti. Aslında uzun zamandır sıkça tekrarladığımız

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Hıfzı Topuz’un Kara Afrika’sı

Share Button

Baoule! Çocuk Öldü…

İzmir FolkArt’ta 14 Şubat’a kadar sürecek Hıfzı Topuz’un “Afrika Sanatı” koleksiyon sergisi için kendisinin kaleme aldığı kitapta geçiyor bu kelime. Fildişi Kıyısı’nda yaşayan topluluğun adı Baoule. Daha çok insanın hayatta kalması için çocuğunu nehre kurban eden annenin haykırışı topluluğun ismine dönüşüyor.

Bugün Afrika’dan bize geçen imge yok edici bir yoksulluk. Biraz daha geriye gittiğimizde; köle demeye dilim varmıyor;

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Eleştiriyi Görüyor musunuz?

Share Button
Baudrillard

Baudrillard, çağdaş sanatın hükümsüzlüğünden söz ettikten sonra, “Sanatla işbirliği içindeki paranoya şu anlama geliyor: Artık eleştirel bir yargı mümkün değildir, sadece hükümsüzlüğün dostane biçimde, zoraki bir güleryüzlülükle paylaşılması mümkündür”,[1] der.

İşte bu noktada eleştirmenin kafa karışıklığına ve duruşuna yeniden dönebiliriz. Böylesi bir yapı içinde, gerçekten tüm bu sistemden sıyrılarak söz söyleyebilecek bir eleştirmene

DEVAMINI OKUYUN
Share Button