Joseph Adolphe, Bertrand Delacroix Gallery (March 27 – April 26, 2014)

Share Button

FOR IMMEDIATE RELEASE –NEW YORK CITY

JOSEPH ADOLPHE

MESSAGES, MEMORIES AND DREAMS

MARCH 27 – APRIL 26, 2014

Opening Reception on Thursday, March 27, 6-8pm (RSVP REQUIRED)

 

      

 

Canadian artist JOSEPH ADOLPHE returns to BERTRAND DELACROIX GALLERY with a highly anticipated solo exhibition of new work entitled Messages, Memories and Dreams. Adolphe is a versatile contemporary painter who succeeds in portraying subjects ranging from sensual nudes and large, blooming buds to charging bulls and regal horses.  Adolphe’s second solo exhibition at BDG will introduce an all new series of oil on canvas pieces, including new florals, and powerful animals as well as new paintings wherein he ambitiously attempts to describe the most profound moments in his life in works he refers to as ‘locutions’.  Several of the works continue his recent exploration into the possibilities created through the use of gold leaf. With the addition of this bold effect, he creates stunning visual masterpieces that are strong in composition and subject while remaining aesthetically enticing.

Adolphe’s works have an Old Master/Expressionist quality with rich, visible brushstrokes and a clear understanding of motion; however, he endows his work with an undeniable modernity and relevancy to today’s rapidly changing world. His works are fraught not only with frenetic movement and energy but with a palpable sense of emotion and drama. He combines strong, defined forms bursting with life with loosely structured backgrounds that often border on abstraction. His large flowers, ripe fruits and wild animals are often the only clear images amongst a frenzied world of color and confusion. Whether he depicts a raging bull or a sensitive nude, there is a sense of vulnerability and universal anxiety about the world in his works. His works frequently juxtapose strength and uncertainty thus giving his subjects a feeling of resilience and perseverance in the face of the unknown.  On his work, the artist states:

All of my paintings, whatever the subject matter have at their core the same content. I’m always trying to capture in paint energy, enthusiasm and an ardent sense of hope. These characteristics embody the essence of those people who I have come to admire and try to emulate.

Born in 1968 in Alberta, Canada, Adolphe moved to New York City in 1992 to attend the School of Visual Arts from which he received his MFA in 1994. His paintings have been featured in over forty exhibitions since 1998 throughout the United States and internationally. He lives with his wife and children in New Haven, Connecticut and is a professor in the Department of Art & Design at St. John’s University in New York City. He will attend the opening reception on March 27.

Images above are Ripe I (Oil on Canvas, 62″ x 48″), Hothouse Blossum No. 3 (Oil on Canvas, 70″ x 80″) and Dresssage I (Oil on Canvas, 55″ x 65″).

For further information, prices and photographic material please contact Elizabeth Thompson at 212-627-4444 or email info@bdgny.com.  Gallery hours are Tuesday through Saturday from 10:00 am to 6:00 pm.

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Artin Demirci, Düş Yolcusu Sanat Durağı (1-14 Mart 2014)

Share Button
2

Düş Yolcusu Sanat Durağı, Artin Demirci Resim Sergisi
1 – 14 Mart 2014
Açılış kokteyl 1 Mart 2014 Cumartesi, saat 17:00 – 20:00 arası

Bağdat Cad. Plaj Yolu. Haldun Taner Sok. No:16/B Caddebostan
0216 386 99 03

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Hiçbir Yer, Bergsen & Bergsen Galeri(13 Şubat-20 Mart 2014)

Share Button
1546406_10153844360910164_643514771_n
Ayşegül Açıkgöz – Tuna Uysal
13 Şubat – 20 Mart 2014

Ayşegül Açıkgöz ve Tuna Uysal’ın çalışmaları “Hiçbir yer” başlıklı sergi ile 13 Şubat – 20 Mart 2014 tarihleri arasında Bergsen & Bergsen Galeri’de olacak.

Öznur Güzel Karasu’nun küratörlüğünde düzenlenen sergideki çalışmalarda zamandan ve işlevinden soyutlanan mekanlar ve insanlar durağan bir düzlemde ele alınıyor.

“Hiçbir yer”
Doğa tekdüzeliği reddeder. Yaratıcılık, işlevsellik ve çeşitlilik doğal olanın içinde barınır. Biçimsel yaratının sınırlarını aşabilmenin temelidir doğaya karışmak…

“Mekan”

İnsan mağaradan çıkıp yaşam alanlarını kurgulamaya başladığı andan itibaren doğadan kopmaya başlamış, mimari alanlar yüzyıllar boyunca hakim ideolojik yapının güç gösterisi olarak birer temsil alanı haline gelmiştir. Kişi, ihtiyaçlardan ziyade temsilin ön plana çıktığı mekansal boyutlarla şekillenen bir yaşama gittikçe daha fazla adapte olmuştur. Oysa aslolan insanın kurguya göre yaşaması değil, çevresini yaşamın gereklerine göre düzenleyebilmesidir.

“Araf”

“Hiçbir yer” sergisi araftaki insanın “sıradan” yaşamı üzerinedir. Sergideki çalışmalarda, bir tür ütopik yaşam birimi söz konusudur; mekanlar “hakiki”, insanlar ise “kurgu”dur çalışmaların tümünde. Sadece gece ve gündüz ile belirlenen zamansal işaretlerle örülü her bir fotoğraf durağan yapılarıyla günümüz insanının yaratıcılık ve işlevsellikten uzak, müdahale etmeyen yapısına da vurgu yapmaktadır.

“Boşluk”

Ayşegül Açıkgöz’ün fotoğraflarındaki mekanlar ve nesneler Anadolu’daki sıradan insanın yaşama ve çalışma alanları, yani işlevsel ve tamamen ihtiyaca göre inşa edilmiş yapılardır. Bugün yerel yönetim tarafından yok edilen bu kulübeler, yerlerini birbirinin kopyası prefabriklere bırakmışlardır. Kurguyu dışlayan bu fotoğraflardaki kompozisyonlar tamamen burada yaşayan insanların gündelik ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmiş, sanatçı ise sadece kadrajı belirlemiştir. İnsandan ve zamandan sıyrılan mekanlar, bulundukları ortamdan ve bakış açısından dolayı tanımsız bir haldedir.

Açıkgöz’ün çalışmaları izleyiciyi birbirine benzer imgelerle karşılaştırıyor. Bu tekrar hali, izleyiciyi sonsuzluk hissiyle örülü bir alanda imlenen mekanların duygusal boyutundan uzaklaştırıyor ve statik bir bakış açısı yaratıyor. Tamamen ihtiyaçlar doğrultusunda eklektik bir yapı olarak gerçekleştirilen “Kulübeler”, bulundukları ortamından ve bakış açısından dolayı tanımsızdırlar. Mesafelerin belirlenmesi için gerekli mekansal koordinatların yokluğunun hissedildiği seride doğal yaşamın izleri vardır. Video çalışmasında ise sanatçı bakışını artık tamamen doğaya çevirmiştir.

“Karanlık”

Fiziksel anlamda durağan bir yapıya sahip olan mekan, Tuna Uysal’ın fotoğraflarında strüktürel bir yapıdan çok, sınırları sanatçı tarafından belirlenen boşluklarla tarifleniyor. Bakış açısının sürekli değiştiği fotoğraf serisi, mekanlara dair farklı ayrıntıları bir araya getirerek toplu bir mekan izlenimi oluşturuyorlar. Burada izleyici bakışını farklı çalışmalara yönlendirse de zamanın sadece karanlıkla işaretlendiği bir ortak nokta sayesinde kendisini aynı yerde buluyor. Uysal’ın fotoğraflarında görülen insanlar ise herhangi bir zaman diliminden zihinde kalan donuk izler gibi karşımızda duruyorlar.

Öznur Güzel Karasu
Ocak 2014

******************************************************

“NOWHERE”

Exhibition entitled “Nowhere” by Ayşegül Açıkgöz and Tuna Uysal will be available at Bergsen & Bergsen Gallery between February 13th and March 20th 2014.

Conducted at the curatorship of Öznür Güzel Karasu, the exhibition consists of works of spaces and people that are abstracted from time and function, upon a static plane.

NOWHERE

Nature rejects monotony. Creativity, functionality and diversity inhabit that which is natural. Merging with nature is fundamental for transcending the boundaries of formal creation.

PLACE
Ever since man left his cave to adjust living spaces, one has begun to drift away from nature, with architectural spaces becoming the representations of the dominant ideological structure’s show of strength for centuries. One has become more accustomed to a life that is formed by the spatial dimensions, where representation preceded needs. However, what matters is that one should arrange one’s surroundings in accordance to the needs of life rather than living according to fiction.

PURGATORY

“Nowhere” is concerned with the “mundane” life of the man in the purgatory. The works at the exhibition consist of a type of utopian unit of life; in the entirety of the works, locations are “real” whereas people are “fictional”. Woven with signs that denote only to day and night, each photograph emphasises the contemporary individual’s non-intervening structure that is far from creativity and functionality.

VOID

Places and objects in Ayşegül Açıkgöz’s photographs are the lives and working spaces of Anatolian people, that is, functional constructs that are structured in accordance to needs. Now demolished by the local government, these sheds were replaced by undistinguishable prefabricated huts. The composition in these photographs that deny setting, are formed completely in accordance to the daily needs of the inhabitants while the artist merely decided upon the frame. Having shed people and time, places become indefinable in terms of their location and perspective.

Açıkgöz’s works confronts the spectator with images that resemble one another. This state of repetition distances the spectator from the emotional dimension woven with a sense of infinity and creates a static perspective. Having been eclectically built solely according to necessities, “Sheds” are undefined due to their location and their perspective. In the series where the lack of necessary spatial coordinates is clearly felt, there are traces of natural life. In the video the artist turns her gaze towards nature completely.

DARKNESS

In possession of a physically stagnant structure, place in Tuna Uysal’s photographs are defined in voids whose boundaries are designated by the artist, rather than a predesignated structure. The series, where the point of view changes constantly, creates the impression of space through the combination of details pertaining to space. Although the spectator darts her glance to other works, due to a common point that is marked only by darkness, one finds oneself at the same spot. People in Uysal’s photographs stand before us as if they were dim traces of any period of time.

Öznur Güzel Karasu

Bergsen & Bergsen Galeri
Selenium Panorama Residence, Gayrettepe Mah. Hoşsohbet Sok. Mağaza 1, Gayrettepe
T: 0212 3561053
www.museistanbul.com

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Post Studio: Yararsız Soruların Yersiz Cevapları, Periferi Atölye, Hush Gallery (8 Mart-12 Mayıs 2014)

Share Button
1900148_730868903614728_555690313_n
Periferi Atölye’den
Post Studio: Yararsız Soruların Yersiz Cevapları
8 Mart-12 Mayıs 2014

Hush Gallery, bağımsız sanat kolektifi Periferi’nin “Post-Studio:Yararsız Soruların Yersiz Cevapları’ isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Farklı disiplinlerdeki üretimlerini çakıştıran Alper T. İnce, cins ve Rafet Arslan bir süredir kolektifin atölye çatısını oluşturuyorlar. Birlikte “atölye” mefhumuna odaklanarak yeni sorular bulup cevaplarını arıyorlar.

Yıkım 2011, Gerçeklik Terörü, Ubik Project gibi eleştirel dozu yüksek, oldukça ses getiren projelere imza atan Periferi, birlikte ürettikleri, çatıştıkları, beslendikleri, sorular sordukları çalışmalarını şimdi de Yeldeğirmeni semti ile buluşturuyor.

Sanatçılar bu projede;

Heykeller müzeden kaçmak için neler planlar?
En çok spekülasyon hangi alanda yapılır?
Demokrasi deney tüpüne sığar mı?
Emlak piyasasını şehvete düşüren şey nedir?
Bayrakların ağırlığı ne kadardır?
Peki kaç beden satılık?
Cennete gitmek için ölmek şart mı?

…gibi yararsız soruların yersiz cevaplarını aramaya soyunuyor.

Periferi, “Yararsız Soruların Yersiz Cevapları” başlıklı sergisi ile ayrı kanallardan ama aynı kaynaktan çıkan soruları Hush Gallery’nin duvarlarında çoğaltma denemesine “yanıtlardan çok soruların sihrine hala inananları” davet ediyor.

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Mart Kedileri, Ürün Sanat Galerisi (22 Şubat-29 Mart 2014)

Share Button
1794824_425460464250817_653040523_n

Ürün Sanat Galerisi’nde 22 Şubat – 29 Mart tarihleri arasında Mart Kedileri Karma Sergisi izlenebilir. 0216 363 12 80
www.urunart.com
www.facebook.com/urunsanat.galerisi

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Kent Yar”atık”ları, Ceren Ceylaner, Mim Hotel İstanbul (24 Şubat-10 Mart 2014)

Share Button
1623581_10153852855720517_585701723_n

CEREN CEYLANER
Kent Yar”atık”ları
24 Şubat-10 Mart 2014
Ceren Ceylaner’in Kent Yar”atık”ları adını taşıyan
sergisi, Mim Hotel İstanbul’da, Şeli Art Project işbirliğiyle
sanatseverlerle buluşuyor.

İhtiyacımız olmasa da tüketiyor olmamız zaman içinde, hayatlarımızın da içini boşaltarak, tüketmek için tüketen varlıklara dönüşmemize neden oldu. Üretimi azalttıkça önce doğaya, sonra kendimize yabancılaştık, sonra da başkalarına?

DEVAMINI OKUYUN
Share Button