Babil Kitaplığı 2: “Ardışık Totemler ve Diğer Hikayeler”, Rafet Aslan, Galeri G-art

Share Button
1560650_10152146379878470_1939941771_n
www.g-artgaleri.com www.rafetarslan.com

Rafet Arslan’ın Babil Kitaplığı 2:” Ardışık Totemler ve Diğer Hikayeler” Galeri G-art ‘ın yeni adresi Kumbaracı Yokuşu No:37/A ‘da 24 Ocak Cuma akşamı zleyiciyle buluşuyor.

Sanatçı Rafet Arslan; 10 yılı aşkın süredir hikayelerini kolajlarına, öykülerine, resimlerine, ses kayıtlarına, performanslara döküyor. Çağdaş sanat sahnesinin bu önemli ismi için modern(ya da postmodern) bir hikaye anlatıcı demek yanlış olmaz.

Arslan’ın birer imge formuna döktüğü “yeni” hikayeleri Babil Kitaplığı serisi başlığıyla ve iki ayrı etkinlik şeklinde yeni izleyici ile buluşuyor.

Rafet Arslan’nın Babil Kitaplığı serisinin ilk ayağı : “Ziggurat Terbiyicesi” kitap lansmanı ve sergisi Çukurcuma HAYAKA ARTI’da gerçekleşti. İkinci “Babil Kitaplığı” sergisi “Ardışık Totemler ve Diğer Hikayeler” ise 25 Ocak 2014 tarihinde G-Art / Galleryrooms’da başlayacak .

Ardışık Totemler ve Diğer Hikayeler” sergisinin merkezinde sanatçının “ardışık totemler”, “ayna aksinde bu-dünkü gündelik hayat”, “Babil kitaplığına giriş” başlıklı 3 serisi ve onlara eşlik eden yeni hikaye fragmanları/girizgahları olan yapıtları yer alıyor.

Arslan’ın sanatında totem kavramı sonsuzlukla ilişkideki kadim olan ile, gündelik hayatı işgal eden bitimsiz tüketim arasındaki zıtlığı açığa çıkaran bir metafordur. Ve ürettiği yapıtlar ile sanatçı şu soruyu sorar; Totem bir işaret, alamet ise 21. yüzyıl için tahayyül ettiği totemler neyin sembolüdür? Selametin mi kıyametin mi?

Sonsuzluğun bengi döngüsü ile gündelik olanı sürekli tüketilip hemen çöpe dönüşü, sonra geri dönüşümü ve yeniden ve yeniden üretimi ve tüketimi- döngüsü…

Kadim olanın tinsel kutsiyeti ile ve sanatın onla kurduğu etik ilişkinin karşısında tüketimin atık olma hali, geçiciliği.. “ardışık totemler” imgeleyerek sanatçı insan uygarlığının ard arda gelişen, döngüsüne dair yeni sorular ortaya atar.

Sanatçı bu karşıtlığın arkeolojisine soyunurken, aynı zamanda gündelik hayatın insan ruhu üzerine çöken ağırlığının da bir hassas terazisidir. Bu günü işgal eden dünün karanlık hayaletlerinin gezindiği köhne dehlizlere girmekten, karanlık içinde ışık aramaktan ve karanlığın kendisi ile dalga geçmekten ve estetik “kara mizah” ile kahkaha atmaktan çekinmez. “Ayna aksinde bu-dünkü gündelik hayat”larımızın aksini bize geri çevirir.

Sanatçı; son durağı belli bu hayatlar içinde, sonsuzluğa dair ışık huzmelerini de sürekli arar. Bu arayış sanatçıyı insan kültürünün tüm barbarlığı içinde parıldayan en naif arzularının kütüphaneciliğine soyundurur. Ansiklopedi ya da kitap ciltlerinden sonsuzluk ile iletişim kapısını çalmasını arzuladığı, kendi kitaplığını yaratmaya soyunur.Bu çabanın imkansızlığı ve sonsuzluğunun cazibesi ile büyülenerek, kendi “Babil kitaplığına giriş” yapar.

“Babil Kitaplığı” serileri Borges’in aynı adlı öyküsündeki; sürekli yenilenen ve böylece sonsuza değin kendi içinde büyüyen bir kitap/hikaye evreninden esinleniyor. Arslan’ın yazar olarak yarattığı kitaplar yanında, kült bir nesne olarak “kitap”ta kendi üretimi içinde önemli bir yere sahip. Kitapla, onun sayfaları, kağıdı, cildi, kokusu duyusal bir ilişkiye geçiyor ve onu kendi sezgisel üretimi içine yediriyor.

Sanatçı; sonsuzluk ile kurduğu bu bağlantıyı, yine sonsuzluğun birer simgeleri olan Ziggurat, Totem gibi yapıların kendisinde yarattığı tinsel çarpışmalar ve bu düş evreninin bir zuhuru olarak resimler, kolajlar, asamblaj ve heykeller ile ifade ediyor.

Basılı mataryeli yeniden kurgulayarak üretilen bir sanat olarak kolaj, bunu nesneler ile yeni ilişkiler kurarak yaratan asamblaj; montaj sanatı ustası olarak nitelendirilebilecek sanatçının ülkemiz sanatı içinde özgün konumunun altını çizen unsurlar.

Sergi 25 Ocak – 22 Şubat 2014 tarihleri arasında G-art / Kumbaracı Yokuşunda Pazar, Pazartesi günleri dışında her gün 11:00-19:00 saatleri arasında gezilebilir.

Rafet Arslan hakkında daha detaylı bilgi için:
http://g-artgaleri.com/php/uploadedfiles/rafetarslanhakkindaturkceingilizce.pdf

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

The Right of Women,

Share Button
1487780_10152117835102973_1611739069_o

The Rights of Women
Against Gender Violence

If you know of a reality , we know the facts and then we will have the necessary tools at least to collaborate, to take out of the darkness a reality that must be on the table and in no way hidden . A reality that this project wants to be a participant , not only stating known situations but with the commitment that art has with him .
The present sample realizes how women from different countries dumped on his paintings and his own artistic language

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Hellespont, Fatih Karagül, Arteistanbul Sanat

Share Button
1522666_604652069583096_50918092_o

Helle’nin dalgalarında rüzgar yüksekten eser,
En fırtınalı gecedeki denizler misali…
(George Gordon Byron, Abidos’un Gelini, 1813)

?HELLESPONT ? Seramik Heykel Sergisi
Tarih çağları boyunca Anadolu kıyılarının farklı uygarlıklarca iskan edilerek, zengin bir kültür kompozisyonu oluşumuna kaynaklık ettiğini görmekteyiz. Uygarlıkların bu toprakları seçmesinde, Anadolu?nun barındırdığı zenginlikler en önemli etkenlerdendir. Akdeniz?den

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Rasdelka 1, Serkan Bayer, Mine Sanat Gelerisi

Share Button
1526326_697171846994207_362028137_n

Benim eserlerim ‘’madde odaklı düşünceden ayrışmış ve ruhani tarafı daha güçlü bir algıyı gerektirir’’ diyen çağdaş sanatçılarımızdan Serkan Bayer, 22 Ocak 2014 tarihinde Mine Sanat Galerisi’nin ev sahipliğini yaptığı sergisinde sanat severlerle buluşuyor. Çoğunlukla minimalist bir yaklaşımla eser üreten sanatçının yeni eserlerini Mine Sanat Galerisi’nde açılacak olan bu sergisinde 30 gün boyunca izleyebilirsiniz. Bayer, eserlerinde Rasdelka olarak

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Yüzler ve Yüzeyler, İrfan Dönmez, Galeri/Miz

Share Button
1511455_728953133790667_1299870092_n

İrfan Dönmez ‘‘Yüzler ve Yüzeyler’’ adlı üçüncü kişisel sergisiyle Galeri/Miz’de!

Genç sanatçı İrfan Dönmez, ‘‘Yüzler ve Yüzeyler’’ adlı üçüncü kişisel sergisiyle 28 Ocak- 23 Şubat 2014 tarihleri arasında Galeri/Miz’de sanatseverlerle buluşuyor.

‘‘Yüzler ve Yüzeyler’’ adlı serisinde sanatçı, teknik olarak tuval üzerine baskı mürekkebi kullandığı son dönem eserleriyle karşımıza çıkıyor. İrfan Dönmez’in yıllıklarında yer alan vesikalık fotoğraflarından yola çıkarak hazırladığı bu seri; yüz/yüzey arasındaki ilişkiyi etkili bir anlatımla ortaya koyuyor. Kimliği tanımlama amacı güden bu özelliksiz fotoğraflar tuval yüzeyinde dağılan lekelere ve renklere dönüşürken, yüzeyin yüze dönüşmesine, anlam kazanmasına aracı oluyorlar. Sanatçı; bu derinliksiz varoluşları tuval üzerinde kat kat büyüterek yüzün sürekli değişen anlamına açılan delikleri fark edebilmemizi sağlıyor .

İrfan Dönmez’in, ‘‘Yüzler ve Yüzeyler’’ sergisi 23 Şubat 2014 tarihine kadar Galeri/Miz’de görülebilir.

Sanatçı Hakkında
1980 yılında Eskişehir’de doğan sanatçı İrfan Dönmez, 2003 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. 2008’de aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Baskı Sanatları Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Halen Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Ana Sanat Dalı Sanatta Yeterlik Programı’nda ‘’Resimde Tin ve Beden ilişkisi’’ adlı tez çalışmasına devam etmekte olan sanatçı, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Bozüyük Meslek Yüksek Okulu Grafik Tasarım Programı’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.
Dönmez, 2005 yılından bu yana yurtiçi ve yurtdışında birçok karma sergide yer almıştır.

Detaylı bilgi için:
Merve Atlı / Koordinatör
Ahmet Fetgari sokak 28A
Teşvikiye
info@galerimiz.com
0212 241 76 66
www.galerimiz.com

——————–

İrfan Dönmez is at Galeri/Miz with his third solo exhibition ‘On Faces and Surfaces’ !

Young artist İrfan Dönmez will be meeting art lovers with his exhibition “On Faces and Surfaces” in Galeri/Miz between January 28 and February 23 2014 .

The artist prefers using printing ink on canvas as a technic on his ‘On Faces and Surfaces’ series. The serie that Irfan Dönmez painted using random headshots from university yearbooks as a source, expresses the relation between face and surface in an effective manner. These dull photographs which has no quality other than identifying people, transforms into scattered stains and color drops. They help the surface turn into a face, gaining meanings. By oversizing these shallow existences, the artist makes us realize the holes that open to the constantly changing meanings behind the face.

Exhibition of İrfan Dönmez, ‘On Faces and Surfaces’ can be seen in Galeri/Miz until February 23, 2014.

About the Artist
The artist was born in 1980, in Eskişehir. In 2003, he graduated from the Department of Painting in Faculty of Education of Anadolu University. In 2008, he completed his Masters Degree in the Department of Printing Arts, in the Faculty of Education of the same university. He is still continuing his thesis named ‘’Relation between Spirit and Body in Painting’’ Fine Arts Institute of Gazi University in Painting Art Major PhD Program, and is working as instructor in Bilecik Şeyh Edebali University Bozüyük Vocational School Graphic Design.
Since 2005, İrfan Dönmez has joined a lot of international and domestic exhibitions.

For further information:
Merve Atlı/Coordinator
Ahmet Fetgari sok. 28A
Teşvikiye
info@galerimiz.com
0212 241 76 66
www.galerimiz.com

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Hülya Küpçüoğlu: ‘Sanatçı, sanatsal eylemin öznesidir’

Share Button
1524613_10152156926186718_1684842668_n

Nilgün Yüksel küratörlüğünde oluşturulan ‘Sanat Objesi Olarak Sanatçı’ projesinde 56 sanatçı 42 ünlü ressamın resmini canlandırdı. Niko Guido ve Hakan Çağlav’ın çektiği fotoğraflar, Yapı Kredi Private Banking sponsorluğunda gerçekleştirildi. Türk Eğitim Vakfı’na yapılacak olan bağışla edinilebilecek olan fotoğraflarla ilgili küratör Nilgün Yüksel’le konuştuk. Sergi, 14 Şubat’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde görülebilir.

Hülya

DEVAMINI OKUYUN
Share Button