Hülya Küpçüoğlu: Deniz Gökduman’ın “Her Resminde Farklı Bir Şiir Var!”

Share Button
Deniz Gökduman, Umut Eden Venedik, 73 cm x 79 cm, T.ü.akr.b. 2023.17 (Andrea Appiani Jr.’un 19. yüzyılın ikinci yarısında yaptığı, T.ü.y.b. olan Venizia Che Spera Di Unirsi All’ Italia (Allegoria) adlı eserinden yorumlanmıştır.

Deniz Gökduman geçtiğimiz haftalarda Galeri Kambur’da açtığı “Sanat Tarihi” adlı sergisinde, sanat tarihinde yer etmiş resimleri, kendi üslubu doğrultusunda yorumladı. Biz de sanatçıyla yeni bitirdiği sergisi hakkında konuşma fırsatı bulduk.

Hülya Küpçüoğlu: Yeni serginiz “Sanat Tarihi” adını taşıyor. Karşımızda nasıl bir konsept var?

Deniz Gökduman: Sanat tarihi, estetik nesnelerin ve görsel ifadenin tarihsel ve üslupsal bağlamda incelenmesidir. Sanat tarihi, bir sanat eserinin görsel görünümüne katkıda bulunan çeşitli faktörleri – kültürel, politik, dini, ekonomik veya sanatsal – analiz eden disiplinler arası bir uygulamadır. Sanat tarihçiler ise eserlerin ontolojisi ve tarihine ilişkin araştırmalarında bir dizi yöntemler kullanır. Bende sanat tarihini farklı bir şekilde yorumlamaya çalıştım. Sanat Tarihi’nin kendi döneminde yapılan eserleri tekrar yorumlayarak anlatmaya çalıştım.

Deniz Gökduman, Europa’nın Tecavüzü, 62 cm x 86 cm, T.ü.akr.b. (Titian’ın 1560-62 yılları arasında yaptığı T.ü.y.b. olan “Rape of Europa” adlı eserinden detay alınarak yorumlanmıştır.)

H.K.: Sergide yer alan, yorumladığınız, Sanat tarihi eserlerini seçerken ki kriterleriniz neydi?

D.G.: Erken Rönesans’tan Rokoko’ya, Hint Sanatından Osmanlı Minyatürüne kadar ünlü sanatçılardan eserler yorumlamaya çalıştım. Kriter olarak ise çok popüler sanatçılardan ziyade kendi beğendiğim ve aslında popüler olmayan sanatçılardan seçtiğimi söyleyebilirim.

H.K.: Bu seri devam edecek mi?

D.G.: Şuan için belli değil.

H.K.: Siz bunun dışındaki eserlerinizi sanat tarihinde nereye oturtuyorsunuz? (akım –ya da birkaç akıma gönderme gibi)

D.G.: Bu sergi dışındaki eserlerimde farklı farklı dönemlerim var. Biyormorfik dönemler, Soyut-Dışavurumcu dönemler ve Pop Sanat, Letrizm ile Foto Gerçekçi arasında git-gellerim var.

Deniz Gökduman, Dinlenen Venüs, 87 cm x 130 cm, T.ü.akr.b. 2020.26 (Jacopo Palma Vecchio’nun 1528 yılında yaptığı Resting Venus eserinden yorumlanmıştır.)

H.K.: Genel olarak çalışmalarınızda harf-yazı-şiir de kullanıyorsunuz. Sanat tarihi serginizde seçtiğiniz şiir ya da harfler nelerdir?

D.G.: “Sanat Tarihi” sergimde her resimde farklı bir şiir var. Örnek olarak Romantik akım içinde gösterdiğim John Martin’in “Le Pandemonium” eseri aslında John Minton’un “Kayıp Cennet” eserinde, Kayıp Cennet’in başında ve şiir boyunca Süleyman’ın tapınağının yükselişine ve nihayetinde çöküşüne dair çeşitli göndermelerde bulunan şiirinden esinlenerek yaptığı bir resimdir. Benim Pandemonium eserinde ise Hem John Minton’un Kayıp Cennet şiirlerini hem de John Martin’in Le Pandemonium adlı eserini birleştirerek yeni bir eser yaratmaya çalışmamdır.

Deniz Gökduman, Paris’in Helen’in Yatak Odasına Kabul Edilişi, 100 cm x 141,5 cm. T.ü.akr.b. 2021.3 ( Jacob de Backer’in 1585 – 90 yılları arasında yaptığı, “Paris Being Admitted to the Bedchamber of Helen” adlı eserinden yorumlamıştır.)

H.K.: Tuval yüzeyine dağıtarak tüm şiiri yazar mısınız? Yoksa şiirden belli kelime ve harfleri mi eklersiniz?

D.G.: Orası çok belli olmuyor.

H.K.: İyi bir şiir okuyucusu olduğunuzu da söyleyebiliriz, değil mi?

D.G.: Evet

H.K.: Tercih ettiğiniz, sevdiğiniz şairler kimlerdir?

D.G.: Enver Gökçe, İlhan Berk, Ahmet Arif ve Nazım Hikmet sevdiğim şairler fakat farklı farklı şairlerin şiirlerini kullanıyorum. Örnek olarak bu sergide John Minton’un şiirini, Levni’nin şiirini de kulandım. Hatta Levni aslında minyatür sanatçıdır ama çok az şiir örneği vermiştir.

H.K.: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

D.G.: Sanat Tarihi konulu sergim aslında sanat tarihi üzerine okumalarım sonucunda gelişti diyebilirim. Bu okumalar sonucunda sanat tarihine de bir meydan okuma duygusu da olmadı diyemem.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.