Çağdaş sanatın en önemli isimleriyle gerçekleştirilen kapsamlı söyleşileri bir araya getiren Gerçekliğin Resmi: Çağdaş Sanatçılarla Söyleşiler, sanat yazarı ve araştırmacı Şafak Güneş Gökduman tarafından hazırlanarak Hayalperest Yayınevi etiketiyle Nisan 2026 tarihinde yayımlandı. Yalnızca sanatçıların eserlerini değil, onların düşünce dünyalarını, üretim süreçlerini ve sanata
Kategori: EDEBiYAT/SİNEMA
Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 7
Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 7
“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]
Almancadan çeviren: V. Hippius
Türkçeye çeviren: Deniz Gökduman
“Almanya’da Dışavurumculuk”
I. Temel İlkeler
Dışavurumculuk sanatının tarihsel kökenini, onun öncülü ve karşıtı olan izlenimcilik aracılığıyla tanımlamak ve açıklamak âdet hâline gelmiştir. Bu yöntem paraleller kurmaya ve karşılaştırmalar yapmaya olanak tanır; ne var ki varılacak nihai sonuç yalnızca izlenimcilik açısından
Deniz Gökduman: Yılmaz Güney Tartışması Üzerinden Caravaggio’ya Bakmak
Son dönemde Yılmaz Güney üzerine yapılan tartışmalar, sanat ile sanatçının kişisel yaşamı arasındaki kadim soruyu yeniden gündeme taşımıştır. Şarkıcı Aydilge’nin “İyi film çekmek, tetik çekmeyi meşrulaştırmaz” sözleri ve oyuncu Farah Zeynep Abdullah’ın Güney’i şiddet üzerinden tanımlayan eleştirileri, kamuoyunda geniş yankı bulmuştur. Bu tür yorumlar, çoğu zaman sanatçının üretiminden çok bireysel yaşamına odaklanmakta; sanatsal kimlik
Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 5
Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 5
“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]
Çeviri: Deniz Gökduman
Biz “en yeni Almanya”mızın doğayı reddetmesinden yola çıktık ve doğanın yerine bize ne vermek istediğine, yani “ruha” değinmiştik. Şimdi bu ruhla daha yakından tanışmamız gerekiyor; doğayla kopuşun içinde hangi tehlikeleri barındırdığını zaten açıklamıştık.
Şafak Güneş Gökduman: Hülya Küpçüoğlu’nun “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” Performansı Üzerine
Üç Ayaklı Kedi Nerede
Bienal mekânları çoğu zaman sanatın görünürlük alanlarıdır: temsil edilen, çerçevelenen ve sergilenendir. Hülya Küpçüoğlu’nun “Bienale Bir Ekleme 3+1: Üç Ayaklı Kedi Nerede?” başlıklı performansı ise bu görünürlüğü ters yüz eder. Sanatçı, üzerinde “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” cümlesinin, kedi patisi şeklinde bir görselin ve bir karekodun yer aldığı beyaz bir tişört giyerek 18. İstanbul Bienali alanlarında dolaşır.
Emrah Kazanır: Kızıl Orkestra
Bavyera Dağları’ndan geliyordu sinyal 15-465 kiloherz alıcısı.
17 Mayıs 1942’de şöyle diyecekti Hitler;
Bolşevikler her alanda olduğu gibi bir alanda da çok çok öndedir. Casuslukta.
Bunu söylerken Kızıl Orkestra’nın bilançosunun yüzde birinden bile haberdar değildi.
Abwher Başkanı Amiral Canaris; Kızıl Orkestra Örgütü’nün eylemleri daha savaş başlamadan bir gece önce – nasıl haberdar oldularsa – bir mermi dahi atmadan iki yüz bin Alman askerinin hayatına
Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 7
Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 7
“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]
Almancadan çeviren: V. Hippius
Türkçeye çeviren: Deniz Gökduman
“Almanya’da Dışavurumculuk”
I. Temel İlkeler
Dışavurumculuk sanatının tarihsel kökenini, onun öncülü ve karşıtı olan izlenimcilik aracılığıyla tanımlamak ve açıklamak âdet hâline gelmiştir. Bu yöntem paraleller kurmaya ve karşılaştırmalar yapmaya olanak tanır; ne var ki varılacak nihai sonuç yalnızca izlenimcilik açısından
Deniz Gökduman: Yılmaz Güney Tartışması Üzerinden Caravaggio’ya Bakmak
Son dönemde Yılmaz Güney üzerine yapılan tartışmalar, sanat ile sanatçının kişisel yaşamı arasındaki kadim soruyu yeniden gündeme taşımıştır. Şarkıcı Aydilge’nin “İyi film çekmek, tetik çekmeyi meşrulaştırmaz” sözleri ve oyuncu Farah Zeynep Abdullah’ın Güney’i şiddet üzerinden tanımlayan eleştirileri, kamuoyunda geniş yankı bulmuştur. Bu tür yorumlar, çoğu zaman sanatçının üretiminden çok bireysel yaşamına odaklanmakta; sanatsal kimlik
Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 5
Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 5
“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]
Çeviri: Deniz Gökduman
Biz “en yeni Almanya”mızın doğayı reddetmesinden yola çıktık ve doğanın yerine bize ne vermek istediğine, yani “ruha” değinmiştik. Şimdi bu ruhla daha yakından tanışmamız gerekiyor; doğayla kopuşun içinde hangi tehlikeleri barındırdığını zaten açıklamıştık.
Şafak Güneş Gökduman: Hülya Küpçüoğlu’nun “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” Performansı Üzerine
Üç Ayaklı Kedi Nerede
Bienal mekânları çoğu zaman sanatın görünürlük alanlarıdır: temsil edilen, çerçevelenen ve sergilenendir. Hülya Küpçüoğlu’nun “Bienale Bir Ekleme 3+1: Üç Ayaklı Kedi Nerede?” başlıklı performansı ise bu görünürlüğü ters yüz eder. Sanatçı, üzerinde “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” cümlesinin, kedi patisi şeklinde bir görselin ve bir karekodun yer aldığı beyaz bir tişört giyerek 18. İstanbul Bienali alanlarında dolaşır.
Emrah Kazanır: Kızıl Orkestra
Bavyera Dağları’ndan geliyordu sinyal 15-465 kiloherz alıcısı.
17 Mayıs 1942’de şöyle diyecekti Hitler;
Bolşevikler her alanda olduğu gibi bir alanda da çok çok öndedir. Casuslukta.
Bunu söylerken Kızıl Orkestra’nın bilançosunun yüzde birinden bile haberdar değildi.
Abwher Başkanı Amiral Canaris; Kızıl Orkestra Örgütü’nün eylemleri daha savaş başlamadan bir gece önce – nasıl haberdar oldularsa – bir mermi dahi atmadan iki yüz bin Alman askerinin hayatına






