Son dönemde Yılmaz Güney üzerine yapılan tartışmalar, sanat ile sanatçının kişisel yaşamı arasındaki kadim soruyu yeniden gündeme taşımıştır. Şarkıcı Aydilge’nin “İyi film çekmek, tetik çekmeyi meşrulaştırmaz” sözleri ve oyuncu Farah Zeynep Abdullah’ın Güney’i şiddet üzerinden tanımlayan eleştirileri, kamuoyunda geniş yankı bulmuştur. Bu tür yorumlar, çoğu zaman sanatçının üretiminden çok bireysel yaşamına odaklanmakta; sanatsal kimlik
Kategori: EDEBiYAT/SİNEMA
Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 5
Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 5
“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]
Çeviri: Deniz Gökduman
Biz “en yeni Almanya”mızın doğayı reddetmesinden yola çıktık ve doğanın yerine bize ne vermek istediğine, yani “ruha” değinmiştik. Şimdi bu ruhla daha yakından tanışmamız gerekiyor; doğayla kopuşun içinde hangi tehlikeleri barındırdığını zaten açıklamıştık.
Şafak Güneş Gökduman: Hülya Küpçüoğlu’nun “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” Performansı Üzerine
Üç Ayaklı Kedi Nerede
Bienal mekânları çoğu zaman sanatın görünürlük alanlarıdır: temsil edilen, çerçevelenen ve sergilenendir. Hülya Küpçüoğlu’nun “Bienale Bir Ekleme 3+1: Üç Ayaklı Kedi Nerede?” başlıklı performansı ise bu görünürlüğü ters yüz eder. Sanatçı, üzerinde “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” cümlesinin, kedi patisi şeklinde bir görselin ve bir karekodun yer aldığı beyaz bir tişört giyerek 18. İstanbul Bienali alanlarında dolaşır.
Emrah Kazanır: Kızıl Orkestra
Bavyera Dağları’ndan geliyordu sinyal 15-465 kiloherz alıcısı.
17 Mayıs 1942’de şöyle diyecekti Hitler;
Bolşevikler her alanda olduğu gibi bir alanda da çok çok öndedir. Casuslukta.
Bunu söylerken Kızıl Orkestra’nın bilançosunun yüzde birinden bile haberdar değildi.
Abwher Başkanı Amiral Canaris; Kızıl Orkestra Örgütü’nün eylemleri daha savaş başlamadan bir gece önce – nasıl haberdar oldularsa – bir mermi dahi atmadan iki yüz bin Alman askerinin hayatına
Türkiye’nin Değişen Kadrajı belgesel oldu.
“Türkiye’nin Değişen Kadrajı” Belgeseli, Türkiye’nin dönüşümünü fotoğrafçıların dilinden anlatıyor. Belgesel YouTube’da Kuzguncuk Stories kanalında yayında.
Yapımcılığını ve yönetmenliğini Orbay Soydan’ın üstlendiği “Türkiye’nin Değişen Kadrajı” belgeseli, fotoğrafın “yüzleşmenin en sessiz ama en güçlü yolu” olduğu fikrinden hareketle Türkiye’nin toplumsal, kültürel ve mimari dönüşümünü usta fotoğrafçıların
Şafak Güneş Gökduman, Melihat Tüzün’ün Gözüyle Doğaya Bakış
Melihat Tüzün’ün son üç yıldaki çalışmalarından oluşan “Just In Nature” üst başlığını taşıyan resimlerinin konusunu giderek yabancılaştığımız, günlük koşuşturmalar içinde görmezden geldiğimiz hatta tahrip ettiğimiz doğa oluşturuyor.
Haydi Doğaya, Haydi Ormana gibi triptikleri, Karaağaç’a Giderken, Edirne’de gibi resimleri sanatçının yaşadığı şehirler olan Edirne ve Tekirdağ izlenimlerinden oluşuyor. Sanatçı bu resimlerinde
Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 5
Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 5
“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]
Çeviri: Deniz Gökduman
Biz “en yeni Almanya”mızın doğayı reddetmesinden yola çıktık ve doğanın yerine bize ne vermek istediğine, yani “ruha” değinmiştik. Şimdi bu ruhla daha yakından tanışmamız gerekiyor; doğayla kopuşun içinde hangi tehlikeleri barındırdığını zaten açıklamıştık.
Şafak Güneş Gökduman: Hülya Küpçüoğlu’nun “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” Performansı Üzerine
Üç Ayaklı Kedi Nerede
Bienal mekânları çoğu zaman sanatın görünürlük alanlarıdır: temsil edilen, çerçevelenen ve sergilenendir. Hülya Küpçüoğlu’nun “Bienale Bir Ekleme 3+1: Üç Ayaklı Kedi Nerede?” başlıklı performansı ise bu görünürlüğü ters yüz eder. Sanatçı, üzerinde “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” cümlesinin, kedi patisi şeklinde bir görselin ve bir karekodun yer aldığı beyaz bir tişört giyerek 18. İstanbul Bienali alanlarında dolaşır.
Emrah Kazanır: Kızıl Orkestra
Bavyera Dağları’ndan geliyordu sinyal 15-465 kiloherz alıcısı.
17 Mayıs 1942’de şöyle diyecekti Hitler;
Bolşevikler her alanda olduğu gibi bir alanda da çok çok öndedir. Casuslukta.
Bunu söylerken Kızıl Orkestra’nın bilançosunun yüzde birinden bile haberdar değildi.
Abwher Başkanı Amiral Canaris; Kızıl Orkestra Örgütü’nün eylemleri daha savaş başlamadan bir gece önce – nasıl haberdar oldularsa – bir mermi dahi atmadan iki yüz bin Alman askerinin hayatına
Türkiye’nin Değişen Kadrajı belgesel oldu.
“Türkiye’nin Değişen Kadrajı” Belgeseli, Türkiye’nin dönüşümünü fotoğrafçıların dilinden anlatıyor. Belgesel YouTube’da Kuzguncuk Stories kanalında yayında.
Yapımcılığını ve yönetmenliğini Orbay Soydan’ın üstlendiği “Türkiye’nin Değişen Kadrajı” belgeseli, fotoğrafın “yüzleşmenin en sessiz ama en güçlü yolu” olduğu fikrinden hareketle Türkiye’nin toplumsal, kültürel ve mimari dönüşümünü usta fotoğrafçıların
Şafak Güneş Gökduman, Melihat Tüzün’ün Gözüyle Doğaya Bakış
Melihat Tüzün’ün son üç yıldaki çalışmalarından oluşan “Just In Nature” üst başlığını taşıyan resimlerinin konusunu giderek yabancılaştığımız, günlük koşuşturmalar içinde görmezden geldiğimiz hatta tahrip ettiğimiz doğa oluşturuyor.
Haydi Doğaya, Haydi Ormana gibi triptikleri, Karaağaç’a Giderken, Edirne’de gibi resimleri sanatçının yaşadığı şehirler olan Edirne ve Tekirdağ izlenimlerinden oluşuyor. Sanatçı bu resimlerinde






