Derviş Ergün, Güncel Sanat Polemiği

Share Button

Üst başlık altında tarif edilen sanat çalışmalarını; bir isimlendirme sorunu olarak görmekten ziyade, yeni bir olguyu, yeni bir söylemi kendine dert edinmiş çalışmalar olarak görmek daha doğru olur. Güncel Sanat da bu tanımlamalardan bir tanesidir. Bazen iç içe geçmiş kavramlar, ayrı tanımlamalar olmasına rağmen birbirinin yerine kullanılır, bu durum kendi içinde bir tutarsızlığı barındırsa da çoğu zaman asıl kavramın kendisi önemli görülmez. Güncel

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Hülya Aydar: Ruhsallıkta Düşlerin Olanağı Üzerine

Share Button

Eda Çığırlı’nın “Düşler” sergisinden esinle…

Düşler öyle bir kesişme noktasında duruyorlar ki hem felsefe-bilim geleneğine hem din-mitoloji ağına hem de sanata sızmışlar, şekil alırken şekillendirmiş, anlatırken anlatılmışlar. Düşlerin bu karmaşık varoluşu gerçeklikle karşıtlık konumunu sorgulatırken özellikle beni olanağı ve kaynağı ile ilgili düşünmeye götürdü. Bu yolculuk düşlerin ruhsallıktaki yerine bakmamı kaçınılmaz kıldı,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Akın Demiral: Bir Göç’ün Portresi

Share Button

Renksiz bir diyarın kıyısında, rüzgarla etekleri savrulan, bedenleri ılık hava ile salınan donuk yüzlerine vuran güneşin sıcaklığıyla gözlerindeki renklerin katmanlarında yok oluyordu zaman anlamsızca…

Zaman mı yenmişti bu yüzleri, yoksa bakışlar mı soldurmuştu renkleri…

İsimsiz hikayelerin kimliksiz kadınları, Zerrin Pehlivan’ın kadınları; göç etmiş bedenleri ve ruhları arasında bir boşluk hissinde yakalıyor bizi. Göç’ün tanımını yapmak zorunda

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nuray Yılmaz: Unutturmanın Politikasına Karşı Hatırlamanın Sanatı: Eda Çığırlı’nın Hafıza Adlı Sergisinin Düşündürdükleri

Share Button

Bir gün hafızamızı kaybedecek olmak düşüncesi hepimizi korkutur. Çünkü hafıza demek kimlik demektir, varlığımızın bilincine varmaktır. Gelecek, geçmişin şimdideki tezahürü olan hafızanın üzerinde inşa edilir. Yoko Ogawa bu temel korkulardan biri olan hafızanın yitimi korkusunu, distopik bir roman olan Hafıza Polisi’nde işlemiş.[1]

Hafıza polisi, adı bilinmeyen bir adada geçer. Bu adada bazı nesneler günbe gün kaybolur, önce şapkalar, sonra kurdeleler

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Serkan Azeri: Metropol Algısının Çağdaş Soyut İfadeleri

Share Button

Metropol yaşamının hareketli ve eğlenceli mekânlarının yarattığı ışıltılı görsellik ve etkileşim, içinde yaşayan bireyler için hep bir ilgi ve çekim kaynağı oluşturmuştur. Günümüzdeyse yakın geçmişte bilimde ve teknolojide yaşanan gelişmelere bağlı oluşan değişimler zaman süreçlerini kısaltmış, günlük kullanım aracı olarak sunulan çeşitliliklerle birlikte hareketli, hızlı bir akışla ilerleyen yepyeni bir yaşam anlayışı oluşmuştur. Bu kadar

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Doç. Dr. Hakan Karaş, Düş ve Kolaj

Share Button

Düş bizi somut ve neyse o olan dünyadan alıp ikinci anlamların, imgelerin ve simgelerin yolculuğuna çıkarır. Gündelik hayatın zaruri değiş tokuş silsilesinden sıyırıp oyunun alanına çeker.

Düşte, sanat eserinde ve oyun alanında, neyse o olan tekdüzeliğin ötesinde çok katmanlılık ve çağrışım üretme gücü vardır. Düş bu yönüyle başlı başına estetik bir deneyimdir. Belki sanattan da önce insanın öyküsünde var olan  düş, ikinci anlamlar üretme

DEVAMINI OKUYUN
Share Button