Deniz Gökduman: Algının Köprüleri: Edirne Bienali “Köprüler” Sergisi Üzerine

Share Button

Giriş: Bir Bienale “Hamburg Hesabı” ile Bakmak

Viktor Şklovski, 1928 tarihli kitabına adını veren o meşhur benzetmesinde, Rus güreşçilerinin yılda bir kez Hamburg’da, seyircisiz ve hakemsiz biçimde, hileli anlaşmaların dışında güreştiklerini; asıl sıralamanın ancak orada belirlendiğini anlatır.[1] Edebiyat için önerdiği bu ölçüt, sanat yazarlığı için de geçerlidir: Bir yapıtın değeri, kataloğunda yazanla, temasına gösterdiği sadakatle

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

19. Yüzyıldan Günümüze Uzanan Bir Sanat Manifestosu: Sanat Nedir?

Share Button

Sanatın ne olduğu sorusu, estetik düşüncenin en eski ve en temel tartışmalarından biridir. Yüzyıllar boyunca filozoflar, sanat tarihçileri ve sanatçılar bu soruya farklı yanıtlar vermiş; kimi sanatı doğanın taklidi, kimi duyguların dışavurumu, kimi ise hakikatin görünür kılınması olarak değerlendirmiştir. Ancak bu tartışmaların önemli duraklarından biri olan Samuel Greene Wheeler Benjamin’in 1877 yılında kaleme aldığı What Is Art, Or Art Theories and

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Théodore Duret: Manet ve Fransız İzlenimcileri – 9

Share Button

Théodore Duret[1]: Manet ve Fransız İzlenimcileri – 9

VIII. Le Bon Bock[2]

Fransızcadan Çeviren: John Ernest Crawford Flitch[3]

İngilizceden çeviren: Deniz Gökduman[4]

Paris Kuşatması ile Komün Ayaklanması, ülkenin yaşamında öylesine büyük bir sarsıntı yaratmıştı ki 1871 yılında Salon Sergisi düzenlenemedi. Ancak yurt içinde ve dışında barış yeniden sağlanınca, insanlar arasında çalışma isteği ve rekabet duygusu yeniden canlandı. Herkes, yaşanan

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 7

Share Button

Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 7

“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]

Almancadan çeviren: V. Hippius

Türkçeye çeviren: Deniz Gökduman

“Almanya’da Dışavurumculuk”

I. Temel İlkeler

Dışavurumculuk sanatının tarihsel kökenini, onun öncülü ve karşıtı olan izlenimcilik aracılığıyla tanımlamak ve açıklamak âdet hâline gelmiştir. Bu yöntem paraleller kurmaya ve karşılaştırmalar yapmaya olanak tanır; ne var ki varılacak nihai sonuç yalnızca izlenimcilik açısından

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Irving Babbitt: Rousseau ve Romantizm II

Share Button

Birinci Bölüm

Klasik ve Romantik Terimleri[1]

Çeviren: Deniz Gökduman[2]

I

Romantik sözcüğü tarihsel olarak geriye doğru izlendiğinde, eski Fransızca roman‘a kadar uzandığı görülür; bu sözcüğün daha da eski biçimleri romans ve romant‘tır. Bu ve benzeri türevler, sonunda ortaçağ Latincesindeki romanice zarfından kaynaklanmaktadır. Roman ve buna benzer sözcükler başlangıçta, tıpkı Fransızların bu halk

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

P. J. Proudhon: Sanatın İlkesi ve Toplumsal Amacı VI (Orta Çağ: Çileci İdealizm)

Share Button

BÖLÜM VI

Orta Çağ: Çileci İdealizm.[1]

Çeviren: Deniz Gökduman

Az önce, Latin Kilisesi’nin belirli bir hoşgörü anlayışı benimseyerek sanatı kurtardığını, fakat bunu onun dindar bir nitelik kazanması şartına bağladığını söylemiştim. Bu tutumuyla Hristiyanlığın gerçek anlamını kavradığını mı göstermiştir? Bu, başkalarının karar vermesine bırakacağım bir sorudur. Benim burada söyleyebileceğim —ve hatırlatmamın yeterli olduğu— şudur: Yunanlıların

DEVAMINI OKUYUN
Share Button