Utku Varlık: Herkesin Kendi Müzesi

Share Button

Bir süredir Arte Tv. de pazar günleri izlediğim ilginç bir belgesel seri “Büyük Müzelerin Sihiri”, ilginç çünkü alışılmışın dışında. Önce seçilen dünyaca ünlü bir müze, bu müzenin en “albenisi” olan eseri, bu eseri algılayacak bir davetli; örneğin uğraşımında önemli bir isim, arka planda bu eseri kendilerince yorumlayan yine uluslararası ünlü sanatçılar: Norman Foster, Olafur Eliasson, Marina Abrahamovic – bilinmez, nasıl bir

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Utku Varlık, Çağdaş Sanatı Anlamak Seminerleri 1

Share Button

FRAC – Fransız Kültür Bakanlığına bağlı 23 bölgenin Çağdaş Sanat müzeleri ve fonu; şimdiye dek 5700 sanatçıdan satın alınan 30.000 eser, her yıl 500 sergi, 1300 aksiyon, tartışma ve “şamata” benim deyişimle! Blog’da “Öttüğüm Düdük” te Frac’ı anlatmıştım; hiçbir ön  yargı gütmeden satın alınan contemporary eserler depolarda “autodestruction” la eriyip, yapışıp yok olurken; medyatik anlamda kimsenin

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

UTKU VARLIK, OPERADA REZALET

Share Button

Bugün  okuduğum “contemporary” adına yeni bir skandal bu konuda en hoşgörülü Fransız’ları bile sinirlendirdi; Paris’in tarihi operası “Palais Garnier”in 350. yaşgününü kutlaması, Fransız çağdaş sanatçısı Claude Leveque’in operanın ünlü merdivenine, pırıltılı iki devasa traktör lastiği asarak yaptığı “enstalasyon” – Saturnale Diademe – Kültür Bakanlığının bir FRAC adına bir siparişi!

Tarihi mekânlara, Versailles Sarayı,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

UTKU VARLIK, ÖTTÜĞÜM DÜDÜK

Share Button

Giriş: Belki duymadınız, Nikos Kazancakis’in mezar taşında ne yazdığını: “Hiç bir umudum, hiç bir korkum yok; ben özgür bir insanım.”  Ne güzel, kaç kişi bugün ben özgürüm diyebilir; giderek bunu anlatmamın nedeni: şimdiye dek Blog’umda ve Kolajart’ta yayınlanan yazılarımın bir başka dergide de yayınlanmasına belki daha çok izleyici bulması arzusuyla karar vermiştim. Bilmiyordum bu derginin “sırtını bir bankaya dayadığını”!

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

UTKU VARLIK, DUYARSIZLIKLAR

Share Button

Çetin Altan’nın dedesi, Franz Von Liman Paşa’nın yaveri ve çevirmeniymiş. Çanakkale Savaşları süresinde, Liman Paşa ve Alman sağlık uzmanlarının askerlerimizin tuvaletlerini kontrol ederken gördükleri “küçük bir anıt projesi” boyutunda lüle lüle bir dışkı onları şaşırtır. Uzun süre incelerler ve bir eşantiyon alınıp Berlin’e gönderilir! Gelen raporda bu boyutta bir dışkının ancak hiç bir protein almadan yalnız tahılla beslenen, fakir ülkelerin

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Utku Varlık: Heykel ve Anıtın Sefaleti

Share Button

Tüm yaşantımda niçin bir idefiks oldu; anıtlara takıntım ve heykeldeki olamazlığı sürekli yargılamam? Oysa zevksizlik diz boyu, tüm plastik sanatlar diye tanımladığımız olguda; Çağdaş Sanat sapması sanki çirkinliğe övgü, resimde boyayamamak, çizememe, kirletme! Evet beğeni, ama kim kimi yargılıyor; yargılasın diye geçiştiremeyiz çünkü bu zevksizlik paraya, ün’e dönüşüp, bir nehir misali zengin koleksiyonlara, ünlü mimarlara çizdirilen modern müzelere,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button