
Çağdaş sanatın düşünsel ufkunu genişleten yazılarıyla dikkat çeken EKSANAT, yeni sayısında yine zengin ve çok katmanlı bir içerikle okurlarını selamlıyor. Sayının açılışı, modern sanat tarihinin en etkileyici metinlerinden biri olan Kazimir Maleviç’in manifestolarından “Fütürist Resim” ile yapılıyor. “Ressamlar, hakiki birer ressam olmak için özne ve nesneleri terk etmelidir.” cümlesiyle başlayan bu manifesto, yirminci yüzyıl modernizminin estetik ve düşünsel kırılma noktalarından birini gözler önüne seriyor.
EKSANAT, yalnızca içerdiği yazılarla değil, yayıncılık anlayışıyla da günümüzün dijital kültürüne karşı önemli bir duruş sergiliyor. Artan matbaa maliyetleri, dağıtım sorunları ve yayın alanındaki tekelleşmeye rağmen basılı dergi yayımlamayı sürdüren ekip, sanat yayıncılığının fiziksel varlığını koruması gerektiğine inanıyor. Dijital mecraların sunduğu olanakların farkında olmakla birlikte, sanat dergisinin öncelikle dokunulabilir, saklanabilir ve yıllar sonra yeniden okunabilir bir kültür nesnesi olması gerektiğini savunuyor.
Eleştirel Kültür-EK’in dijital platformu ekdergi.com, uzun yıllardır oluşturduğu zengin arşivle önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Ancak bu birikimin belirli aralıklarla basılı yayınlara aktarılması, kültürel belleğin korunması açısından ayrı bir önem taşıyor. İlk sayısı 2023 yılında yayımlanan EKALMANAK ile başlayan bu yaklaşım, EKSANAT’ta da aynı yayın anlayışıyla sürdürülüyor.
Basılı bir sanat dergisi; sanatçıyı, galeriyi, koleksiyoncuyu ve okuru ortak bir zeminde buluşturan somut bir kültür alanı oluşturur. Tıpkı bir sanat kitabı ya da özgün bir yapıt gibi elde tutulabilir, arşivlenebilir ve kuşaklar boyunca aktarılabilir. Buna karşılık dijital platformlarda içerikler büyük ölçüde algoritmaların belirlediği görünürlük düzenine teslim olur; pek çok değerli yazı kısa sürede görünmez hâle gelerek dijital bilgi yığınının içinde kaybolur.
EKSANAT’ın yeni sayısı, yalnızca güncel sanat tartışmalarına katkı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda basılı kültürün kalıcılığına, düşünsel derinliğine ve kolektif bellekteki yerine dikkat çekerek sanat yayıncılığı üzerine önemli bir tartışmayı da yeniden gündeme taşıyor. Sanatı yalnızca izlenen değil, okunan, düşünülen ve saklanan bir kültürel deneyim olarak görenler için EKSANAT, bu sayısında da nitelikli bir başvuru kaynağı olmayı sürdürüyor.
