Portfolyo Serisi 3; Seçkin Pirim, Plato Sanat

Share Button

1926044_600585510035019_1370448675_o

Portfolyo Serisi 3; Seçkin Pirim

Sanatçı: Seçkin Pirim 13 Mart-18 Mayıs 2014
Küratör: Marcus Graf

Plato Sanat, kariyerlerinin ortasındaki güçlü sanatçıların biçimsel ve kavramsal çalışmalarına farklı bir bakış kazandıran Portfolyo Serisi sergileri ile, çağdaş Türk sanatının çeşitli disiplinlerini yeniden incelemekte ve sunmaktadır. Bu seri, aynı zamanda sanatçıların öne
çıkan sanatsal çalışmalarının başlangıcına, gelişimine
ve günümüzdeki durumuna ışık tutmayı da amaçlamaktadır. Bu bağlamda Portfolyo Serisi sergileri kendini bir nevi retrospektif özellikte sergi serisi olarak da ifade etmektedir.

Çağdaş heykel alanının önde gelen sanatçılarından biri olan Pirim’in eserleri neo-minimalist form ifadelerine dayanır ve çağdaş tasarım stratejileriyle birleşir. SEÇKİN PİRİM’in yapıtları, bugünün kaotik ve heterojen varoluş biçimlerini karşılayabilecek post-fütürist, post-yapısalcı ve post-minimal yeni bir estetik önermektedir.

SEÇKİN PİRİM, erken dönem eserlerinde gerçekliğin karışıklığını biçimsel öze indirgeyerek doğa ve kültür arasındaki ikiliğe şiirsel bir yaklaşım ortaya koymuştur. Heykelleri, kökenlerinin doğaya ve 20. yüzyıl avangardlarının çeşitli soyutlama yöntemlerine uzandığını, açıkça göstermiştir. O dönemde, heykelleri, kübizm parçalı biçimciliğin ve fütürizmin hızlı hareket nosyonunu, bilgisayarlarla donatılmış çağımızda güncel bir estetik geliştirmek amacı ile çağdaş tasarım kavramları ile birleştirmiştir. Daha sonra ise yapıtlarında endüstriyel ürünler ve makinelerle olan bağ güç kazanmıştır. Yapıtlar, ürün tasarım ve mühendisliğinden farklılık gösterseler dahi oldukları şeye yalnızca işaret ederler; sanatsal fikirlerin somut ifadeleri. Bu aşamada Pirim’in eserleri doğaya referansta bulunmak yerine hayatlarımızın makineler, bilgisayarlar ve robotlar üzerine temellendiği ve onlara dayandığı endüstri sonrası dünya ile bağlar kurmuş gibidir.

Günümüzde, sanatçının eserleri, artık hiçbir şeyin temsili değildir ve içsel bir motivasyonu izliyor gibi görünürler, bu da mutlak, soyut bir görsel ifadeye yol açar. Biçimsel karakteri aynı anda hem minimal hem de dışa vurucu olarak tarif edilebilir. Genel form sıklıkla düz, geometrik bir biçime indirgenmiştir, iç kısımları ve bölümlerinde ise bir dizi çizgi görünür; bunlar işi oluşturan çoklu katmanlar sebebiyle ortaya çıkmıştır.

SEÇKİN PİRİM, eserlerinde, Kübizm, Fütürizm, Minimalizm ve günümüzün üç boyutlu bilgisayar grafikleri ile ürün tasarımlarından çeşitli yöntemler alarak kendi dilini oluşturmanın bir yolunu bulmuştur. Bu nedenle işleri hem tanıdık hem de yabancı görünür. Bilinen sanat ve tasarım tarihi temeli üzerinden yeni estetikleri tartışmaktadır. Bu sayede sanatçı, klasik reprodüksiyonu veya postmodern eklektizmi aşan yeni üretim biçimleri geliştirme için heykel sanatına yeni bir yol önermektedir.

Portfolio Series 3; Seçkin Pirim

Artist: Seçkin Pirim
Curator: Marcus Graf

In the Portfolyo Series, Plato Sanat reviews and presents important positions within various disciplines and fields
of Turkey’s contemporary art scene by organizing solo shows, which give an insight in the formal and conceptual work of exceptional artists in their mid-carriers. This series aims at presenting the beginning, development
and current state of individual artistic work. It understands itself as a series of exhibitions with a sort of
retrospective character.

The oeuvre of SEÇKİN PİRİM, one of the leading artists in the field of contemporary sculpture, is based on a number of neo-minimalist forms of expression, which he merges in a great manner with contemporary strategies of art and design. His work proposes an aesthetic, which is able to form post-futurist, post-constructivist and post-minimal visions of our world that corresponds with our heterogeneous and plural existence in the fast speeding high tech chaos called reality.

In his earlier works, SEÇKİN PİRİM showed a poetic approach to the dichotomy between nature and culture
by reducing the complexity of reality to its formal essence. His sculptures clearly revealed their roots in nature and in various forms of abstraction methods of the avant-gardes of the 20th century. In the early sculptures, Pirim
merged cubism’s fragmented formalism and futurism’s notion of fast movement with a contemporary notion of design in order to develop a current aesthetic for our computerized age. Later, a connection to industrial products and machines became stronger. Though, different from product design and engineering, his works did not reveal any concrete use, but only pointed to what they are: material manifestations of artistic ideas. Instead of natural references, now Pirim’s work seemed to draw connections to our post-industrial world, in which our life is based and depends on relationships with machines, computer and robots.

Today, the works do not represent anything anymore, and look like they follow an intrinsic motivation, which leads to an absolute abstract visual expression. Their formal character can be described as being minimal and expressive at the same time. The general form is often reduced to a clear geometrical shape, whereas its inner parts and sections show dozens of lines, which result from the use of many layers out of which the work consists.

SEÇKİN PİRİM has found a way to form his own language out of various strategies of Cubism, Futurism, Minimalism, as well as today’s three dimensional computer graphic
and product design. That is why his work looks both familiar and strange. It discusses new aesthetics on the base of known art and design history. In this way, he proposes a way for sculpture to develop new ways of production, which overcome classical reproduction or postmodern eclecticism.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.