“Hiç Senin Olmamış Yerler”, Ark Kültür, (20 Nisan – 3 Mayıs 2017)

Share Button

Ermanozbasaran_isimsiz_ Gravür, 54X40, 2015

İtalyan yazar ve düşünür İtalo Calvino, Görünmez Kentler kitabında şöyle der: “Kentler vardır yıllarla ve değişerek arzuları biçimlemeyi sürdürürler, kentler vardır ya arzularca silinip ya da arzuları silip, yok ederler.”

Bu özle yola çıkan Asya Asyalı, Tuna Pektaş ve Zeynep Tetik’in küratörlüğünü üstlendiği, Hiç Senin Olmamış Yerler başlıklı sergi, 20 Nisan – 3 Mayıs 2017 tarihleri arasında Ark Kültür’de izleyiciyle buluşuyor.

Sergide Duygu Nazlı Akova, Ahmet Çerkez, Sinan Logie, Erman Özbaşaran, Alp Sime, Olgu Ülkenciler ve Begüm Yamanlar’ın çalışmaları yer alıyor.

İnsan aklı düşünen insandan bu yana hayatta bir iz bırakma arzusuyla yeni şeyler yaratıyor. Ta ki başka birisi çıkıp da onun yarattığının üzerine yeni bir iz bırakana kadar. Dünya üzerindeki beşeri olan ne varsa bu arzunun üzerinde şekilleniyor. Diller, medeniyetler, sanat eserleri bu diyalektik üzerine gelişim gösteriyor. Doğal bir sürecin içerisinde ilerleyen bu durum günümüz insanının yaşadığı kentin varoluşuna da, insanın psikocoğrafik durumuna da etki ediyor. Kent bir palimpsest gibi eski izlerinin yanında yenilerini de taşıyor. Eski ve yeni arasındaki bu devamlılık ilişkisi, şehir karşısındaki duygularımızı yönlendiriyor.

Kentler yüzyıllardır kendi doğal dönüşümlerini yaşarken insanı da şekillendirir. Modern şehirlerin kurulmasıyla birlikte ortaya atılan psikocoğrafya kavramı üzerinden ilerleyen bu sergi, kentlerin organik dönüşümü esnasında bireyin kendini konumlandırdığı yerlerden bir bakış sunuyor. Kentlerin değişim süreçleri insanı koşullandırarak onu kentli bir birey haline getiriyor. Kentlinin kent ile ilişkisini yeniden düşünmenin kapılarını aralıyor. Hiç Senin Olmamış Yerler, anlamını dayatan otoriter bir gücü değil sanatçıların hissettikleri belirsizliği yansıttığı bir atmosfer tasavvuru olarak karşımıza çıkıyor. Söz konusu olan meselemiz ise duyularla düşünme, mekansal metaforlar ve varoluşsal bir arayış.

 

 

 

 

Ayrıntılı Bilgi İçin:

 

Tuna Pektaş

0 (538) 036 01 23

hicseninolmamisyerler@gmail.com

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.