AZAT YEMAN | CUL-DE-SAC, Cihangir Art Project, (28.12.2017 – 10.01.2018)

Share Button

Azat Yeman. Tuval üzerine akrilik ve yağlı boya. 150x130cm. 2017 (508 x 600)

 

Cihangir Art Project, sanatçı Azat Yeman’ın ” Cu-de-sac” isimli sergisini Nişantaşı Art212’de 28 Aralık’ta sanatseverler ile buluşturuyor.Sergi, sanatçının 2014 – 2017 yılları arasında ürettiği eserlerden oluşmaktadır.Sanatçının son dört yılına tanıklık edeceğiniz bu sergi ismini, ”Daha fazla ilerlemenin mümkün olmadığı nokta” anlamına gelen ” Cul-de-sac” kelimesinden alıyor.

 

Gözümü önümdekilerden ayırıp orada, o sokakta geçmekte olan herkesin üzerinde dolaştırıyor, hepsinin, peşinden gittiğim o bilinçsiz insanın sırtının bana verdiği soğuk ve saçma sevgiyle hepsini kucaklıyorum. Hepsi aynı bunların; atölyeden söz eden genç kızlar, işleriyle dalga eden delikanlılar, ellerinde sepetlerle alışverişten dönen iri memeli hizmetçi kadınlar, bıyığı henüz terlemiş, getir – götür işleri yapan çocuklar, hepsi aynı bilinçsizliğin farklı beden ve yüzlerdeki tezahürleri, aynı görünmez varlığın elinde toplanmış iplerle hareket eden kuklalardan farkları yok. Bilince işaret eden bütün tavırları sergiliyorlar, ama hiçbir şeyin farkında değiller. Çünkü bir bilince sahip olduklarının farkında değiller. Kimileri akıllı, kimileri akılsız – aslında hepsinde aynı akılsızlık. Kimileri daha yaşlı, kimileri daha genç – aslında hepsi aynı yaşta. Kimileri kadın, kimileri erkek – aslında hepsinin cinsiyeti aynı; varolmayan bir cinsiyet bu.

Fernando Pessoa’nın Huzursuzluğun Kitabı’ndaki karakter gibi Azat Yeman da gözünü – fırçasını insanlardan ayıramıyor. Onların farkında olmadıklarını – bilinçsizliklerini fırçasıyla okumaya çalışıp rüyasını izleyiciye aktarıyor. Aslında Yeman ve izleyicinin bilinçaltı, bir çatışma içerisine girerek hissedilen ve duyulanlar her iki tarafı başka yönlere sürüklüyor.

 

Çünkü gördüğüm şeylerin boyundayım ben,

Kendi boyumda değil.

 

Görünenden ve bilinenden yola çıkarak görünmeze işaret eden Azat Yeman, görün(ülemeyen)mez “gerçekliği” çölleşen hayatımızda yeşertmeye çalışıyor. Kimliklerimizi kaybedip içine düştüğümüz çukurdan bizi fırçası ile çıkartmaya çalışıp kulağımıza da: “ Ve ben ölü geçmişimin içinden geçerek kendimi yeniden eritiyor, kendi içimde kayboluyor, kendimi dünya işleriyle henüz kirlenmediğim, her gizeme, her geleceğe açık olduğum o uzak gecelerde unutuyorum.” diye fısıldıyor.

Sergi 10 Ocak 2018 tarihine kadar pazar günleri hariç Nişantaşı Art212’de gezilebilir.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.