“HASAR KATSAYISI / DAMAGE MULTIPLE”, ÖZGE ENGİNÖZ, KRANK Art Gallery, (29 Mart 2018  – 05 Mayıs 2018)

Share Button

Özge Enginöz, Çünkü bizler karda ağaç gövdeleri gibiyiz, 2018, Tuval Üzerine Karışık Teknik, 242 x 150 cm

KRANK Art Gallery,Özge Enginöz’ün“Hasar Katsayısı / DamageMultiple” adlı solo projesine ev sahipliği yapıyor. Sergi,günümüzün temel problemlerinden “hasar” kavramına, sanatçının çeşitli ilişki biçimlerini irdeleyen interdisipliner çalışmalarıyla odaklanıyor.

“Hasar, günümüz insanının temel problemlerinden biri bir bakıma. Yeryüzüne ilk adımı atar atmaz başlıyor. Evde, sokakta, iş yerinde bireyi sarmalayan şiddet, hızlı bir duyarsızlaşma süreci ile bireyin ve toplumun ‘’hasar katsayısını’’ arttırıyor. Çoğu zaman kendimizde başlayan bu ‘’yolculuk’’ kendimizden ötekine giderken hasar verici özelliğini de yanında götürmeyi ihmal etmiyor!”[1]

 

En genel tanımıyla doğanın veya doğal olmayan olayların yol açtığı bir durum olan hasar, belirli ilişki biçimlerinde de karşımıza çıkan bir kavram. Özellikle insan ilişkileri ve kaynaklara olana bağımlılığımızda yüksek etkili sonuçlara yol açan bir özelliğe sahip. Kavram,Özge Enginöz’ünçalışmalarına interdisipliner üretim anlayışıyla ve çoklu doğasıyla yansıyor.

Projenin çekirdeğini Enginöz’ün sanatçı BernhardCella tarafından düzenlenen “Matbu Bir Mekan Olarak Kitap” atölyesinde ürettiği eser oluşturuyor. “Aşk, Hasar, Kusur’’ adlı (aynı zamanda nesne-kitap) olan eser, rastgele seçilmiş İbn-i Sina’nın “Aşkın Mahiyeti Hakkında Risale”sinde geçen“Zarif ve yiğit kimselerin güzel yüzlere karşı duydukları aşkın anlatılması” alıntısıyla ve sahaflardan toplanmış buluntu fotoğraflarla şekilleniyor. İç bölümde yer alan hasar grafiği ise güçlü ve basit bir unsur olan ateşle bağlantılı.Kitaba eşlik eden videoyla kitabın ateşlenme anına tanıklık ediliyor.

Sergide büyük boyutlu tuval yorumları veya gerçek malzeme kullanımıyla Doğanın minör sembolleri olarak karşımıza çıkan ağaç imgeleri, modern dünyanın kaynaklarla zarar görme katsayısı yüksek ilişkilerine göndermeler taşıyor.Simbiyotik(ortak yaşam) döngülerde okunabilecek bu karşılıklı yapılar iseEnginöz’ün özellikle kav mantarları ile yaptığı işinde somutlaşıyor. Üstünde yaşadığı ağaca çürüme yoluyla zarar verse de onların ölümünden sonra bile yaşamaya devam eden kav mantarları uygarlık tarihinde, içinde kor taşınabilen ve tıptakanama durdurucu olarak kullanılan önemli bir bitki. Sanatçı mantarların içinde kor taşınabilmesi özelliğine odaklanarak yaptığı yerleştirmesinde, doğal malzemeyi doğal olmayan beton bloklarla sunarak yaşam biçimlerimizin çevremizde yol açtığı tahribatı görselleştiriyor.

 

Öte yandan aşkın kendisi de yaşam için gerekli fakat “öteki” ne duyulan şiddetiyle yakıcı olarak yani çifte doğasıyla var olabilen bir ilişki biçimi. Böylece karşılıklı etkileşimi aşk içinde de gözlemlenebilen “hasar” bir tür ortak yaşantı referansını kazanıyorken, sonuçta yıkıcı olduğu kadar yapıcı bir işlevde üstlenebiliyor.

“Hasar Katsayısı / DamageMultiple”05 Mayıs’a kadar Krank Art Gallery’de görülebilir.

Özge Enginöz

Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Bileşik Sanatlar bölümünü 2010 yılında tamamlayan Özge Enginöz aynı yıl Almanya’da ValentinHertweck ve IrenePaetzug’un atölyelerine katıldı ve “İstanbul’daYaşıyorÇalışıyor” projesi kapsamında Remo Salvadori’nin yürüttüğü çalıştaya seçilen isimler arasında yer aldı. 2009’da Avusturya KunstvereinParadigma’da ve Kunstuniversitat Linz’de düzenlenen iki ayrı karma sergide işleri sergilendi. 2011 yılında Edisyon Galeri’de gerçekleşen kişisel sergisi “Replik”in ardından 2012-13 yıllarında Borusan Art Center programına katıldı. 2013 yılında Mixer’deki “Sanıldığı Gibi Değil” adlı kişisel sergisini, 2016’da Artnivo’da “Huzursuz Ruhlar İçin” ve Blok Art Space’te“LOOP? – Dönen Dünya – Fragmanlar ve Sorular” izledi. 2017’de Arter’de,BernhardCella tarafından düzenlenen“The Book as Printed Space – Concept and PrintedWorkBookmakingWorkshop”unda yer aldı. Kariyerinde çok sayıda grup sergisine de katılan Enginöz, çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir.

[1]OlcayÖzmen “OlmanınKaderinde ve HasarBurcundaBirŞair: BirhanKeskin”, BirhanKeskinŞiiri ve Ba, s.81, Metis, 2008.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.