Anatolia, Tolga Boztoprak, Platform A, (26 Mayıs – 26 Haziran 2018)

Share Button

TOLGA BOZTOPRAK

 

DOĞA VE İNSAN MANZARALARI ÜZERİNE, ABDÜLKADİR GÜNYAZ

Tolga Boztoprak resminde dağlar tepeler, ovalar yaylalar var; fakat tüm o dağlar, o ovalar onundur, ona aittir. Zira onlarda yaşanmışlıkları vardır Tolga’nın, o yörelerin çocuğudur o… Çocuğu dediysem bilmem kaç yıldır, nice aşkla, şevkle çalışan bir sanatçı, yanı sıra bir öğreticidir o… Tabii o yörelerin insanları da var o resimlerde, genelde ağa topraklarında bir nice kahır içinde, ezik, kavruk ve ekmeğinin peşinde… Evet ama, kim ki Tolga ve hangi yörelerin yaşanmışlıkları var onda diye merak edecek olursanız hemen cevaplamam gerekir… O, Kars Sarıkamış doğumlu ve doğunun o çetin şartlarında yetişmiş, azmetmiş, ille sanat ille de sanat diyerek direnmiş ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bitirmiş. Sonrası malum…

Onu ilk olarak bir sempozyumda bir resim üzerinde çalışırken, sonrasında iki yeni resmiyle tanıdım. Daha sonra önceki sergilerinin kataloglarını gördüm ve nice bir naif, ama sağlam bir resim dokusu ile buram buram konusuna sarılışını fark ettim ki o resimlerde artık yalnızca doğa değil insanların yanı sıra atlar da, hatta başka unsurlar da yer alıyordu… Ve sonra o çetin doğa şartlarından değil ama sanat aşkıyla koşup geldiği İstanbul’un onun resmini nasıl etkilediğini de fark ettim. Önceleri yine kentin varoşlarında belki yine çevreye, genelde emekçilerin, ekmeğini bin bir meşakkatle çıkaranların, çilekeşlerin yaşamına dolamışken fırçasını, hatta renklerini, yavaş yavaş, yine de insancıl bakışını ve tavrını değiştirmeden yumuşayarak orta sınıf vatandaşa, öğrenciye çevirdiğinin de farkına vardım. Fakat dedim ya, hep aynı insancıl yaklaşım içinde, yumuşasa da rengi ve anlatımı, yine hep bir şeyler söylemek, söylemenin ötesinde vurgulamak için, resmin, sanatın yalnızca bir hoşluk yaratmanın çok ötesinde bir işlevi olduğunun da bilinci içinde, asla coşkusunu yitirmeden çalışıp duran, “ben de varım, ben buyum” diyen, haykıran bir resim… Daha ne beklenir ki sanattan, sanatçıdan…

Tolga Boztoprak

Evet, evren ve insan manzaraları var Tolga Boztoprak resminde. Fakat bilmem yeterince anlatabildim mi? Zira her resimde o görülenlerin dışında da bir başka şeyler vardır inanın. Tıpkı bizim sanatçımızı, aynı zamanda bir, bilemiyorum nasıl tanımlamam gerektiğini, belki de bir dava insanı olarak algılayabiliriz de onu. O çetin doğa görüntülerinde olsun, o güçlü insan manzaralarında olsun yaşamaya, hatta tat almaya değer bir şeyler, bazı olasılıkların mevcut olduğunu da ifade etmekten geri kalmayan, bizlere umut aşılamaktan geri kalmayan kimi ipuçları gibi…

P. Sescau, Vallodon ve Guibert

Tolga Boztoprak

1970 yılında Kars’ta doğdu. 1999 yılında Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Sosyal gerçekçiliği ile öne çıkan sanatçı, genellikle mekânsızları ele almakta ve sıkıştırılmış sosyal çöküş manzaralarını, kültürel bölünmeleri, farklı yaşam biçimlerini, figürler üzerinden gözlemleyerek tuvallerine yansıtmaktadır. Son dönem çalışmaları peyzajlar üzerinde yoğunluk kazanmıştır. Sanatçı 15 kişisel sergi açmış, çok sayıda karma sergiye, workshoplara ve sanat fuarlarına katılmıştır. Ümraniye Belediyesi Resim Yarışması ve Bakırköy Belediyesi Resim Yarışması başta olmak üzere ulusal çaptaki yarışmalarda 4 ödül kazanmıştır. Sanatçı, Avcılar’da bulunan Toprak Resim Atölyesi’nde çalışmalarını devam ettirmektedir.

Tolga Boztoprak

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.