Ali Şimşek: Dağılana Bakmak…

Share Button
Jale İris Gökçe

Jale İris Gökçe

Lekeye bakmak… Dağılana ve de doğaçlamanın lezzetine. Zemine dağılan şeffaflık, zemine el veren zenginlik. Her rengin dağılması lirik bir duyarlılığa uç veriveriyor. İstisnasız resmin şiire en çok yaklaştığı anlardır, boyanın, lekenin beyaz zemindeki dağılışı. Dağılmayı izlemek bütün çıkarsızlığı ile. Bedeni sarmalayan, “aynı” yapan, duyumsatan lirik uçuş.

Doğaçlamak. Bir caz melodisinin hızı ve sıçramalarıyla. Kuralsızlığın “kuralı” olarak işleyen bir varoluş aynı zamanda. 1830 sonrası gerilimli ve bir o kadar da verimli modernizmin en büyük kazanımlarından birini doğaçlama ve lekenin gücü olarak nitelendirmek mümkün. Durgun ve “kurallı” formları eriten, yaratıcıya bedensel bir katılım veren o büyük potansiyel diyelim.

Jale İris Gökçe

Jale İris Gökçe

Jale İris Gökçe’nin lirik damlaları, çizgi ile leke arasında salınan yüzeylerinde ışıldayan işte bu büyük gelenekten süzülüp geliyor. Harflerin bile eriyip leke olmaya başladığı, çizginin sınırdan kaçındığı bir ferahlık uzanıyor gözlerimize. Fırçayı engellemek mümkün mü? Apak bir beyazlığın yayılımda. Ya siyah… Renk olmayı isteyen bir atılımıma mı bakıyoruz; yoksa tire çizginin şeffaflaşan bir lekeye akıp gitmesine mi?

Art Brüt… İşte modernizmin bize bıraktığı diğer büyük miras… Çocuk resimlerinden, yabanıl coğrafyalara uzanan bambaşka bir kıta… Nedir kalan elimizde? İşte insanlığın mağra resimlerinden günümüze, Dubuffet’in “vahşi” imgelemine uzanan başka evren.  Jale İris Gökçe’nin lekelerine koşut bir “yabanıl” imgelemi de beraber duyumsuyoruz. Doğaçlamaya eşlik eden bir “ilkel” ruh duruyor yanıbaşımızda işte.

Jale İris Gökçe

Jale İris Gökçe

Yüzler… Totemler. Sancılı uygarlığımıza “göz” gezdiren, bazen tedirgin eden ortak vicdan belki.

Ve gri… Pastoral renklere, lirik yayılmaya ev sahipliği yapan o büyük soğuma. Gri bütün renleri birbirine bağlayan büyük arabulucu. Soğuma ve sakinleşmenin okyanusu. Bel ki de sancılı modernliğimizin dili oluyor.

Jale İris Gökçe bunu düşündürüyoruz bize… Dağılan renkler, bozulan formlar, açılan gözler ve de uzayan yüzler belki de sonsuz bir dili arzuluyorlar.

Şunu biliyoruz: doğaçlama bitmez! Renkler de.

Jale İris Gökçe

Jale İris Gökçe

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.