TUHAF ŞEYLER ORMANI, GAMZE TAŞDAN, Bozlu Art Project Mongeri Binası, (29 Ocak – 09 Mart 2019)

Share Button

IMG-20190203-WA0002

Toplumsal cinsiyet, geleneksel ve popüler kültür başlıkları altında ortaya koyduğu yapıtları ile dikkat çeken Gamze Taşdan “Tuhaf Şeyler Ormanı” başlıklı kişisel sergisi ile 29 Ocak-9 Mart 2019 tarihleri arasında Bozlu Art Project Mongeri Binası’nda. Sergisinde Cumhuriyet tarihinin en önemli kurumlarından biri olan Sümerbank’ın toplumsal hayattaki rolü ve kumaşlarında kullanılan desenlerinden yola çıkan sanatçı, tekrarlanan imgelerden oluşan sahneleriyle kadınlık halleri ve toplumsal belleğe göndermeler yapıyor.

 

Günümüz modern dünyası ile geleneksel olanı, nostaljik ögeleri bir arada görebileceğimiz çalışmalarıyla dünü ve bugünü birlikte sunan Gamze Taşdan, Mongeri Binası’ndaki yeni sergisinde uzun zamandır tarihini araştırdığı bir kurumun sosyal hayattaki yansımalarından ve ortak hafızamızdaki yerinden ilham aldığını söylüyor. Cumhuriyet döneminde Atatürk tarafından düzenlenen istihdam politikaları ile yalnız ekonomik alanda değil, sosyal alanda da dünyada örnek alınacak bir yapı haline dönüşen Sümerbank’ın gerek çalışanlarına sağladığı sosyal imkanlar, gerek kadınların üretimin her alanında çalışmasına imkan veren demokratik yapısı gerekse sanat ve zanaatı birleştiren tasarımlarının orta sınıfın da “şık, güzel ve ucuz” giyinmesine olanak veren yönüyle dikkatini çektiğini belirten Taşdan, kolektif belleğimizde yer eden kumaş desenlerinin de tıpkı kurumun kendisi gibi değişen zamanın etkisinden nasibini aldığını vurguluyor. Dünyada değişen moda akımları, ekonomik gelişmeler, popüler kültür gibi etkiler bu desenlerde yerini alırken 50’lerde çiçek desenleri, 60’larda puantiye ve çizgiler, 70’lerde hippi ve geometrik formlar ön plana çıkıyor, 80’lerde ise Özal politikaları doğrultusunda dışa açılan ekonomik gelişmelerin etkisi bu kumaşlara yüzyıllardır Doğu ile Batı arasında sıkışmış bir toplumun içinde yaşadığı çelişkilerin tezahürü olarak Noel baba, içki kokteyli, yat, lüks araba gibi somut nesnelerle yansıyor.

 

Gamze Taşdan’ın zaman ve mekândan arındırılmış, desen ve renk duygusunun ön planda olduğu resimleri bir yandan toplumun ortak hafızasında yer eden kavramsal okumalar sunarken bir yandan da desenlerin tekrar eden yapısı ve soyut biçimleriyle dekoratif ve geleneksel olana gönderme yapıyor. Yeşilçam’da çok kullanılan çizgili erkek pijaması, hala varlığını koruyan basma elbise, siyah okul önlükleri, büyük çiçek desenli perdeler ortak belleğimizde yer eden ve sanatçıya ilham veren imajlardan bazıları. Sanatçının özellikle toplumsal cinsiyet kavramı üzerinden ele aldığı kadın figürleri, bu desenler arasında yerini alırken, sürekli tekrar eden ve bir türlü çözülemeyen günümüz kadın-erkek politikalarına dikkat çekiyor. Ataerkil toplumların geleneksel öğretileri ve toplumsal cinsiyet normları yüzünden kadınların belli kalıplar içine yerleştirilmesini ironik bir dille eleştiren Taşdan’ın yapıtlarındaki birbirini tekrar eden imajlar bu sorunların yıllardır süregelmesini, kadınların geçmişte de günümüzde de aynı sorunları yaşamasını ve sonsuz bir döngü içerisinde yaşamaya devam edecek olmasını sorguluyor.

 

Sanatçının bu seriye ait ilk resmi ile aynı adı taşıyan Tuhaf Şeyler Ormanı isimli sergisi, Bozlu Art Project Mongeri Binası’nda 29 Ocak-9 Mart 2019 tarihleri arasında izlenebilir.

 

Gamze Taşdan

 

1986’da İstanbul’da doğan Gamze Taşdan, 2011 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi, Bileşik Sanatlar Anasanat Dalı’ndan mezun olur. Aynı yıl başladığı Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat dalındaki yüksek lisans eğitimini 2015 yılında tamamlar ve ertesi yıl aynı bölümde Sanatta Yeterlik Programına başlar. Sanatçı 2014 yılında “Mesele Yok!” isimli ilk kişisel sergisini Galeri Apel’de açar. “Çık dediler sahneye” isimli ikinci kişisel sergisinde günümüz sahne ve eğlence anlayışının temelini oluşturan gazino kültürünü ve görsel dünyasını ele alır. 2012 Siemens Sınırlar-Yörüngeler, 2013 Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi, 2015 Hollanda Concordia Museum, Avusturya ESSL Awards gibi önemli sergilere katılan sanatçının resim ve yerleştirmelerinin çıkış noktasını geleneksel ve popüler kültür, toplumsal cinsiyet ve Türk sinemasındaki kadınlık halleri oluşturmaktadır. İşlerinde zaman zaman kendi yüzünü ve bedenini de birer imge olarak kullanan sanatçı, yapıtlarındaki ironik dille dikkat çekmektedir. Sanatçı, yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.

 

 

Bilgi için: contact@bozluartproject.com

+90 212 232 7 233

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.