Sefa Çakır,“Bütünleşme – Çözülme”, 5 Eylül – 19 Ekim 2019, Labirent Sanat

Share Button

Sefa Çakır, Süreç | Process, 2016, kağıt üzerine markör | marker on paper, 50x20cm (her biri each one)

Labirent Sanat, küratörlüğünü Gülben Çapan’ın üstlendiği Sefa Çakır’ın “Bütünleşme – Çözülme” isimli ilk kişisel sergisine 5 Eylül – 19 Ekim 2019 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.​

Sefa Çakır bu ilk kişisel sergisinde kağıt üzerine marker tekniğiyle ürettiği bebek ve çocuk portreleriyle izleyicinin karşısına çıkıyor. Sanatçının zamansız ve mekânsız işlerini teknik açıdan hem resim hem çizim, hem soyutlama hem de figüratif olarak tanımlamak mümkün. Portrelerde figürlerin deri, beden ve yüz ifadelerindeki çizgisel kopukluk, bedensel bütünlüğün bozulduğunu ifade ediyor.​

Sergi, ismini Winnicott’un bütünleşme – çözülme evresinden alıyor. Bireyin iç dünyasına ilişkin deneyimlerinin çok erken bebeklik dönemleriyle ilgili olduğunu söyleyen Winnicott’a göre bebek dünyaya geldikten sonra erken dönem endişeleri çerçevesinde bütünleşme – çözülme evresini deneyimler. Bütünleşme; çocuğun sıcak tutulması, kucağa alınması, sallanması, yıkanması, doyurulması gibi bebek bakım ihtiyaçlarının ve çocuğun içgüdüsel deneyimlerinin birleşmesiyle oluşur (öfke, kızgınlık ve yıkıcılık). ​

Bakım teknikleri yetersiz olduğunda, bu evre sağlıklı ilerlemediğinde ya da bakım verenin yokluğunda ısıran ağız, kesici gözler, emici boğaz gibi kendilik parçalarının içinde boğulmasına yol açar ve bebek çözülmeye gider. Bebek, kendi bedenine yerleşemez. Yetişkin dönemlerine geldiğinde, dünyanın gerçek olmadığına yönelik bir duyguya girer ve psikoz gelişir. İnsanda parçalanmak, beden ile ilişkiyi koparmak, yönünü kaybetmek, bütünleşmenin bozulduğunun kanıtıdır.​

Sefa Çakır, kırık bir aynaya bakar gibi kırık benliğe bakıyor ve parçaları birleştirme çabasıyla çözülmeye karşı direniyor. Bireyin psikanalitik sürecini sorgulayan sanatçı, bütünlüğün yitirilişiyle yaşanan çöküşü gözle görülür bir şekilde bedene taşıyor.​

Sefa Çakır’ın ilk kişisel sergisi “Bütünleşme – Çözülme” 5 Eylül – 19 Ekim 2019 tarihleri arasındaLabirent Sanat’ta görülebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sefa Çakır, Süreç | Process, 2016, kağıt üzerine markör | marker on paper, 50x20cm (her biri each one)

Sefa Çakır, Süreç | Process, 2016, kağıt üzerine markör | marker on paper, 50x20cm (her biri each one)

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.