
PICASSO: Doğduğu Evden Gravürler ve Seramikler
6 Mayıs-20 Temmuz 2014
CerModern, Pet Holding ana sponsorluğunda 6 Mayıs – 20 Temmuz 2014 tarihleri arasında, Pablo Picasso’nun doğduğu evden, Málaga’daki Museo Casa Natal Koleksiyonu’ndan seçilen gravür, seramik ve kişisel eşyalarından oluşan “Picasso: Doğduğu Evden Gravürler ve Seramikler” sergisini Ankaralı sanatseverlerle buluşturuyor.
ASLA SONA ERMEYEN ARAYIŞ, ASLA SONA ERMEYEN RASTLANTI
Picasso bir baş dönmesi, bir cesaret sınavı, bizzat ressamın kendisi tarafından kutsallaştırılmış bir görevin yerine getirilmesi. Yaratma, araştırma, değiştirme sorumluluğu. Málagalı sanatçı durup dinlenmek, tatmin olmak, razı olmak, rahata ermek nedir bilmiyor. Emanetçilerinden biri olduğu yüzlerce yıllık geleneği yakından tanıyan biri olarak, sanat eserinde her zaman yeniliğe, sürprize göz kırpan bir yan olmasını elzem buluyor: “Eğer bir sanat eseri tüm zamanlarda güncelliğini koruyamıyorsa ciddiye alınması mümkün değil.” O, dinmek bilmeyen arayışın her zaman yeni cevaplar bulan büyük izcisi. Hélène Parmelin, Picasso’nun tanıklıklarına yer verdiği kitabında, sergimizin ortaya koyduğu bu arayışı bizden çok daha iyi ifade ediyor: “Picasso’nun en çok atıfta bulunulan sözü şudur: ‘Ben aramıyorum. Rastlıyorum.’ Bu, cesur olduğu kadar isabetli mükemmel cümle, eğer onu gerçekten söylediyse ancak zıddıyla yer değiştirerek açıklanabilir. ‘Arayış hiç bitmiyor, çünkü rastlamak mümkün değil.’ Aslında her an arıyor, her zaman buluyor. Bir tuvali bitirdikten sonra, bizzat kendisinin içine yerleştirdiği sırları bulmaya çalışarak resmi seyrediyor. Ve ardından, Picasso’yu istemediği bir yere sürükleyen ve Picasso tarafından istemediği bir yere sürüklenen bir yenisine başlıyor. Ve böylece sürüp gidiyor…”
Mario Virgilio Montañez Arroyo
Küratör
Picasso Vakfı, Picasso Evi Müzesi
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.