Çılgınca
üretim yapan fabrikalar, oldukça ağır şartlarda çalıştırdıkları birkaç mavi
yakalıyı işaret ederek istihdam sağladıklarını ya da parasal döngüleri
sebebiyle ilerlemenin bir parçası
olduklarını öne sürüp kendilerini kutsallaştırırlar. Böylelikle varlıklarını
idame ettirebilen, yarattıkları yıkıma meşruluk kazandırabilen ve bir bakıma
dokunulmazlık halesiyle korunan tapınaklara dönüşmüş olurlar.
Kısır
olan bu döngünün zamansızlaşmış sarmalında, hiç durmadan, seri halde üretim
yapan bir makine gibi hareket ederek araçsallaşmak;
sinsi, alıştıran ve şuursuzlaştıran metal soğukluğunu hissedebilmenin ya da
hissettirebilmenin elde kalan tek yolu gibi görünmektedir.
Fabrika
üretim ideolojisi odağa alınıp, gerçek anlamda meta üretimi yaparak galeri mekânının bir imalathaneye dönüştürüldüğü “Standard
Profile: Production” sergisinde; gerçekleşmekte olan bir kıyametin zorunlu
tüketicisi haline getirilen ve ortak bir kaderin paylaşılmasına zorlanarak,
birbirine benzeştirilen kitleler için aralıksız olarak “tek bedenlik” gaz
maskeleri, yani standart profiller üretilmektedir.
Bu
üretim süreci, somut bir eleştiri
içermiyor ya da fiziki bir gönderme
yapmıyor gibi görünse de, pasif
bir direniş halidir. Bu perspektiften bakıldığında da, yaratılmakta olan bir felaketle
ya da biçilen bir kaderle yaşamanın normalleştirilmesini, karşı bir duruşla değil, -yüze sıkılan biber
gazını rüzgâr okşuyor gibi buyur ederek- misafirperver
bir kabulle karşılayıp daha da normalleştirmeye çalışmanın, ruhsuz çarkları fazladan
ivmelendirerek ısıtacağı ve hiç şüphesiz aşındıracağı aşikârdır.
Evren SELÇUK
Düzce Üniversitesi
Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Sergi Salonu’nu bir imalathaneye
dönüştürerek izleyenleriyle karşılamayı bekleyen “Standard Profile: Production”
sergisi, 23-30 Aralık 2019 tarihleri arasında görülebilir.
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.