“Oganaki’nin üç boyutlu, minyatür ötesi yapıtlarıyla göz göze gelir gelmez bir girdaba yakalanır; bir Lilliput katmanının zaman tünelinde safariye çıkarsınız. Nostaljik tur bittiğinde ‘küçük’ ve ‘detay’a sempatiniz artacak; sanatçının yaratıcılığı ve emeğine saygı duyacaksınız.”
-Selçuk Altun
Fısıldayan Kutular, sanatçıyı “ehlileşmek” üzerine bir yolculuğa çıkarıyor. Dioramaların incelikli detayları, eserlerin ihtiyacı olan zaman, sanatçının aceleci ve sabırsız kişiliğini dönüştürmek için hayatına giriyor. Fısıldayan Kutular, sanatçı için bir meydan okuma… Bizler içinse, derinlere attığımız anıları tetikleyecek, bir yandan da bize inanılmaz keyif verecek bir sergi. Bu üç boyutlu büyülü işler bizi kah bir berber dükkanına, kah bir kütüphaneye, kah bir benzin istasyonuna, kah bir araba tamirhanesine, kah bir sanatçı atölyesine çekiyor…
“Oganaki’nin işleri bizi mutlu ediyor. Onların içine, rahat bir eldivene yerleştiğimiz gibi girebiliyoruz! Bu çok ani olduğu kadar, yoğun bir deneyim. “Fısıldayan Kutular” geçmişimizi, özlemlerimizi, unuttuğumuz şarkıları, yaşanmışlıklarımızı canlandırıyor. Bazen akar zamanın kaybedilmiş, geride kalmış topraklarının kokusu bize erişilmezlikleriyle acı verse de, bundan bir nevi keyif de alıyoruz. İster sanat dünyasının bir gediklisi olalım, ister bu işleri tesadüfen gören bir postacı veya çiçekçi… Bu kutular herkesi etki alanına mıknatıs gibi çekiyor ve onlarla diyaloğa girmemek mümkün değil.”
Serginin küratörü Bedri Baykam, katalog yazısında Oganaki’nin eserleriyle ilk karşılaşma anını anlattığı cümlelerinde, aynı zamanda vuruculuklarının da sosyal kodlarımızı aştığını belirtiyor.
Piramid Sanat, bu sergisi için önsözünü Bedri Baykam’ın, giriş sunumunu Selçuk Altun’un yazdığı bütün eserleri kapsayan, geniş içerikli bir katalog yayınlıyor.
Fısıldayan Kutular, 31 Ocak 2021 tarihine kadar Piramid Sanat’ta izlenebilir.
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.