Institut français Ankara Müdürü gazeteci-yazar ve radyo programcısı Sébastien de Courtois’nın Un thé à Istanbul adlı Fransızca kitabı Türkçe’ye çevirilerek kitap raflarında yerini aldı.
Orijinali 2014 yılında Le Passeur tarafından yayınlanan İstanbul’da Bir Çay, Mehmet Emin Özcan tarafından Türkçeye kazandırıldı ve Heyamola Yayınları tarafından baskıya hazırlandı.
Doğu ile Batı’yı ve kıtaları birbirine bağlayan; insanların, kültürlerin, medeniyetlerin kesişme noktası büyüleyici kent: İstanbul… İstanbul’a yaklaşmak, aşırılık kural olduğu için, kolay değil. Yaklaşık on dört milyonluk nüfusu ve iki bin yıllık tarihiyle, Boğaz’da sergilenen bu mücevher, yolu oradan geçen herkesi büyülüyor ve yaşayanları yutuyor.
Sébastien de Courtois bizi, âşık olduğu bu efsanevi kentin ruhuyla tanışmamız için şiirsel bir gezintiye davet ediyor. Bir Fransız yazarın gözünden kentimize ve kendimize bakıyoruz. Şehrin şaşkın aşığı ve mekanın gerçek bir uzmanı olan Sébastien de Courtois, okuru yüzyıllar boyunca sokaklarda geçen büyüleyici ve tutkulu bir edebi yürüyüşe çıkarıyor. Yazar, kentin ışığında, ışığın zamanında yıkanan bin çeşit mekanı içine çekiyor, bu şehri eksiksiz bir hikaye anlatma sanatı ile soyut olmadan şiirsel bir şekilde anlatıyor.
2017’den bu yana Institut français Ankara Müdürü olan gazeteci-yazar ve radyo programcısı Sébastien de Courtois İstanbul ve Ankara’da yaşıyor. Doğu Hıristiyanları konusunda uzman ve büyük bir gezgin olan de Courtois’nın Süryaniler ve İstanbul’da Bir Çay adlı kitapları Türkçeye çevirilmiştir.
« Antik Bizans sevgisi ona iki bin yıllık şiirsel gezintiyi, çağdaşların portrelerini, Türk kültürüne dair bilimsel anekdotları ve Boğaz’ın farklı topluluklarına dair aydınlatıcı yansımaları birleştiren güzel bir hikayeye ilham verdi. » Long cours
« … Courtois incelik, bilgelik ve şiirle okuyucusunu, ruhunu aradığı İstanbul’u tutkulu bir keşfe çıkarır… » La Croix
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.