‘En’lerin mekanı Rahmi M. Koç Müzesi

Share Button

Literatüre en küçük oyuncak tren olarak giren objenin nerede olduğunu biliyor musunuz? Ya da 1383 tarihli gök kürenin kim tarafından yapıldığını? Hiç oyuncak bir bebeğe mercekle baktınız mı?

Ulaşım, endüstri ve iletişim tarihinin efsanelerine ev sahipliği yapan Rahmi M. Koç Müzesi ‘en’leriyle ziyaretçilerini hem şaşırtıyor hem de yeni bilgiler kazandırıyor

Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi, 14 binin üzerinde objeye ev sahipliği yapıyor. Büyük-küçük tüm ziyaretçilerine her adımda tarih, bilgi ve eğlence dolu bir yolculuk vaat eden müzenin ‘en’ler listesi de hayli ilgi çekici. İşte baktıkça ufuk açan o listedeki objeler:

En eski obje: Cafer İbn-i Ömer İbn Devletşah el-Kırmani tarafından yapılan 1383 tarihli gök küre. Bilinen en eski gök kürelerden biri bu objede yaklaşık 1025 yıldız içeren takımyıldızların şekilleri, her birinin merkezine kakılmış gümüş noktalarla görülüyor.

En yeni obje: İttir Kaktır teknesi. 2020 yapımı bu römorkör, müzenin denizcilik obje ve modelleri arasında yer alıyor. Hasköy Tersanesi’ndeki bölümde bir grup model, birçok gerçek boyutta tekne ve yat ve nadir rastlanan bir “Amphicar” yer alıyor.

En küçük obje: Mercekle oyuncak bebeklere bakarken literatüre en küçük oyuncak tren olarak geçen tren setini de görebilirsiniz. Minyatür sanatının günümüzdeki tek aktif temsilcisi Henry Kupjack’ın minik ama her detayı kusursuz ‘Minyatür Oda’ları da büyüleyici bir güzellik taşıyor.

En büyük obje: Fenerbahçe Vapuru. Fenerbahçe Vapuru, eşi Dolmabahçe Vapuru’yla birlikte 1952 yılında İskoçya Glasgow’da William Denny&Brothers Dumbarton tezgahlarında inşa edildi. “Bahçe tipi” vapurların bir üyesi olan vapur, Şirket-i Hayriye’de (bugünkü adıyla Türkiye Denizcilik İşletmeleri) 14 Mayıs 1953’te hizmete girdi. Uzun yıllar Sirkeci-Adalar-Yalova-Çınarcık arasında sefer yapan vapur, 22 Aralık 2008 tarihinde Veda Turu isimli son seferini gerçekleştirdi.

En merak edilen obje: Denizaltı. 1944 yılında Portsmouth Tersanesi’nde TENCH sınıfı USS Thornback (SS-418) adıyla 93 metre uzunluğunda 2 bin 400 ton olarak inşa edildi. 1946’da aktif görevden alınıp yedek filoya katılana kadar İkinci Dünya Savaşı süresince Japonya’ya karşı görev aldı. 1950’lerin başında en üst Guppy tadilatı görerek 1953’te tekrar hizmete girdi. 2 Temmuz 1971’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na katıldı, TCG Uluçalireis adı ve S-338 borda numarası verildi.

En çok ziyaret edilen bölüm: Otomobiller ve otomobil galerisi. Müzeye ilk gelen obje olan Malden otomobilden Türkiye’nin ilk yerli otomobili Anadol’a, Ford Model T’den 1965 Rolls Royce Silver Cloud III’e kadar 100’e yakın klasik otomobil görenleri kendine hayran bırakıyor.

En uzun obje: Yatay olarak TC Uluçalireis denizaltısı (93 metre), yükseklik olarak ise Turgut Alp Vinci. 32 metre yüksekliğindeki yüzer maçuna, 85 tonluk yük kaldırma kapasitesine sahip.

En ünlü objeler: Zeki Alasya’nın dioraması, Sadun Boro’nun Kısmet teknesi, Yalvaç Ural Oyuncak koleksiyonu, Osmantan Erkır’ın bağışladığı TV koleksiyonu, Celal Şahin’in akordeonu, Cem Yılmaz’ın bir reklam filminde “Araba konuştu” repliğiyle bilinen GITT, Ahmet Ertegün’e ait Bentley ve Rolls Royce Silver Cloud III, Cem Kozlu’ya ait Miço adlı tekne.

En zor bakım yapılan obje: Müzedeki objelerin bakımı ve temizliği düzenli aralıklarla yapılıyor. Bakımı diğer objelere göre daha fazla hassasiyet isteyen objeler ise suda duran tekneler ve Greenwald. 1906 yılında ABD’de Cincinnati’de inşa edilen çapraz bileşik, yatay buhar makinesi Greenwald 62 ton ağırlığında. Volanı, 4,9 metre çapında ve 16 ton ağırlığında.

Rahmi M. Koç Müzesi hakkında:

Rahmi M. Koç Müzesi Türkiye’nin ulaşım, endüstri ve iletişim tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk ve tek sanayi müzesidir. 14 binin üzerinde objeden oluşan koleksiyonu, çocuklara yönelik eğitimleri ve atölyeleri ile kültür ve eğlenceyi bir arada sunabilen tek adres olan Rahmi M. Koç Müzesi Mustafa V. Koç/Lengerhane binası ve Hasköy Tersanesi olmak üzere iki tarihi bina ile hali hazırda 11 bin 250 m2’lik kapalı alana ve yaklaşık 17 bin metrekarelik açık alana sahiptir. Müzeye giriş ücreti yetişkinler için 28 TL, öğrenciler için 12 TL’dir.

www.rmk-museum.org.tr

www.facebook.com/rmk.museum

www.instagram.com/rahmi_m_koc_muzesi

www.pinterest.com/rahmimkocmuseum

www.youtube.com/rahmimkocmuzesi

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.