Bozlu Art Project, Yeni Yayın Yeryüzü Zevkleri Bahçesi / The Garden of Earthly Delights

Share Button
“Siz aslında bir düşsünüz, gecenin karanlığında, gündüzün aydınlığında,
varla yok arası bir düş…”

Mehmet Uygun
Kendine özgü renkleri ve düşsel dünyasıyla Türkiye’de figür resminin önde gelen isimlerinden biri olan Mehmet Uygun’un yaşamı ve sanatının detaylı bir şekilde ele alındığı “Mehmet Uygun: Yeryüzü Zevkleri Bahçesi” isimli kitap Bozlu Sanat Yayınları’ndan çıktı. Yazarlığını Oğuz Erten’in üstlendiği kitap, Uygun’un yirmi yıllık bir süre zarfında ürettiği ve  “bir tür hayvan ansiklopedisi” olarak nitelendirdiği,  “Yeryüzü Zevkleri Bahçesi” isimli resim serisine odaklanıyor.
 
Mehmet Uygun’un yaratıcılığının yanı sıra sanatsal yetkinliği ve uzun süreli üretkenliğini ortaya koyan “Yeryüzü Zevkleri Bahçesi” isimli 77 yapıttan oluşan resim serisi, hayvan ve insan karışımı fantastik figürlerin betimlendiği, metaforlarla örülü alternatif bir dünya kurgusu. Adını Hieronymus Bosch’un (1450-1516) “cennet ve cehennem” tasvirlerinin yer aldığı ünlü triptiğinden alan “Yeryüzü Zevkleri Bahçesi” isimli resim serisi, yaklaşık beş yüzyıl sonra bir sanatçının aynı kavramsal karşıtlığa günümüzden bir bakış önerisi. Ortaçağ kodekslerini andıran görünümüyle yüzlerce yıllık bir geleneğe gönderme yapan serideki tüm resimlerin yer aldığı kitapta okuyucular, Uygun’un çocukluğundan izler taşıyan kurgusal dünyanın doğuşuna ve sanat yaşamındaki parlayan anlara tanık olurken, kodeksler hakkında detaylı tarihsel bilgiler bulacaklar. Tarih boyunca fantastik hayvanlar üzerine kurulu kodekslerin, Uygun’un “Yeryüzü Zevkleri Bahçesi” serisi ile kesişen noktalarının vurgulandığı kitap, sanatçı ve yapıtlarının bir resim serisi üzerinden anlatılmaya çalışıldığı sıra dışı bir okuma sunuyor.
 
Uygun’un sanatını yaşam öyküsüne dair referanslar eşliğinde yorumlayan Erten, “Yer Yüzü Zevkleri Bahçesi”ni şu sözlerle özetliyor:  “35 yaşındayken defterlere çizerek oluşturmaya başladığı “Yeryüzü Zevkleri Bahçesi” serisi, daha küçük bir çocukken dedesinin evindeki “kuyu”nun başında kurgulamaya başladığı fantastik dünyasını açıklayabilmek ve onun içinde yer alan canlıları tanıtmak için kurguladığı bir “hayvanlar ansiklopedisi” niteliği taşır. Bu ansiklopedi içinde 77 ayrı “canavar” veya “mahlûkat” bulunur. Bir doğa betimlemesi içinde, bildiğimiz veya daha önce hiç görmediğimiz çeşitli bitkiler arasında yer alan bu canlılar, renkleri ile izleyeni cezbederken, zihnimizle oynayarak gerçekten yaşayıp yaşamadıkları konusunda izleyeni düşündürür. Sürüngenlerden, yırtıcılara, kanatlılardan, memelilere bildiğimiz dünyanın bilmediğimiz hayvanlarını bize tanıtır. Bunların içinde hayvandan çok Siyah Kalem’in demonlarını hatırlatır nitelikte canlılar da bulunur. İnsan görünümünde fakat kuyruğu lemur kuyruğu şeklinde Mehmet Uygun’un figürleri, çizgili bir tişört giymiş gibi modern zamandan da ses verirler…”
 
Kitabı satın almak için contact@bozluartproject.com adresinden bizimle temasa geçebilirsiniz.
Özgeçmiş:
1964 yılında Elazığ’da doğan Mehmet Uygun, 1989 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olur. 1991 yılında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Ana Sanat Dalı’nda yüksek lisans eğitimini tamamlayan sanatçı, 1991-1993 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışır. Sanatçı, 1993-1994 yıllarında New York’ta çalışmalarına devam eder ve burada çeşitli sergilere katılır. 1995-2004 yılları arasında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışır. 1998 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Sanatta Yeterliliğini tamamlar. Masal dünyasını çağrıştıran kendine özgü figürlerini, zamandan ve mekândan soyutlanmış şekilde bir renk cümbüşü içinde izleyiciye sunan Mehmet Uygun, fantastik bir dünyayı gözler önüne serdiği yapıtları ile tanınır. 1991 yılından günümüze kadar sanatçı hakkında çok sayıda katalog ve kitap basılmış, çeşitli gazete ve dergilerde makale ve röportajları yayımlanmıştır. Bugüne kadar birçok ulusal ve uluslararası kişisel sergi açan, çok sayıda karma sergiye katılan sanatçı, yaşamı ve çalışmalarını İstanbul Zekariyaköy’deki atölyesinde sürdürmektedir.
Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.