Müge Süel-Hülya Küpçüoğlu, Şifa Sergisi,20 Ağustos -3 Eylül,Toloman Art Galeri, Bodrum

Share Button

Açılış kokteyli :20 Ağustos 2021 saat: 18:00-20:30 

Bodrum Bitez’de bulunan Toloman Art Gallery’de 20 Ağustos’ta açılacak olan “Şifa” sergisi, Müge Süel ve Hülya Küpçüoğlu’nun çalışmalarını bir araya getiriyor. Sergide Süel’in zengin dokularla oluşturduğu doğa/deniz, Küpçüoğlu’nun Ağaçların Öyküsü serisine ait eserleri “şifa” teması çerçevesinde bir araya getiriliyor. 

Süel ve Küpçüoğlu sergide doğanın iyileştirici yanına vurgu yaparak, izleyicileri doğaya karşı farkındalığa davet ediyorlar.

Müge Süel, resimlerinde azalmak, hiç olmak, azalmanın içinde çoğalmak, varolmak, yüzeyde; nonfigüratif bir tavırla yol almak isteğini söylüyor. Sanatçı rengin dokunun, ışığın yüzeye kısa, uzun, hafif, yoğun, dokunup geri çekilişleriyle yüzeyde sezgisel ve kurgusal bilinçle fırçanın spatulanın bıraktığı izlerle ifade etmek istediğini, sanatçının izleyicisiyle bağ kurma yolunun bu olduğunu sözlerine ekliyor. Azalmak, yoksun duruş sergilemek, hem içerik hem estetik anlamda çabasını oluşturuyor , insanın doğa karşısındaki duruşunu “Hiçlikte gurur ve kibir yoktur, kendini ve haddini bilme hali vardır. “ Varlığın da hedefi bu olmalıdır yaşadığımız sürece 2020-2021 pandemik sürecin, holistik healing, bütünsel, evrensel şifaya dönüştürebilmenin yolunun bireyin göz ve ruh doygunluğu ile tanımlayabilmenin de yolunu ararken zero art ile yeniden buluştuğunu ifade ediyor. Bu azalma ve yalınlık arayışı yaşadığımız süreçteki, ekolojik hırpalanma ve yeryüzündeki organik yoksunluk ve doğaya özlem ile de örtüşüyor. Evrensel iyileşmenin olasılığının, bireyin organik geçmişine bağlılığıyla mümkün olabileceğine inandığını, bunun için bilinçli farkındalığın getirdiği bilinçle tüketimin yolculuğunu da kurgusal olarak resimlerindeki azalma, hiçlik ve “0”noktası ile izleyiciye hissettirme çabasında olduğunu dile getiriyor. Sanatçının hedeflediği içsel yolculukta izleyicisiyle bağ kurma yolunun bu olduğunu sözlerine ekliyor.

Hülya Küpçüoğlu, sergide uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ‘doğa’ teması ön plana çıkıyor. Doğaya karşı yapılan yıkımlar üzerine bir farkındalık yaratmaya çalışan sanatçı, ayrıca doğanın insana şifa veren yanını da gündeme getiriyor ve insan ve doğanın eskisi gibi bir arada yaşaması gerektiğini savunuyor. Sanatçı “Büyük şehirde yaşamanın getirdiği bir unsur olarak çok yaklaşamasam da doğayı her zaman çok sevdim. Kadıköy’de oturduğum için kentsel dönüşümün başladığı yıllardan bugüne yakından tanıklık eden bir kişiyim. Sokağımızda günden güne yıkılan binalar ve bahçelerden kesilen eski Erenköy’ün sahiplerinin yani o eski yazlık mekanlardaki ağaçların yokluğunu fark etmemek imkansızdı.” Diyor. Ayrıca doğanın yok edilmesiyle mevsimsel değişikliklerin olduğunu, ilerleyen süreçte bunun insanoğlu için bir felakete dönüşebileceğini de ekliyor. Sergide Doğa hakkında okudukları, gördükleri ve edindiği izlenimleri kendi üslubu doğrultusunda resimlerle sunuyor ve doğanın güzelliklerini anımsatarak yapılan yıkımlara işaret ediyor. Serginin adı hakkında sanatçı şöyle söylüyor “Küçük bir çocukken, eniştem ve kuzenlerimle Kadıköy’ün ara sokaklarında dolaştığımız bir gün, eniştem bize ‘Hadi ağaçların öyküsüne’ gidelim dedi… Hâlâ anımsadığım o ara sokakta bulunan bir marangoz dükkânına girdiğimizde yaşlı bir adam bizi karşıladı. Orada, ağaçlardan yapılmış olan objelere bakakaldım. ‘Ağaçların Öyküsü’ o dükkânın adı idi ve sonraki yıllarda pek çok şey gibi o da kayboldu gitti… Benim hatıralarımdan ise asla silinmedi…”

20 Ağustos’ta Bodrum Bitez’de bulunan Toloman Art Gallery’de açılacak olan sergi, 3 Eylül tarihine kadar izlenebilir.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.