CARTE BLANCHE TO NİL YALTER, Galerist, 22.05-21.06.2014

Share Button

nil

SERGİ AÇILIŞI | 22 MAYIS PERŞEMBE | 19:00 – 21:00

Nil Yalter’in kadın bedenini sosyo-politik bir mesele haline getiren uluslararası sekiz kadın sanatçının eserlerini bir araya getirdiği ‘Carte Blanche to Nil Yalter’ isimli sergi 22 Mayıs- 21 Haziran 2014 tarihleri arasında Galerist’te gerçekleşiyor. 1970’lerden günümüze kadın bedeni ve temsillerini farklı yaklaşımlarla inceleyen fotoğraf, video, dijital baskı ve yerleştirmelerden oluşan seçkide Mary Beth Edelson, Didem Erk, Parastou Forouhar, Hélène Hourmat, Birgit Jürgenssen, Sigalit Landau, Yasemin Özcan ve Dilek Winchester’in eserleri yer alıyor.

Sergide yer alan sanatçılar, kadın bedeni üzerinden oluşturdukları diller ve semboller aracılığı ile yeni bir etkileşim alanı yaratıyorlar. Feminist akımın öncü temsilcilerinden Amerikalı sanatçı Mary Beth Edelson’ın ‘Body Series‘ başlıklı fotoğraf serisinde kullandığı tanrıça figürleri güçlü kadını simgelerken, Fas asıllı Fransız sanatçı Hélène Hourmat ‘The Stamp Boy‘ isimli, günlük yaşam döngüsünün dışına çıkan fotoğraflarında, kadının imajı ve bedenin temsilini sanat tarihi ve moda fotoğrafları üzerinden irdeliyor. İranlı sanatçı Parastou Forouhar’ın ‘Swanrider‘ başlıklı eserinde kadın bedeni tasviri ise, masallardaki çirkin ördek yavrusu metaforu üzerinden yapılıyor. Avusturyalı Birgit Jürgenssen vücudunun farklı bölümleri üzerine erkek egemenliğine referans veren görsellerin yansıtılmasından oluşan fotoğraf serisinde, beden kültürel ve psişik bir yazım alanı olarak kullanıyor.

İsrailli Sigalit Landau, dikenli tellerden yapılmış çemberi çıplak bedenin etrafında döndürdüğü videosu ‘Barbed Hula’yı derinin altındaki görünmez limitleri açığa çıkaran kişisel ve senso-politik bir eylem olarak görüyor. Dairesellik, soyutlama ve tekrarlama kavramlarını kendi bedeni üzerinden materyalize eden Didem Erk ise ‘Walking around the Perimeter of a Circle – A Line (Traced) by Walking’ performans videosu aracılığı ile kendi varlığını hükümsüzce takip eden bir varlığa dönüşüyor. Yasemin Özcan ‘Koş‘ başlıklı videosunda kendi özgürlüğünü kazanmak için çıktığı yolculuğu bedensel bir deneyime dönüştürüyor. Beden ve dil arasında bağlantı kuran Dilek Winchester‘ın ‘The Unnamable: Metaphors for Vulva and Vagina’ isimli videosu ise, kadının en mahrem organını referans alan fakat kadın bedeninin görülmediği sergideki tek yapıt.

Yüzyıllar boyunca eril bakışla bir fantezi objesi ve seyirlik bir nesne olarak sunulan kadın bedeninin temsili feminist sanatçıların çalışmalarının odak noktası olmuştur. ‘Carte Blanche To Nil Yalter‘ sergisi cinsiyet, mahremiyet, aidiyet, sosyo- politik kodlar ve roller kavramlarını üzerinden kadın bedenine alternatif bir temsiliyet arayışı önerir.

“Sanatçı bedeni, sosyal konular için bir vektördür: dijitalleştirme, sanal formlar, kelimeler, hiper metinler, etkileşim..(…) Mesajımı yazdığım yüzey kendi derimdir. Tıpkı bir yılan gibi, yol aldığım yerde derimin izlerini bırakırım.” Nil Yalter

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.