Serina Haratoka’nın “Rüya Mağaraları” Sergisi Yoğun İlgiyle Tokatlıyan Han’da Açıldı

Share Button

Serina Haratoka’nın “Rüya Mağaraları” adlı sergisi 24 Aralık’ta Tokatlıyan Han’da açıldı. Hanın beşinci katında sanatseverlerle buluşan sergi, açılışında geniş bir izleyici kitlesini ağırladı. Sanatçının antik çağların renk terapisi ritüellerinden, mitolojik hikayelerden, Doğu felsefelerinden ve modern psikanalistlerin metinlerinden ilham aldığı, Denizhan Özer küratörlüğündeki sergi; doğum, mağara, tünel ve ayna metaforlarıyla anlatılabilecek, ruhsal bir keşif deneyimi sunmayı amaçlıyor. Sergi 24 Ocak 2025 tarihine dek sanatseverleri ağırlayacak.

“Rüya Mağaraları”, bir sergiden öte bir enstalasyon olarak; dünyevi hırslarımızı, üstümüze yığılmış sosyal ve ekonomik yükleri dengeleyebilmemiz için manevi gücümüze bağlanmamızın kıymetini bizden binlerce yıl önce yaşayan insanların öğretileriyle tekrar hatırlamamız için inşa edilmiş bir köprüyü simgeliyor. Anne karnından başlayan ruhani yolculuk rüyalarda yaşanan bir aşk hikâyesi ile tamamlanıyor. Serina Haratoka’nın uzun yıllardır yaptığı araştırmalar ve rüyalarla ilgili yaşadığı yüzlerce tesadüfle şekillenen, rüya ile gerçek arasındaki çizgiyi zaman zaman silmek istediği bir çalışma olarak ortaya çıkan “Rüya Mağaraları” sergisi; ruhu hatırlama, kendini bulma ve görünmeyeni keşfetme yolculuğuna davet ediyor.

“Her tablonun bir kısmı rüya, bir kısmı gerçek”

Gördüğü ve gerçekte yaşadığı uyku anındaki hipnagojik ve uyanık hâldeki parlak rüyalar, halüsinasyonlar ve Kafkasya’daki köklerinden gelen kadim inançların mirasıyla dünyanın farklı noktalarından edindiği çeşitli öğretiler üretimlerini şekillendiriyor. Her tablonun bir kısmının rüya, bir kısmının gerçek olduğunu belirten sanatçı, sınırların belirsizliğinin ziyaretçinin kendi zihninde yeni sorular uyandırmasını amaçlıyor. “Hipnagoji, yani uyanıklık ve uyku arasındaki o an, benim için çok önemli bir ilham kaynağı oldu. Bu an, rüyaların hayallerle ve yaratıcılıkla buluştuğu büyülü bir alan.” Serina Haratoka

Sanatçı çalışmalarında antik çağlarda insanların inançları uğruna gösterdikleri çabadan ilham alıyor ve bu çabanın sanatın tüm dallarına yansımasına, mağara duvarlarından başlayıp dev tapınakların bezemelerine kadar uzanmasına referans veriyor. Mitoloji, doğa, ritüeller, sanat tarihi, prehistorik dönem, inanç sistemleri Haratoka’nın araştırma alanları arasında yer alıyor.

Türkiye’de 2014 yılından sonra açtığı ikinci solo sergisinde sanatçı, dört yıllık bir üretim sürecine dayanan yağlı boya resim ve enstalasyon ağırlıklı eserleriyle sergi kapsamında ilk defa izleyici karşısına çıkıyor. Tuvalin üzerinde sadece imge değil volüm de oluşturmak isteyen Haratoka, katmanlı diliyle resme boyut vererek mekânsal algı oluşturuyor. Mağara alegorisine referans veren sanatçının çalışmalarında tekrar etmeyen renk ve dokular, oyuntu ve çıkıntılar dikkat çekiyor.

“Rüya Mağaraları, ruhlarımızın birbirine duyduğu tanışıklığın arasında duran kapıların kilitlerini açacak bir anahtar gibi seyircisini bekliyor…” Serina Haratoka

Serina Haratoka hakkında:

Serina Haratoka, İtalyan Lisesi’nde okuduğu ilk yıllarda görsel sanatlarla tanışmış ve bu ilgisini önce fotoğraf, ardından da resim sanatı ile birleştirmiştir. YTÜ Mimarlık Fakültesi’nde okurken dünyayı dolaşma isteğiyle profesyonel turist rehberliği brövesi almış, on üç yıl boyunca pek çok ülke gezmiş ve farklı kültürlerle tanışmıştır. Öğrenci olmaya devam etme isteğiyle İspanya’ya taşınmış, Barcelona Sinema ve Sahne Sanatları Üni. UACE’de Görüntü Yönetmenliği ve Rejisörlük bölümlerinde çift anadal eğitimi almıştır. Yedi sene İspanya’da yaşadıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Burada uzun yıllardır multidisipliner bir sanatçı olarak çalışmalarını sürdüren Haratoka, 2014 yılındaki ilk kişisel sergisini belgesel fotoğraf dalında açmıştır. Bugün sanatçının eserleri İtalya, İspanya ve Avusturya gibi dünyanın çeşitli ülkelerindeki galerilerde ve uluslararası çağdaş sanat fuarlarında sergilenmektedir. Altı yılı aşkın bir süredir “Kültür Mantarı Sanat Hareketi” (@kulturmantari.tv) isimli bir sosyal sorumluluk projesini yürütmekte olan sanatçı, sanat ve sanat tarihi ile ilgili bilgilerini Türkiye’deki yetişkin ve öğrencilerle paylaşmaktadır. Şu sıralarda İstanbul Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümünde üçüncü üniversite eğitimini almakta olan sanatçı, çalışmalarına İstanbul Kavacık’taki stüdyosunda devam etmektedir.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.