
Belkıs Balpınar’ın 1995 yılında İstanbul Milli Reasürans Galerisinde gördüğüm ilk sergisini unutmak hayli zordu. Onun kendini bir tasarımcı veya sanatçı olarak tanınması bence o kadar da önemli değil; ben onu form ve dokunun mükemmel uyumunu aramaya çalışan ender Türk sanatçılarından biri olarak düşünmekteyim. Çalışmalarındaki titizlik onu tasarımcılığa yaklaştırırken, uzay, evren, temel parçacıklar, hücreler ve kısacası yaşamın en temel elemanları ile olan ilgisi de onun sanatçılığını ortaya çıkartır.
Geleneksel dokumalar konusundaki bilgisi ve uygulamadaki titizliği onu bir tasarımcı, uzay, evren, temel parçacıkların veya canlıların hücrelerine odaklanması, kısacası, peşinde olduğu yaşamın sırrını çağdaş bir yorumla ifadesi onu sanatçı yapar.
Geleneksel Türk kilimlerindeki, renkler, sembolik motifler ve dokuma tekniği konularındaki bilgisi: gelenekselden çağdaş yoruma geçişini sağladı, ama sanırım Belkıs daha iyisini yaptı: bu bilgileri ile makro ve mikro evrenlerdeki form ve hareketlerin yorumunu ‘artkilimleri’ ile ifade etti.
Onun kuantum fiziği ve kozmolojik araştırmalar hakkındaki ilgisini ve Anadolu kilimleri hakkında yapmış olduğu araştırma ve yayınlarını bilmiyorsanız çalışmalarını aceleyle l970’ın op hareketi ile tanımlayabilirsiniz.
Op hareketi sanatçıları gibi o da uzam ve hareketi çizgilerle ifade eder, ama o daha ileri giderek daha az çizgi ile daha çok hacim ve derinlik ifade etmek için daha az çizgisel ama bütünsel bir yorum ile hareketin içe doğru gidiş veya yüzeyden kaçış hareketlerini tanımlamaktadır. Sürekli değişen, genişleyen veya alanlarının dışına çıkıp genişleyip daralan hareketleri ile Belkıs kozmostaki yörüngesel hareketleri hissetmemizi sağlayarak Kozmos ile bağlantımızı kurmaktadır.
Prof. Tomur Atagök
Sanatçının eserlerini Mine Sanat Galerisi Bodrum Palmarina’da 15 Eylül 2014 tarihine kadar izleyebilirsiniz.
AÇILIŞ: 27 AĞUSTOS 2014 ÇARŞAMBA, 19.00
Mine Art Gallery Yalıkavak Palmarina
Yalıkavak, Palmarina No: D105 Merkez Mah. Çökertme Cad. Bodrum / Muğla
T: +90 (536) 553 50 66
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.