Eğlence, Aslı Kutluay, BANYAN

Share Button

15129_771348472893748_1118208655_n

ASLI KUTLUAY
‘EĞLENCE’
13 ŞUBAT-13 MAYIS 2014

Aslı Kutluay’ın ‘EĞLENCE’ başlıklı resim sergisi
Banyan’da ‘Art For The Soul’ projesi kapsamında
Şeli Art Project işbirliğiyle sanatseverlerle buluşuyor.
Gündelik yaşam alanlarında sanatsal çözümler öneren proje kapsamında
açılan sergiler ‘Her yerde sanat’ sloganıyla etkinliklerine devam ediyor.
Istanbul’un dar bir sokağında yürürken aniden yağmur basladı. Kendimi kapısı açık bir kırtasiye dükkanına attım. Rengarenk boyalar, kalemler, defterler, kitaplar ile dolu bir cennete gelmistim. Bir anda kendimi çocukluğumun aralık kalmıs kapısından girmis gibi hissettim. Bedenim genç bir kadın, ruhum ise küçük bir çocuk gibiydi. Kendimi Amsterdam’da Montessori Okulu’nun resim atölyesinde hatırladım, okul koridorundaki ilk sergimde küçük bir kız resimlerim arasında yürüyordu. Farkettim ki bu his kalbimdeki ilk aşk…

Aslı Kutluay

Eğlence Aslı Kutluay’ın çalışmalarını anlatan anahtar kelimedir. Aslında tüm işlerinde zarif bir şakacılık ve sevinç görülür. Coco Chanel, Kutluay’ın resmettiği birçok karakterde altını çizdiği bir arketiptir. (Aslı) çevresinin ona sağlayabildiğinden çok daha uçarıdır; tıpkı bir “okyanus zihinli” gibi sınırların ötesine geçmek ister. Kutluay’ın karakterlerinin elinde sıklıkla görülen sigaranın eyleme geçtiği an işte budur. . Ucunu yakmak zorunda oldugu minicik ateşiyle sigara, çağının ötesinde bir kadınlığı, oldukça dışavurumsal ve dokunaklı bir şekilde yansıtır. O, kadınlar üzerinde katı sınırlamaları olan bir atmosferde tehditlere açık savumasızdır. Kutluay karakterlerinin, çevrelerindeki şiddet olasılığına karşı duruşlarında; görgülü güzelliklerinden,
kırılganlıklarından ve özgür dişi çekiciliklerinden bir an bile ödün vermeyen siyaset, siyasal eylemcilik ve toplumdaki kendi cinsi için tanımlanmış rollere karşı-saldırı tavrı sezilir. Kutluay aşk dolu şarkılar söyleyen dişi savaşçıyı temsil eder.

Tchera Niyego – New York, 2013.
Küratör ve Sanat Yayıncısı

Sanatçının işlerindeki ve hayat tecrübesindeki zenginliğini görebilen, çekip çıkarabilen biri, onun gerçek yaşının şimdikinin üç katı olduğunu sanabilir. İşlerinin herbiri ve hepsi sanki bir kaynak makinasında bekleyen ve kavrandığında fışkırmaya hazır kıvılcımlar gibi, taşan bir yaratıcılığın gözlemini ve güzelliğe duyulan özlemi sergiler.

Nitekim , Aslı’nın işleri aslında yerinde duramayan (kendini tutamayan) bir yaratıcılık bolluğu içinde çeşit çeşit(bir dolu) malzeme olarak form bulur. Kutluay, ayakkabıdan resme, olaylardan mobilyaya dek herbirşeyi ve herşeyi tasarlar. Kendi dünyasına kattığı sanatçılardan ilham alırken onlara cömertçe imkanlar sağlamaktan ve imkanlarını paylaşmaktan geri durmaz. Bu yükselen uçarılık, cesur bir yüreğin ve cesur bir zihnin göstergesidir.

Kutluay’ın referanslarının çoğu Art Nouveau ve Beat Kuşağını içerir. Stüdyosundaki sesleri ve hissedilen tonları paylaşırken biz de bunların işlerine yansıdığını görürüz. Doğadan izler, bitki ve hayvan yaşantıları; 1920’lerden savaş sonrası ile 1950’lere dek geçen devrin insan mimik ve ifadeleri sanatçının kişisel yaşantısına ait güçlü bir aroma sunarlar. Bir an, nostalji dolu Edith Piaf’ı en düşkün haliyle işitiriz, ; onun dışında sonuçta Kutluay’ın özgür olmak istediği yer bir “Baloncuk İstasyonu”dur. Bu ihtiyaç Jay Hawkins’in çığlıklarında tam yanımızdaki bir çerçevede Beatnik Müzisyenler Sonny Boy Williams Blues çalarken ve statükoyu dışlarken ve sistemdışı durumu kendiliğinden kutlarken meydan okurcasına görünür.

Ve ‘Tutku’ çalışmasını Liber Tango’ya güçlü düşkünlüğünü karakterize ettiği bir çalışma olarak mı görmeliyiz ? Yoksa bu çalışma , kadınların dans etmek, serbestçe oturmak, içmek, giyinmek ve/veya mutlu olduklarında gülmek gibi hakları konusuda eşitliklerini vurguladığı fedakar bir kendini adayış mıdır ? Ortak bir zeminde yüz yüze duran iki karşı cins imgesi, kuşkusuz Cumhuriyetin çocuklarının çağdaş bakışlarını mutlu kılarken, bu etkiyi “Görünmeyen” işinde illüstre ettiği tekne üstünde dört kadının denizaltı tanrıçasını arama mücadelesini anlattığı hikayede daha az farkederiz
Bu durum Aslı’nın farklı eserlerinde de ortaya çıkmaktadır; sergilenen dansın tüm renklerinin hakkını verirken bir yandan da dansçının nefesini nasıl tuttuğunu hissedersiniz. Tablodaki kadınlar gerçekten de sağa sola eğilerek kıvrılırlar fakat ayakları yere basmaz. Aslında güçlerini vücudun üst kısmından ve ellerin gizeminden alırlar. Simya, gizem ve sihiri temsil ettiğinden ve asıl sihirbazın elinde sonsuz yaşam anahtarı bulunduğundan, gücünü karışımdan alır – yegane formülü bulmak için.”

Luc V. Zwaenepoel – Bruxels / Brüksel, 2010

BANYAN
Ortaköy Salhanesi Sokak,Fescilizade Binası No:3/2
Ortaköy,İSTANBUL

İletişim için:
Şeli Art Project Organisation
05422375241
www.selisanat.com
selibenhabib@gmail.com

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.