Weltschmerz, Pg Art Gallery, (05 – 29 Mart 2015)

Share Button

w

Pg Art Gallery 5 – 29 Mart tarihleri arasında Candaş Şişman, Çınar Eslek, Devran Mursaloğlu, Jak Baruh, Kerem Ozan Bayraktar ve Yonca Karakaş’ın çalışmalarının yer aldığı ‘Weltschmerz’ adlı sergiye ev sahipliği yapıyor.

Weltschmerz*, dünyanın sosyal ve fiziksel acımasızlığı karşısında bireyin hissettiği sıkıntı, yabancılaşma, depresyon ve acıya dair bir kavram. Dünyanın idealleştirilmesi ve bu ideal karşısında hissedilen duygusal dalgalanma, Romantik Dönem’de kişiliklenen bir olgu. Sergi, dönemin bu bakış açısıyla, günümüz sanatçısının gerçeklik algısı arasındaki bir tür benzerliği vurguluyor.

Bugünün sanatının gerçeklik kavramını sürekli sarsıntıya uğratacak anlatım biçimleri ve üretim teknikleri seçmesi ile algılanan dünyanın reddedilmesi ya da değişime uğratılmak istenmesi arasında, gözle görünür bir ilişki bulunmakta. Gerek küresel gerekse yerel ölçekte yaşanan sosyal değişimler, bireyde sürekli bir kaygı haline, donuklaşmaya ve mekanikleşmeye sebebiyet verirken, aynı zamanda gerçekliğin reddedilmesine de yol açıyor. Sanatın bu reddedişte, kimi zaman şizofrenik denebilecek düzeyde çarpıklıklardan oluşan bir algıya başvurduğu, kimi zaman ise sert ve katı bir biçimde eleştirel bir mekanizma oluşturmayı amaçladığı görülmektedir. Tasarlanan dünyanın hep gelecekte oluşu ve şuan var olanın kişinin evreniyle uyuşmamasına sanatçıların verdiği refleks, bu dünyanın temsilinden ziyade onun başkalaştırılması, parçalara ayrılıp sunulması ya da yeniden üretilmesi şeklinde gerçekleşiyor.

Dünyanın kendisine tahammül edemeyişimiz, bir tarafı öz yıkıma giden, diğer tarafı ise onu dönüştürmeye ve iyileştirmeye çıkan yollar yaratıyor. Bu noktada, ne türden bir üretim yöntemi seçerse seçsin, sanatçı olmanın kendisi, bize farklı yaşama modelleri ve bu anlamsızlık hissine karşı çeşitli duyumsama noktaları sunmayı başarabiliyor. Gündelik etkileşimin dışında, sanat üzerinden kurabildiğimiz bu özel iletişim, deneyimlediğimiz kaygı hallerinin benzerliklerini bize göstererek, onları kavramsallaştırmamıza ve tartışabilir kılmamıza olanak tanıyor.

*Alman yazar Jean Paul tarafından türetilen ve başka bir dile tam olarak çevirisi mümkün olmayan Weltschmerz, kelime karşılığı olarak “dünya kederi” anlamına geliyor. Romantik dönem şair ve yazarlarının melankolik ve pesimist yapıtlarıyla ilişkilendirilen terim, dünyanın gerçekliğinin yıkıcı doğası karşısında, aklın isteklerinin hep yetersiz kalmasından kaynaklanan varoluşsal acıyı ve anlamsızlık duygusunu ifade etmek için kullanılıyor.

***

Pg Art Gallery is pleased to present “Weltschmerz”, a collective exhibition that encompasses the works of Candaş Şişman, Çınar Eslek, Devran Mursaloğlu, Jak Baruh, Kerem Ozan Bayraktar and Yonca Karakaş. Weltschmerz will be on view from March 5, through March 29, 2015.

Weltschmerz*, is a phenomenon that refers to the alienation, depression and suffering an individual experiences when witnessed the physical and social brutality around the world.

Romantic Era is frequently represented by idealization of the World and the reference to the fluctuation of the emotions when confronted by this ideal. This show emphasizes a sort of similarity between this perspective of the Romantic Period and the perception of reality of contemporary artists.

There is a clear relationship between the forms and methods that contemporary art employs to continually disconcert the concept of reality and the desire to renounce or transform the perceived world. The social changes that are experienced both in global and local levels cause a constant anxiety, mechanization and numbness in human behavior but at the same time they also lead to the renunciation of the reality. This renunciation of art sometimes aims for an utterly harsh mechanism of criticism or resort to a twisted perception, which can be described almost as schizophrenic.

When faced with the situation that the desired world is always resides in the future and the present one is not compatible with one’s own universe the impulsive action that the artists take is not to represent the world as it is but to transfigure it, deconstruct it or reproduce it. Our inability to reconcile with the world per se lead us either to self destruction or to a path which pushes us to create new ways to transform and improve it. At this point, whatever method he or she chooses, being an artist itself present us new modes of living and so cracks our numb outer cover and creates some sensation. Unlike the everyday contact, this special type of communication we develop through art shows us the similarities of the anxieties we experience and enables us to conceptualize them and eventually to talk about them.

*Weltschmerz, invented by German writer Jean Paul, is essentially an untranslatable concept that roughly means a feeling of melancholy and world-weariness. The term that is usually associated with the melancholic and pessimistic works of Romantic poets and writers, and is used to describe the existential pain and meaninglessness that originates from the incompetency of the mind’s desires in the face of the reality’s destructive nature.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.