Dejavu, Murat Havan, Bindallı Sanat Galerisi (27 Şubat -19 Mart 2014)

Share Button

Islak İmza

27 ŞUBAT- 19 MART 2014

                                 OZAN TADINDA RESSAM OLMAK

Havan “Kaderim buysa, boyarım” diyor.
Tüm isteği, Türkiye’de ozan tadında bir ressam olmak. Boyadığı horozları, Kipling gibi, La Fontene gibi, konuşan, dövüşen, uyaran, ya da hep çıkarlarını düşünen insanlar, pardon Horozlar… Hepsi harikalar parkında.Simgesel olarak çok şey anlatıyorlar, izleyiciye. Pentür bunlar, renk, ritm, biçim.
Ve her resim, kendi başına bir dünya. Duygulara düşüncelere, etki eden. Horozun tüylerinde coşan,
Kavgacılığı ile savrulan, renkleri ile keyiflendiren…
Yaşamın farkında olan, farklı dille anlatır. Her, saat 9 U 5 geçe, ATASININ yokluğunu yüreğinde hisseden, duyarlı bir sanatçının çığlıklarıdır “Horozların Döğüşü”. Ve bu resimlere bakan izleyici
Yaşadığımız günlerin karmaşasını hisseder yeniden.
                                                                                                    PROF.DR. TÜLİN ONAT

 SANDIK-1

Ülkemdeki, siyasi ve politik mücadeleleri horoz sembollerimle tasvir ettiğim ve o dönemden bu döneme değişmeyen hatta daha da ilerleyerek ve deşifre edilerek uygulanan siyasi ve politik tavırların bir nevi belgesi ya da dejavusudur anlatmak istediğim…

İnsanların çoğu bir süre sonra ne zaman ve nasıl dejavu yaşadığını unutur.

Ancak bizim bu dönemde yaşadıklarımız Atatürk’ün ışığından aydınlanarak, inanarak, birleşerek ve direnerek çözmemiz gereken olaylardır. Unutmadan ve unutturmadan farkında olmamız gereken bir dejavu anıdır.

‘’DEJAVU Resim ve Seramik ‘’ 19 Mart tarihine kadar Bindallı Sanat Galerisinde izlenebilecek

Tarih: 27 Şubat 2014 Perşembe  ( açılış kokteyli )

Saat: 19.00

Yer:  İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No: 7 Beyoğlu – İstanbul

ergenekon-1

OZAN TADINDA BİR RESSAM…

Bir ressamın çevresine bakışı hep resimseldir ama belli bir sorumluluk taşır.

Bir resim, ressamın, farkındalığının ve dikkat çekmeye çalıştığı olaylar hakkında, çözüm
aradığı, belgelediği, biçimlerdir. Yaşadığı, bildiği, dünyayı yeniden yaratırken
Sembolleri kullanır sanatçı. Sembollerin sanat yapıtlarında, her zaman önemi büyüktür… Cassier
“Sanat sembolik bir dildir” der.
Geçmiş ve gelecek, dün ve yarın, sanatçının ürettiği çözümlerin kendi dünyasındaki anlatımıdır.
Her sanatçı kendi ifade biçimini yaratır ve bu Onun özgünlüğüdür
“Ben bir düş gezginiyim” diyen Murat Havan, sürekli gezinirmiş kendi düşler ülkesinde.
La Fontene, masallarını anlatırken, sevimli hayvanlarını konuştururken, fabllarında, kendi
yarattığı dünyada gezindi, durdu. Ya, Kipling, şiirlerini yazmak için, Nasıl bir çevrede,
Hayal kurdu.
Baudrilland, Disneyland’in, tek işlevinin, tüm Amerika’nın, dev bir temalı park olduğu gerçeğini, gizlemek olduğunu “söyler.
Havan “Kaderim buysa, boyarım” diyor.
Tüm isteği, Türkiye’de ozan tadında bir ressam olmak. Boyadığı horozları, Kipling gibi, La Fontene gibi, konuşan, dövüşen, uyaran, ya da hep çıkarlarını düşünen insanlar, pardon Horozlar… Hepsi harikalar parkında. Simgesel olarak çok şey anlatıyorlar, izleyiciye. Pentür bunlar, renk, ritm, biçim.
Ve her resim, kendi başına bir dünya. Duygulara düşüncelere, etki eden. Horozun tüylerinde coşan,
Kavgacılığı ile savrulan, renkleri ile keyiflendiren…
Yaşamın farkında olan, farklı dille anlatır. Her, saat 9 U 5 geçe, ATASININ yokluğunu yüreğinde hisseden, duyarlı bir sanatçının çığlıklarıdır “Horozların Döğüşü”. Ve bu resimlere bakan izleyici
Yaşadığımız günlerin karmaşasını hisseder yeniden.
İnsanların, kendilerini ifade etmede, büyük sınırlamalar yaşadığı, düşüncelerini, söyleyemediği, yazamadığı bir ortamda, horozlar diledikleri gibi ötüyorlar.
İstedikleri gibi dövüşüyorlar. Murat Havan, bir Kipling misali, üzüntülerini, endişelerini, boyalarla
söyletiyor horozlarına…

Prof. Dr. Tülin Onat

KAMUFLAJ-BALYOZ

                             DEJAVU

 

Yapılan araştırmalara göre birçoğumuz hayatımız boyunca en az bir kez dejavu anını yaşarız.

Sizde sık sık daha önce ben bu anı yaşamıştım hissine kapılmışsınızdır, şaşkınlık içerisinde…

 

Bu sergimde sizinle yaşadığım bir dejavuyu paylaşıyorum… 2005 den beri üzerinde çalışmaya başladığım ve bugüne kadar uzanan, döneminin gündem haberlerinden oluşan üç sergimin bugünkü yansımasıdır dejavu sergim…

Dalaşmaaaa… Piramid Sanat Galerisi  – 13 Mayıs /13 Haziran 2009

Son dakika… Kırişna Sanat Galerisi Ankara   -2010

2011 Gün dem den… Ütopya Sanat Galerisi  – 2011

Bu üç sergimin de konuları dönemlerinin anasayfa haberlerinde ki yazılı ve görsel, medya gündem başlıklarından yola çıkarak hazırlandı.

Ülkemdeki, siyasi ve politik mücadeleleri horoz sembollerimle tasvir ettiğim ve o dönemden bu döneme değişmeyen hatta daha da ilerleyerek ve deşifre edilerek uygulanan siyasi ve politik tavırların bir nevi belgesi ya da dejavusudur anlatmak istediğim…

İnsanların çoğu bir süre sonra ne zaman ve nasıl dejavu yaşadığını unutur.

Ancak bizim bu dönemde yaşadıklarımız Atatürk’ün ışığından aydınlanarak, inanarak, birleşerek ve direnerek çözmemiz gereken olaylardır. Unutmadan ve unutturmadan farkında olmamız gereken bir dejavu anıdır.

4C TEKEL

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.