Gizliden Sesler, Yunus Emre Erdoğan, Sanatorium, (01 Eylül – 03 Ekim 2015)

Share Button

click

“III

Kopan bir arp teli gibi tuhaf bir sesle
Uyandırır bizi – Bu bir simge ve belirti.”

Kıtalar / Edgar Allan Poe

Yunus Emre Erdoğan’ın ilk kişisel sergisi olan “Gizliden Sesler”,  sanatçının son dönem çalışmalarını kapsıyor.  Mekanın fiziksel sınırlarıyla öznel kavrayışının sınırları arasında gidip gelen bir arayış halinde olan sanatçı, bakma eylemini iç mekana çekerek özel alanda sürdürmektedir. Erdoğan’ın çalışmalarında, bakışı mekanın içine hapseden, dışarıyla ilişkisini kesen indirgenmiş detaylar göze çarpmaktadır. Sanatçının içsel yolculuğu, bulunduğu alandaki seçtiği kesitlerle somutlaşmakta gibidir. Ağırlıklı olarak füzen malzemeyle oluşturulan çalışmalar dingin olduğu kadar gerilimli atmosfere sahiptir. Detaylardaki mekansal öğelerin zaman zaman biçimselliğinden sıyrılarak tekniğin özgün kullanımıyla yeni bir bakışa hizmet ettiği söylenebilir.
Yunus Emre Erdoğan: 1988 doğumlu sanatçı, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde tamamladı(2011). Üniversitenin aynı bölümünde Yüksek Lisans Programına devam etmektedir. Sanatçı, İzmir’de 2012’de açılan, kurucularından olduğu bağımsız proje ve sanat alanı Input-Output ve İzmir’deki atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor. 2007’den bu yana yurtiçi ve yurtdışında bir çok karma sergi ve etkinliklere katıldı. Bunlardan yakın zamana ait bazıları; “Yaşam Laboratuvarı” Sanatorium Galeri (2013), “…ufukta hayal gibi belirmiş bütün değişimler” Mars İstanbul (2013), “Apparatus Criticus & Locus / Footnotes” Künstlerhaus Stuttgart & Lotte, Stuttgart (2013), “Kağıdın Ruhu” Alan İstanbul (2014), “Neredeyim?” Kare Sanat (2014), “Innominate Spaces” Mieszkanie Gepperta, Wrocław (2014), “Mamut Art Project ’15 “ Küçükçiftlik Park (2015), “Fotokopiler” Adnan Saygun Sanat Merkesi / A.A.S.S.M, İzmir (2015). Kişisel proje; “Kozmik Oda” Input-Output Nonprofit Space (2012).

Yunus Emre Erdoğan – Gizliden Sesler
1 Eylül – 3 Ekim 2015
SANATORIUM
Açılış: 1 Eylül, 18:30

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.