Adem’e yasak elmayı yedirdiği için hikayesinden ve cennetinden kovulan ve “baştan çıkarıcı tehlikeli varlık” olarak tanımlanan Havva’yı betimlediğim resimlerimde, kadını sadece erkek dünyasına hizmet eden seyirlik bir nesne olarak değil; “femme fatale” ve “kül kedisi” arasında gidip gelen, çağdaş mitolojiyle uyum içerisinde olan, düşsel bir masal kahramanı olarak ele aldım.
Hem paletimi zenginleştirmek adına, hem de tek başına var olan kadın imgesine canlılık katmak amacıyla zaman zaman Art Nouveau akımından da esinlenerek tuval yüzeyine çeşitli çiçek motiflerini, organik biçimleri ve süsleyici öğeleri de dâhil ettim. Böylelikle Havva’dan ilham alarak ve günümüz modern kadınından yola çıkarak güzel ve çocuk/kadın temalı figürlerimi idealize ve stilize etmeye çalışırken, bir yandan da kadının yalın güzelliğini ve gençliğini lirik manzara detaylarıyla da süsleyerek resme teatral bir hava katmaya çalıştım.
Kah alçakgönüllü – kah kibirli duruşlarıyla, hem çekingen – hem seksi görüntüleriyle, bazen yüksek topuklu ayakkabıları – bazen başında taşıdığı boynuzlarıyla, bazen omzunda duran küçük haberci bir kuş ya da kucağında taşıdığı kısmetli balıklarıyla, jestleriyle, vücut hareketleriyle, izleyicisinin üzerinden hiç çekmediği kocaman ve hüzünlü gözleriyle, müstehcenlik – masumiyet – drama- düşsellik gibi bünyesinde barındırdığı tüm abartılmış duygularıyla, alegorik tutumuyla ve bütünüyle “kadınca” yaşantılar serisinden oluşan esrarengiz bir harikalar ülkesini gözler önüne sermek istedim.
Resimlerimdeki kadınların her birini Havva’ya öykünen, Adem’siz saklı cennetlerinde büyük bir cesaret ve tutkuyla, ama tek başlarına, acımasızca ve hiç utanmadan Adem’lerine bakan ve onları günaha davet eden modern Havva’lar olarak yorumlayabiliriz. Kimi zaman çıplak, kimi zaman çekici bir etkiyle giydirilerek sadelikleri lüksleştirirmiş ve tuvalin içinde konumlandırılmış bu modern kadınlar, hem kendilerini seyirlik bir nesne olarak kabul etmekte; hem de her ne kadar savunmasız bir şekilde izleniyor olsalar da, sahip olunamayacak kadar ulaşılması imkânsız bir yerde durmaktadırlar. Çünkü onlara sahip olmak için önce ellerinde tuttukları elmaya uzanmak ya da vücutlarına dolanmış yılana dokunmak, kısacası günahlarına ortak olup bedelini de beraber ödemek zorundadır izleyicisi!
Gözde Baykara
Gözde Baykara’nın kişisel sergisi ” Nar-ı Aşk” Pazar günleri hariç hergün saat 11:00 ile 19:00 saatleri arasında Galeri Artist Çukurcuma’da görülebilir.
Açılış Kokteyli/Opening Cocktail: 08.03.2014 Cumartesi / Saturday Saat: 18: 00- 20: 00
Kuloğlu Mah. Ağakülhanı Sok.No 10/A Beyoğlu/İstanbul
www.artistcukurcuma.com / info@artistcukurcuma.com

