Bellek ve İz, Nurcan Perdahcı, Damla Kültür Merkezi ve Sanat Galerisi

Share Button

04 02 2014 Rugs-in-paintings-at-Capodimonte-l copy

DAMLA KÜLTÜR VE SANAT GALERİSİNDE

NURCAN PERDAHÇI’NIN “BELLEK VE İZ” BAŞLIKLI SERGİSİ

6-30 Mart 2014 tarihleri arasında Damla Kültür Sanat Galerisi’nde izlenebilir.

Küratörlüğünü Ali Cantürk ve Lütfiye Bozdağ’ın yaptığı “Bellek ve İz” başlıklı Nurcan Perdahçı resim sergisi 6 Mart 2014 tarihinde Damla Kültür Sanat Galerisi’nde izleyicilerle buluşuyor.

Küratör Ali Cantürk, Nurcan Perdahçı’nın resimlerinde, bir dönem Avrupalı ressamların tablolarında dekoratif amaçlı kullanılan Uşak halılarından yola çıkarak hem kendisiyle hem de yaşadığı coğrafyanın tarihi ve kültürüyle ontolojik bir ilişki kurduğunu vurgulamaktadır. Bu ontolojide zaman ve mekan sondajını kökene yönelten sanatçı, bellek ve iz kaygısını, halı metaforu üzerinden sorgulamaktadır.

Perdahçı’nın halı metaforunda yaptığı arkeolojik kazıyı parçalayarak, parçaları yan yana, üst üste bindirerek yapı bozumuna uğrattığını, Modernizmin biçimselliğini Postmodern bir kavramsallıkla ele aldığını söyleyen küratör ve sanat eleştirmeni Lütfiye Bozdağ serginin kataloğ yazısında şöyle Perdahçı’nın resimlerini şöyle analiz etmektedir. “Sanatçı, Modernizmin yapısal tek tip bir üst söyleme dönüştürülmesi ile oluşan Batılılaşma dayatması ile geleneğin reddedilmesi sonucunda ortaya çıkan semantik kopuşu irdelemektedir. Geleneğin çağdaşla biraradalığını kullanarak yeni bir semantik dil oluşturmaktadır. Bu semantik dil, doğunun ve batının imgelerini, üst üste oluşan yüzey espası ile birbirine eklemleyen yeni bir plastik dildir. Geçmişe ait olan ile bugüne ait olanın, espas tabakalarında sıralanışı, Perdahçı’nın çalışmalarında “resim içinde resim” olarak yeni evrilmelerin önünü açmaktadır. Bu evrimle, sanatçının, natürmortlar serisinde ele aldığı varlık mertebelerinin ardardalığı ile varoluşun en temel iki ögesi olan zaman ve mekâna odaklanıyor.”

Nurcan Perdahçı’nın  “Bellek ve İz” başlıklı sergisi Damla Kültür Sanat Galerisi’nde 6-30 Mart 2014 tarihleri arasında izlenebilir.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.