Koru Orman-ı, Selma Durukanoğlu, Şişli Kent Kültür Merkezi, (16-29 Şubat 2016)

Share Button

Desiree Akhavan

KORU ORMAN-I

Bakan gözlerin fark ettikleri ayırt edilebilir, onlara daha farklı bakılabilir, bu farklılıkları ve ayırt edilenler üzerinde düşünülebilinir. Düşünceler çeşitli ortamlara taşınabilir ve bütünde görülenlerin detaylarına inerek incelemek, bireyle bütün, bireyle detaylar arasındaki çekim gücü ve bu süreç…

Şayet gözle görülenin elle aktarmanın gerçekleşmesi için bir başlangıç gerekiyorsa buna içinde bulunduğumuz, yaşadığımız ortamdan doğa ile başlamaktan başka seçenek de düşünmüyorum doğrusu. Doğal ortamda, doğanın derinliklerine, ormanlar içlerine de girebilir insan. Burada pek çok şey görebileceği muhakkak… Boşluk herkes için farklı biçimlerde doldurulabilir. Herhangi bir noktadan girecek olursak (…) asırlık ağaçların, geçen zaman içinde evrilirken, ya da yok olurken bıraktıkları… Asırlık ağaçların gövdelerinde var olup ister kendi sürecini tamamlayarak yok olma sürecine giren, isterse insan etkisi ya da katkısı ile ağaç gövdelerinden koparılarak yerle yeksan olan dev bir ağaç mantarından bir parça(canlılığını yitirmiş, ve artık çürüme sürecinde) üzerinde gözlemlerde bulunmak, onunla arasında ilişki kurmak, uzun süren irdelemeler ve incelemeler, pek çok açıdan ve çeşitli yönlerden ele alınabilinecek çizimler, desenler, karalamalar… ki bu desenler oluşturulurken kullanılan malzemelerin de çıkış noktası ile uyum içinde (kraft kağıdı, kömür v.s.) doğal malzemelerdir.

Ardından, çıkış noktasındaki nesnenin biçim ve formları zaman zaman aynı kalarak zaman zaman da değişerek çizgiden renge dönüştü, ve sanki yeniden oluştu. Yeni bir başlangıcın da habercisiymiş meğer… Bu aşamada tuvaller devreye girdi. Nesnenin kendisine eklenen yeni objeler ve çizimlerle biraz gerçek üstü yaklaşımın kapıları aralanarak yeni deneyimlerin ortaya çıkmasına yelken açılır diye düşünüyorum. Var oluşla yok oluşun insan hayal gücüyle birleşerek doğal olarak zaman içinde çürümelerin bile doğaya hükmedebilen, yöneten insan oğlunun yok oluştan yeni oluşumlar var etmek durumundadır. İnsanın düş ve düşün dünyasında; bu fazlasıyla var, yer alıyor…Uygulama ve pratik ise elimizde…

Hayal dünyasını gerçek ötesine kadar taşıyabilme, deneme, çabası serüvenindeki süreç kendi içinde bir dönüşüm süreci iken her biri diğerini koruyarak, kollayarak ya da korumanın gereği olarak da düşünülebilir. İnsan oğlunun yaşaması, nefes alması oksijenle mümkün ise bunu insana sağlayanlara değer vermesi, önemsemesi, ve hatta sımsıkı sarılması, koruları, ormanları koruması; herhangi bir ağaç yok olmak üzereyken gövdelerinden kopan mantarlardan yola çıkarak iş üretebilmeyi denemek ve sonuç olarak üretilen işler varsa bunların özgünlüğüne gerçek üstü yaklaşımlar ekleyerek ortaya çıkarma çabası…

Selma Durukanoğlu

2016

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.