HUB, Artkolik dergisinin “Body” dosya konusuna paralel olarak fotoğraf sanatçısı Koray Erkaya’nın kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının, kadın ve vücudu işleyişiyle ortaya çıkardığı etkileyici fotoğrafları,HUB’ın ikinci sergisi olarak 14 Haziran 2016’dan itibaren görülebilecek. Yazar Sibel Baykam kavramsal metninde, HUB’da yer alacak iki seriyi “Fotoğraf diliyle aktarmaya çalıştığı imgelerde Koray Erkaya, narsisizm kavramıyla
Author: KolajART
Haluk Öner: Cumhuriyet Dönemi Türk Şiir Poetikalarının Toplumsallık Boyutu
Giriş
Edebiyatın ürettiği -kurmacalar, duygular, ayrıntılar barındıran- metin gerçekliği ile dış dünya gerçekliği arasındaki uyum, bu uyumun varlığına dair düşünceler, araştırmalar sosyal bilimlerde disiplinlerarası çalışmaların hareket noktalarından biridir. Metin gerçekliği ile sosyolojinin, tarihin, felsefenin metot ve verilerinin uyumluluğu, edebiyatın, bireylerin hayat ve duygularından cemiyetin tecrübe ve düşünme biçimlerine uzanan toplumsallık boyutunun
Ekrem Kahraman: Çağdaş İçin Bir Yol Haritası: İlahi Komedya II
- YÜZYIL APOCALYPSE’LERİ: YERYÜZÜ CEHENNEMLERİ
Bilindiği üzere Armageddon dini kaynaklarda “dünyanın sonu geldiğinde” bir biçimde kesinlikle gerçekleşeceğine inanılan ve bin yıl süreceği öne sürülen Apocalypse (Büyük Kıyamet) savaşının adı. Bu, önlenemez savaşta ya Şeytanlar ve Cinler Tanrıları cezalandıracaklar ya da Tanrılar Şeytanları ve Cinleri? İnsanlar mı? Onlar da bu tıpkı Nuh Tufanı’nda olduğu gibi bu büyük savaşla cezalandırılarak yok edilecek asıl taraf.
Tarihte Şeytanlar ve Cinler
İdil Mirata Tokdemir: Sanatta Acıyı Deneyimleme ve Eylemsel Mutilasyon (3)
Bedenini sanatı için kullanan bir başka sanatçı, Kıbrıs asıllı Avustralya’lı Stelarc (1947), insan bedeninin ‘süresi dolmuş, köhneleşmiş ya da biyolojik olarak yetersiz’ olduğu düşüncesi ile kendi bedenini fazlasıyla manipule ve tahrip etmiş, fiziksel sınırların çok ötesine geçmiştir. Stelarc insan bedeninin geliştirilip, iyileştirilebileceğini ve tüm organları çıkartarak, yerine sağlam, insan yapımı organların yerleştirilmesi gerektiğini düşünüyor.
Bedri Baykam: Muhammed Ali’nin Beni, Aradığı Gün…
- sahne: Paris’ten Londra’ya gidiyordum hızlı trenle… Yıl 2006. Elimde bir gün önce aldığım kitap: “The Soul of a Butterfly”… Yazarlar: Muhammed Ali ve kızı Hana Jasmeen Ali. Kendimi hatırladığımdan beri Muhammed Ali,milyonlarca dünya vatandaşının olduğu gibi benim de “arkadaşımdır”, dayanışma içinde olduğum büyük insandır. Dolayısıyla zaten kitabı tereddüt etmeden almıştım. Ama tren akıl almaz bir hızla Manş denizinin altından yol alırken gözyaşları yanaklarımdan akıp gidiyor. Yanımda, karşımda oturan insanlar ne der diye bir korkum tabii ki yok. Bir tek Sibel’i arayıp “bu kitabı döner dönmez sana vereceğim, hemen okuman şart” diyebiliyorum ancak. Nutkum tutulmuş vaziyette.
- sahne: İstanbul’dayım. Muhammed Ali’nin sitesine giriyorum ve orada “ziyaretçi mesajları”na bir not bırakıyorum. Kendisine nasıl 5 yaşından beri hayran olduğumu, Türkiye’de ne kadar sevildiğini, kitabını ağlayarak ve âşık olarak okuduğumu anlattıktan sonra, “Ünvan maçında George Foreman’i Kinshasa’da 8. Raunda devirirken -fırsatın olmasına rağmen-ona düşerken son öldürücü yumruğu vurmayacak kadar insancıl olduğunu ve bu kadar sade ama ruh dolu bir kitap görmediğimi” anlatıyorum o satırlarda…
Yazıyı siteye koyduktan sonra acaip bir his kaplıyor içimi…“Ali bu satırları okuyacak ve beni arayacak!”Hatta o günden sonra tuvalete giderken bile cep telefonumu yanıma alıyorum. Halbuki sitenin altında şöyle yazıyor çok kibar bir dille: “Tahmin edebileceğiniz gibi sitemize günde binlerce mesaj almaktayız. Bütün mesajları Mr. Ali’ye iletiyoruz ama çok azına yanıt verebiliyoruz. Anlayışınız için teşekkür ederiz”.
- sahne: bir akşamüstü, evdeyiz. Telefon çalıyor, ama ev telefonu. Açıyorum: “Bay Baykam? -Evet-
Sizi Bay Muhammed Ali’ye bağlıyorum
Galatea-art 20. yılını kutluyor! 21 Haziran 2016 salı günü 18.00
Galeri 21 Haziran- 1 Eylül 2016 tarihleri arasında yepyeni bir koleksiyon sergisine ev sahipliği yapıyor.
Bir galeri düşünün ki tüm eserler sergide ziyaretçisini bekliyor olsun. Galatea-art 20. yılında koleksiyonunun tamamını ziyaretçisi ile buluşturuyor.
Resim tarihimizin usta isimlerinden Avni Arbaş, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Eşref Üren, Fikret Mualla, İbrahim Çallı, Mihri Müşfik gibi isimler başta olmak üzere; Ahmet Rıza, Aliye Berger, Berç Toroser, Ercan Arslan,






