GÖRÜNMEYENİ GÖRME
| Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye, tüm sahneye girişlerin efendisine, belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir. […]Ressam görülmemişe görünürlüğü vererek görülmemişi önceki görülmezliğinden kurtarır ve onu şekillendirir. Peki bunu neden sadece ressam başarır? Görülmememişi gösterme gibi bir yeteneğe nasıl sahip olunur? Hangi lütufla ressam olunur? Şüphesiz, görmek, bakışa nezaret etmek(garde du regard), yani her gün zaten el altında olan ve sergilenen görünüre göz kulak kesilmek (intueri, in-tueri, regarde(bakmak, gözetlemek, dikkat etmek, merakla bakmak) yeterli değildir, zira aksi halde her gözü gören ressamın gücünü, nasıl resim yapılacağını bilirdi. Eğer ressam görülmemişin görünüre ulaşmasına hükmediyorsa, bunu görünüre dair kendi görüşüne değil görülmemişe dair sezgisine borçludur. |
|
Jean-LucMarion (çev. Murat Erşen) |
Her bakma edimi, nesnesine yönelebildiği ölçüde meşruiyet kazanır. Herhangi bir nesneye yönelmeyen göz yönelimi bir bakış sayılamaz, böylesi bir bakış ancak bir göz dalması olarak değerlendirilebilir. Gözü dalan kişi de, gözün görebileceklerine değil, zihnin seyredebileceklerine yönelir. Zaten bir kimsenin gözünün dalması, zihninin seyredebileceklerine yüzünü çevirmek uğruna, görebilen gözlerine bir tür perdenin inmesine razı olmasıyla mümkündür. Gözün






