Baudrillard, çağdaş sanatın hükümsüzlüğünden söz ettikten sonra, “Sanatla işbirliği içindeki paranoya şu anlama geliyor: Artık eleştirel bir yargı mümkün değildir, sadece hükümsüzlüğün dostane biçimde, zoraki bir güleryüzlülükle paylaşılması mümkündür”,[1] der.
İşte bu noktada eleştirmenin kafa karışıklığına ve duruşuna yeniden dönebiliriz. Böylesi bir yapı içinde, gerçekten tüm bu sistemden sıyrılarak söz söyleyebilecek bir eleştirmene






