Sinan, çalışmalarının ve renklerinin büyüsünde değil; gündelik sohbetlerinin (sanatın yaşamın izini sürüp sürmediği, evrendeki yerimiz nedir, kâinatın merkezinde ne var, varlık ve düşünce bir midir vs. ) içinde bile sizi şaşırtacak şeyler saklayan bir hayalperesttir.
İster ondan “paha biçilmez bir şey olduğu için çay ve bir dilim ekmeğe dönüşen yaşlı adamın hikâyesini” dinleyin, ister Kafka’ya yakın karamsarlığın gölgesindeki çalışmalarından





