Anafartalar Çarşısı:
Türk plastik sanatlarının en nadide örneklerini barındıran seramik eserler ve duvar resimlerini sağlıksız ve yetersiz koşullarında sergilemesine rağmen Ankara’nın en eski alışveriş merkezi olan Ulus’taki Anafartalar Çarşısı; Çağdaş Türk Plastik Sanatları’nın ilk dönemlerine ışık tutmakta ve yetersiz ziyaretçisiyle adeta saklı bir müze özelliğindedir.


Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce “Tarihi Kent Merkezi” projesi adı altında Ulus’taki tarihi yeniden ortaya çıkarmayı hedefleyen projesi uygulamaya konulursa; proje kapsamında kamuya ait Ulus ve Anafartalar İş Merkezi ile Ulus Hali gibi tarihsel değeri olan mimari yapıları trampa usulü ile alıp yıkarak yerlerine tarihi dokuya uygun olacağını iddia ettiği bir meydan planlamaktadır.

Ankara, Ulus Bölgesi, Atatürk Heykeli Arkasında, Hisarönü Caddesi üzerinde bulunan Anafartalar Çarşısı; 1967’de açılan ödüllü bir yarışmada kazanan Ferzan Baydar, Affan Kırımlı ve Tayfur Şahbaz’ın kazandığı proje ile yapılan yapı bütünü Ankara’nın ilk gelişim bölgesinde ve ilk alışveriş yapısı olma özelliğindedir. Kübik tarzı, cephe niteliği, ilk yürüyen merdiveni, içinde alışveriş yapılan mağazaların olduğu uzun koridorları, o koridorlarda soyuttan gerçeküstüne uzanan ve zaman zaman folklorik değerlere ağırlık veren anlatım içinde sanat eserleri barındıran bir tasarım olması itibariyle birçok ilke sahip bir modernizm denemesi olup, mimari özelliği ve içindeki sanat eserleriyle Anafartalar Çarşısı geçmişin anılarıyla ve bugünün karmaşasıyla başka bir halde ayakta durmaya çalışmaktadır.

Saniye Fenmen
Ankara’nın ilk modern alışveriş merkezi olan çarşı duvarlarında kendi alanında usta sanatçılardan Cevdet Altuğ, Attila Galatalı, Füreya Koral, Arif Kaptan, Nuri İyem ve Adnan Turani’ye ait 1960 ve 1970’li yıllarında yapılmış modern plastik sanat eserleri yer alıyor. Her biri kendi içinde özgün ve binanın ayrılmaz bir parçası olan eserlerin bir sanat eserine yakışmayan şartlarda sergilenmesi sanat adına üzüntü vericidir.

Binanın mimari özelliği ve barındırdığı eserlerle birlikte düşünüldüğünde küçük bir revizyonla sanat galerisinin ve sanat atölyelerinin bulunduğu “Modern Sanatlar Müzesi” olabilecek bir yapıda olduğu çok rahat gözlenebilmektedir. Ankara’nın müzelerin yoğun olduğu bir bölgede bulunan Anafartalar Çarşısı’nın bir müze haline getirilmesi şehre kültürel bir canlılık getirecektir.

Sanat Eserleri:
Usta sanatçılar Seniye Fenmen ’in sekiz, Cevdet Altuğ’un dokuz, Attila Galatalı’nın iki, Füreya Koral’ın dokuz, Arif Kaptan’ın, Nuri İyem’in ve Adnan Turani’nin 1960 ve 1970’li yılların modern plastik sanat eserleri bulunduğu çarşıyı günlük 30-40 kişinin sadece bu eserleri görmek için geldiği çarşıyı ziyaret esnasında da gözlenmiş ve çarşı çalışanlarınca da teyit edilmiştir. Geçtiğimiz aylarda yerel bir gazetede yapılan detaylı haber konuyu gündeme taşımış ve bu haberle birlikte sanatsever ziyaretçi sayısında önemli bir unsur olduğu tahmin edilmektedir.

Türk seramik tarihini incelediğimizde 1960 yıllarında Türkiye’de ve özellikle İstanbul’da seramik üretim ve satışının patladığı ve bu dönemde yaşayan birçok seramik sanatçısının önemli çalışmalar ile Türk seramik sanatına yön verdiği müthiş bir dönem kabul edilir. Seramiklerin bu çarşı duvarında yer almasında Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin de kurucularından olan İsmail Hakkı Oygar’ın önemli çabaları bulunmaktadır.

Anafartalar Çarşısı’nın Ulus Çarşısı’na bakan kapısında Attila Galatalı’nın büyük seramik panosu çarşıya girenleri karşılarken, ikinci giriş kapısında Füreya Koral’ın çamur sanatı temeline dayanan eseri yer almaktadır. Diğer katlarda Füreya Koral’ın daha küçük boyutlu ikişer seramik panosunu, bir başka usta kadın seramik sanatçısı Seniye Fenmen’in ise ikişer çalışması bulunuyor. Arif Kaptan, Nuri İyem ve Cevdet Altuğ’un yapıtlarını ise çarşının birinci, ikinci ve üçüncü katlarındaki kolon ve duvarlarda sergileniyor. Yürüyen merdivenin yanındaki duvarlarda ise üç katı da kaplayan Cevdet Altuğ’un duvar rölyefi bulunmaktadır. Eserlerin önünde esnafın sattığı malların, boş kutuların bulunduğu ve izlenim açısından yetersizliğine rağmen bu çarşı ve duvarlardaki eserler kent belleğine ve kentin kültürel mirasına katkı sağlamaya devam etmektedir. Anafartalar Çarşısı içinde Ellibeş yıllık seramik duvar panoları ve duvar resimleri bulunmaktadır. Bu panoları yapmış olan sanatçılar Türkiye’de çağdaş seramik sanatının önde gelen isimlerinden Füreya Koral, Seniye Fenmen, Cevdet Altuğ ve Attila Galatalı’dır. Akrilik duvar resimleri ise Türkiye’de çağdaş resim sanatının önde gelen sanatçılarından Nuri İyem ve Arif Kaptan, sgraffitto duvar resmi (*) ise Adnan Turani tarafından yapılmıştır. Eserlerin sanatsal özellikleri yanında sayısının çokluğu, yoğunluğu ve ebatları düşünüldüğünde rahatlıkla “Anafartalar Çarşısı yaşayan bir müzedir” diyebiliriz.

Füreya Koral
Anafartalar Çarşısı ile kamusal sanat eserleri Türkiye’de 1960’lı yılların çağdaş sanatının gelişim sürecinin önemli parçalarıdır ve çağdaş sanatın gelişim araştırmalarında temel kaynak niteliği taşımaktadırlar. Cumhuriyet Dönemi’yle başlayan modernleşme süreciyle başlayan çağdaş sanat ve modern mimarlık birlikteliğini sergilemesi bakımından da binanın özel bir yeri vardır. Günümüzde kamusal sanat adı altında kente yerleştirilen çirkin nesnelerle kıyaslandığında çarşıdaki eserler kendileriyle etkileşime girebilen kentliye o mekânda sanatın varlığını vurgulamakta, bu eserler aracılığıyla insanlık değerleriyle ilişkilendirmeye çalışmakta, bu ilişkilenme kentli olma bilincini artırmakta ve kentin mekân kullanım değerini de oldukça zenginleştirmektedir.

Çarşı içindeki koridorların duvarlarında sergilenen eserlerin önünde ise esnafın satılmayı bekleyen ürünleri yer almaktadır. Çağdaş Türk Plastik Sanatı’nın ilkleri olarak kabul edilen eserlerin bazıları esnafın rafı haline gelmiş durumdadır. Ayakkabı ve giysilerin kapattığı Füreya Koral’ın eserleri yanına “eşofman altı 10 TL” şeklinde yazılan etiketlerin yer alması durumu tüm gerçekliği ile ortaya koymaktadır.

İçinde bulundurduğu eserlerle bir plastik sanatlar müzesini andıran Anafartalar Çarşısı bu özelliği ile İstanbul’daki İMÇ-İstanbul Manifaturacılar Çarşısı ile benzerlikler içermektedir.

Çarşı esnafı ile yaptığımız görüşmede eserlerden daha çok çarşının yıkılıp yıkılmayacağı ve işlerinin devamı konusu ile ilgilenmekte olduğu anlaşılmaktadır. Sohbet esnasında çarşıda eseri bulunan sanatçıların kim olduğu konusunda on altı esnaf veya çalışana yöneltilen sorumuza tek bir doğru cevap bile alınmazken sadece şu an açık öğretim de okuyan yirmi iki yaşında bir genç çalıştığı kattaki sanat eserlerinin sanatçılarının adını bilerek ve tam olarak cevap vermiştir.

Çarşının ve Sanat Eserlerinin Akıbeti Ne olur?
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının değişimi nedeniyle Tarihi Ulus Değişim Projesi beklemeye alındığı için bir sonraki seçime kadar dondurulmuştur. Konuya Devletin çok üst düzeyinde bir yetkilinin müdahale etmemesi halinde bu yıkım kaçınılmazdır. Yıkım öncesi sadece duvar seramiklerinin uzmanlarca yerinden alınarak başka bir yere nakli mümkündür. Nuri İyem, Arif Kaptan ve Adnan Turani’nin duvar resimlerinin kurtarılması mümkün değildir. Bu aşamada konuyu gündemde tutarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın konuya müdahale etmesini sağlamaktan başka bir yol bulunmamaktadır.

Saniye Fenmen
(*)Srafitto dekorları; genellikle pişirim yapılmamış ürünlere astar kullanılarak ince kazımalar şeklinde uygulanan dekor yöntemi olarak biliniyorsa da pişirim yapılmış ürünler üzerine de boya ve sır kullanılarak ince kazımalar şeklinde uygulanabilir. İtalyanca’da sgrafitto kelimesi kazınmış anlamına gelmektedir

Füreya Koral
