Kundura Sinema Ocak Ayı Programı: Kundura Sinema Yeni Film Seçkisi ve Özel Gösterimler ile Ocak Ayında İzleyicilerini Bekliyor

Share Button

Kundura Sinema Ocak ayı programını açıkladı. Sinemaseverleri Miami’den Helsinki’ye, Paris’ten Dakar’ın uçsuz bucaksız sokaklarına doğru bir yolculuğa çıkarmaya hazırlanan Kundura Sinema, bu ayki seçkisinde Aki Kaurasmäki, Friedrich Wilhelm Murnau, Lucrecia Martel, Agnes Varda ve daha birçok kült yönetmenin filmlerini izleyicilerle buluşturacak.

Kundura Sinema Ocak ayında bir de özel gösterime ev sahipliği yapıyor. Billy Wilder’in restorasyonu yeni tamamlanmış

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

“Göründüğü gibi değil!”, Labirent Sanat, 10 Ocak – 16 Şubat

Share Button
Labirent Sanat10 Ocak – 16 Şubat 2019 tarihleri arasında Ethem Onur Parlar ve Şinasi Göktürkler’in “Göründüğü gibi değil!” başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor.

Ethem Onur Parlar’ın işlerinde kışkırtıcı olanın, geleneksel motiflerin alt birimlerini oluşturan görsel bir arka plana dönüşerek biçimsel ve düşünsel anlamda yeniden üretilerek, izleyene sunulduğu ironik bir karşılaşma anına tanık oluyoruz. Bedenden dekupe edilip soyutlanan, belirsizleştirilen detayların biraraya getirilmesiyle oluşturulan ara formlar, yatayda ve ön arka ilişkisi içinde tüm resim yüzeyini kaplayan ornamentler ile oluşturulan

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

“CEMAL SÜREYA’YI SEVMEK”, GALERİ MOD’DA (09 – 24 Ocak 2019)

Share Button
“CEMAL SÜREYA’YI SEVMEK” ANMA SERGİSİ GALERİ MOD’DA   09 – 24 Ocak 2019   Açılış: 09 Ocak, Saat: 18.00   Galeri Mod Cemal Süreya Sokak, No: 39 Kadıköy – İSTANBUL   Küratör: Erkan DOĞANAY   Sanatçılar: Ara GÜLER, Bahar OGANER, Cemil ERGÜN, Çağdaş ERÇELİK, Deniz GÖKDUMAN, Deniz Pireci, Devabil KARA, Devrim ERBİL, Fırat BİNGÖL,  Fırat NEZİROĞLU, Görkem DİKEL, Güneş ACUR, Halime TÜRKYILMAZ, Hülya SÖZER, Hüseyin IŞIK, Hüseyin RÜSTEMOĞLU, İpek ŞENEL, Mehmet KAVUKÇU, Nazan AZERİ, Nezihe BİLEN ATEŞ, Reşat BAŞAR, Reşat CEYLAN Selahattin YILDIRIM, Zafer ERKAN   Performans: Esma ERTEL, Murat ERTEL, Orhan ALKAYA       Kadıköy Cemal Süreya Sokak’ta yeniden Cemal Süreya’yı anmak için şairin evinin önünde toplanıyoruz.   İkinci Yeni’nin güçlü şairlerinden olan Cemal Süreya ölümünün yirmi dokuzuncu yılında, adının yaşatıldığı sokakta, Galeri Mod’da yeni bir etkinlikle anılıyor. Cemal Süreya, geçtiğimiz yıl düzenlenen “Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor” başlıklı sergiden sonra bu yıl da, “Cemal Süreya’yı Sevmek” başlıklı ve yeni bir sanatçı topluluğuyla gerçekleştirilecek sergiyle anılacak. Cemal Süreya’nın Kadıköy’de yaşamış olduğu evin bitişiğinde bulunan Galeri Mod’da, şaire ithafen yapılan çalışmalardan oluşan serginin yanı sıra, Babazula’nın kurucusu Murat Ertel ile Esma Ertel ve tiyatro santçısı Orhan Alkaya, Cemal Süreya’nın şiirlerinden oluşan bir performans gerçekleştirecekler. Ayrıca, etkinlik açılışını izleyen ilk haftasonu 12 Ocak Cumartesi günü, şair ve psikiyatrist Yusuf Alper “Psikodinamik açıdan Cemal Süreya ve Şiiri” üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek ve aynı adlı kitabını imzalayacak.   Cemal Süreya’yı anma etkinliğine katılan sanatçılar kendi anlatım dilleri ile üretmiş oldukları çalışmalarda şairin kimliğine, kişiliğine ve sanatçılığına vurguda bulundular. Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz fotoğrafın efsane ismi Ara Güler’in çekmiş olduğu Cemal Süreya Portresi’ne, heykel, seramik, resim, video ile kavramsal işler eşlik edecek.   Yaşamı boyunca disiplinlerarası bir bilinçle edebiyat çalışmalarını üreten Cemal Süreya, kendine özgü bir şiir anlayışı geliştirmiştir ve Türk Şiiri için çok önemli bir şairdir. Yaşadığı dönemde edebiyat dergileri yayıncılığı, yayınevi danışmanlığı, ansiklopedi redaktörlüğü ve çevirmenlik yapan Cemal Süreya, çarpıcı, yoğun imgelerle, bilgi birikimini sentezleyerek başarılı çalışmalara imza atmış bir edebiyat ve sanat insanıydı. “Şiir anayasaya aykırıdır” diyerek ironik bir bakış açısıyla şiirin hiçbir mantık ve düzene uymayacağını dile getiren şair, İkinci Yeni anlayışına katılmasına rağmen geleneğe karşı olmamış, şiirlerinde geleneğin değerlerinden geniş ölçüde yararlanmıştır.   İlk şiiri 8 Ocak 1958’de Mülkiye dergisinde yayınlanan şair, 9 Ocak 1990’da İstanbul’da yaşamını yitirmiştir. DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nurcan Perdahcı Resim Sergisi, 10 Ocak-10 Şubat 2019, Vehbi Koç Vakfı Ford Otosan Gölcük Kültür ve Sanat Merkezi

Share Button

Nurcan Perdahcı, tuval üzerine yaptığı çalışmalarının bir bölümünü 10 Ocak-10 Şubat 2019 tarihleri arasında Vehbi Koç Vakfı Ford Otosan Gölcük Kültür ve Sanat Merkezinde sergiliyor.

Sanat eleştirmeni Lütfiye Bozdağ, Perdahcı’nın resimlerini eurocentrism, orientalism ve postyapısalcı kavramlar üzerinden okuyor. Bozdağ, sanatçının resimleriyle ilgili düşüncelerini şöyle açıklıyor; “Perdahcı, Avrupa’nın eurocentrik bakışını eleştiren Edward Said’in izleğinden giderek çağdaş sanatın perspektifinden Avrupa resmine bakıyor. Sanatçı, özellikle 15. ve 16. yüzyıl resimlerinde yer alan merkezi yapıyı ters yüz eden bir tavırla Avrupa resimlerini ele alıyor. Bu yapıyı ters yüz ederek yapısökümüne uğratan Perdahcı’nın resimleri, yeni sorgulamalarla başka bir bakış açısını gündeme getiriyor. Sanatçı resimlerinde gösteren ile gösterilenin yerini değiştirerek yapıyı bozuyor, eurocentrism’i tersine çevirerek yeni bir estetik anlayışa varıyor. Yarı şeffaf bir tabaka ile Batı resminin üstünü örttüğü, gizlediği, atıl saydığını, canlandırarak, merkeze alarak özneleştiriyor.

Batı resmi içinde nesneleştirilen Anadolu halısını özneleştirerek sadece resmin üstündeki örtüyü kaldırmıyor aynı zamanda zihnimizdeki örtüleri de kaldırarak farkındalık yaratıyor. Sanatçı, bu farkındalığı plastik dilin imkanları içinden estetize ediyor. Nurcan Perdahcı çalışmalarında, çağdaş sanatın içinden geleneğe, eurocentrism’e ve postyapısalcılığa uzanan bir scala üzerinden kendi estetiğini kuruyor.”

Plastik tadın zengin lezzetleriyle donatılmış bu ilginç sergi, Perdahcı estetiğinin görsel şöleniyle sizleri bekliyor.

  DEVAMINI OKUYUN

Share Button

KAYNAK OLARAK ÜTOPYA | RESOURCE UTOPIA,Elgiz Müzesi, (14 Kasım 2018 – 12 Ocak 2019)

Share Button

14 Kasım 2018 – 12 Ocak 2019
Açılış: 13 Kasım 18:00
14 November 2018 – 12 January 2019
Opening: 13 November 18:00

Elgiz Müzesi Alman Filozof Ernst Bloch’un Ütopya fikirlerinin peşinde gerçekleşen uzun dönem fotoğraf ve video projesi  “Kaynak Olarak Ütopya” ya ev sahipliği yapıyor.  Goethe Institut İstanbul’un organize ettiği , Pavlov’s Dog Berlin ve NOKS Bağımsız Sanat Alanı’nın proje ortağı olduğu ” Kaynak Olarak Ütopya” projesi  kapsamında fotoğraf ve video alanlarında iş üreten, Türkiye’de yaşayan 40 yaşın altındaki 8 sanatçı, 8 ay süren atölyelerin ardından ürettikleri işlerini 14 Kasım 2018 – 12 Ocak 2019 arasında Andreas Rost (küratör ve fotoğrafçı) , Volkan Kızıltunç (NOKS Bağımsız Sanat Alanının kurucu ortağı, sanatçı ) ve Michael Biedowicz (ZEIT magazin fotoğraf editörü ve Pavlov’s Dog fotoğraf galerisinin kurucusu) küratörlüğünde Elgiz Müzesi’nde sergileyecekler.  Projeye açık çağrı yoluyla başvuran sanatçılar arasından seçilen Altay Tuz, Beril Ece Güler, Burak Dikilitaş, Cansu Yıldıran, Egemen Tuncer, Müge Yıldız, Serhat Kır ve Sevinj Yusifova, ütopyayı hem bir ilham kaynağı hem de bir temel olarak aldılar ve gerçekliği meta seviyesinde aydınlatan, yaşanan deneyimleri yansıtan ve gelecekteki olayların metaforları haline gelebilen görsel hikayeler yaratmayı amaçladılar.

Elgiz Museum proudly presents a photography and video exhibition in pursuit of ideas for other utopias entitled “Resource Utopia”, in collaboration with Goethe Institut Istanbul, Pavlov’s Dog Gallery Berlin and NOKS Independent Art Space. Following a period of workshops, 8 artists from Turkey under the age of 40 will exhibit their photography and video works between 14 November 2018 – 12 January 2019. Inspired by the German philosopher Ernst Bloch’s ‘Principle of Hope’, the exhibition consists of the outcomes of three workshops that lasted for 8 months. Artists Altay Tuz, Beril Ece Güler, Burak Dikilitaş, Cansu Yıldıran, Egemen Tuncer, Müge Yıldız, Serhat Kır and Sevinj Yusifova were selected by Michael Biedowicz (photo edior of ZEIT Magazine and founder of Pavlov’s Dog Art Gallery), Andreas Rost (curator and photographer) and artist Volkan Kızıltunç (co-founder of NOKS Independent Art Space). The artists are invited to interpret utopia both as a source of inspiration and as a basis that intends to illuminate meta-realities that consist of visual stories, reflecting experiences that may become metaphors of future realities. Exploring the generated visual realities, the exhibition focuses on the present rather than the future, as it consists of mainly photography and video works. Almost like an expression tool, time-based mediums act as an analogy for the present moment with a possibility to be analyzed in the future. DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Kimse, Yeşim Savaş, Fulya Sanat, (30 Ocak 2018)

Share Button

Açılış: 30 Ocak 2017, Salı | 18.00-21.00

Fulya Sanat, yeni sezonu Yeşim Savaş’ın  “KİMSE”adlısergileriyle karşılıyor.

 

 “Hiçbir geçen tartılmaz kalanla/Neyin kaldığını çoğu kez kendi de/Bilmezken insan/ Kimse kimse kimse/ Sahi kimse/ Ya da hiç kimse/ Söylediklerimden çok/ Sustuklarım/ Seçtiklerimden çok/ Reddedilmek için/ Ne kadar varsam/ O kadar kimseyim kendime…”   Murathan Mungan

Geçtiğimiz yüzyılda portrelerin resim sanatına getirdiği yenilikler herkesçe bilinir. Yaşadığımız yüzyılın bir öncekinden farkı da değişen insanı resmetmenin en geçerli akçesi olan portrelere bütün güzel sanatların metot ve malzemesini ortak etmesidir.

Fotoğraf ve resmin kesişme anını sanatının kaynağına dönüştüren Yeşim Savaş da, ‘portre’nin bu birleşimi yansıtan büyüsünü keşfetmiş bir sanatçı. Suretler’i anlattığıfotoğraf sergisinden sonra Kimseadını verdiği resim sergisinde izleyicisiyle buluşuyor.

“Unutma yeteneğimiz olmasa, geçmişimiz üstümüze öyle ağır bir yükle çökerdi ki bırakın geleceğimizi, şimdimiz bile tehlikeye girerdi. Sonsuz ve sınırsız şimdiye, unutmanın büyüsü sayesinde katlanırız…  İnsan için en zoru kendini bilme uğraşıdır. Her an kendimizi suçüstü yakalamamak için unutmayı seçeriz. Kimseler anlamasın, görmesin, bilmesin diye herkes oluruz… Bütün kimseler gibi…” diyen sanatçı renklerin büyülü dünyasını fotoğrafçılığından aldığı tasvir gücüyle sentezliyor. Fırça darbelerini kimseye dokunmadan savurarak herkesi anlatan; kimseye anlatmaya cesaret edemediklerimizi dile getirmek için resim yapan Savaş’ın herhangi bir portresinin yerine kendini koyamayan izleyici ‘KİMSE’yi yargılamamalı DEVAMINI OKUYUN

Share Button