HAYAT KISA KUŞLAR UÇUYOR, Atakent Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonu (08 Ocak – 09 Şubat 2020, Saat:19:00)

Share Button

Bir inisiyatif olarak, gönüllü başlatmış olduğumuz Cemal Süreya anma etkinliğimiz devam ediyor. 

Sanatçılar: Ara GÜLER, Bahar OGANER, Cemil ERGÜN, Çağdaş ERÇELİK, Deniz GÖKDUMAN, Devabil KARA, Devrim ERBİL, Fırat BİNGÖL,  Fırat NEZİROĞLU, Görkem DİKEL, Güneş ACUR, Halime TÜRKYILMAZ, Hülya SÖZER, Hüseyin RÜSTEMOĞLU, İpek ŞENEL, Mehmet KAVUKÇU, Nazan AZERİ, Nezihe BİLEN ATEŞ, Reşat BAŞAR, Selahattin YILDIRIM, Zafer ERKAN, Ragıp BASMAZÖLMEZ,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Habip Aydoğdu’nun 76/76 Adlı Sergisi İzmir’de, 12 Şubat-6 Nisan 2019,Selçuk Yaşar Sanat Galerisi, İZMİR

Share Button

Habip Aydoğdu’nun “76/76… isimli sergisi 12 Şubat-6 Nisan tarihleri arasında Selçuk Yaşar Sanat Galerisi’nde…

1974 yılında Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan mezun olan Aydoğdu, yaşamla resim arasındaki gizli bağı koparmadan, resim dilini sürekli zenginleştirdi. 1970’li yıllarda dönemin çalkantılı toplumsal yapısı resimlerine yansıdı. 80’li yıllara doğru yerini simgesel anlatımlara bıraktı. Düşlere dair imgeleri öne çıkardı. Sanatında baştan beri gerçeği kendi süzgecinden geçirerek soyutlamaya önem veren sanatçının resimleri bu dönemde öyküsel olandan giderek daha da uzaklaştı.

1990’lı yıllardan sonra çizgi kadar rengin lekesel etkilerini de öne çıkardı. Zengin çağrışımlarla yüklü dışavurumcu soyut bir anlatımı benimseyen sanatçı, tuval resminin ötesinde farklı araç ve gereçleri de anlatım malzemesi olarak kullanmaya başladı. Müzik ve bale gibi görsel – işitsel sanatların etkileşimini sunan performanslar da gerçekleştirdi.

Sanatçı eserlerinde, yaşamla resim arasındaki gizli bağı koparmadan zenginleştirdiği resim dilini yansıtıyor.
Türkiye ve çeşitli ülkelerde 70’i aşkın kişisel sergi açan, hakkında sekiz kitap yazılmış, önemli ödüller almış Aydoğdu’nun eserleri, müzelerde ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.

Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı | Selçuk Yaşar Resim Müzesi ve Sanat Galerisi: Cumhuriyet Bulvarı No: 252 Alsancak | İZMİR – T. 0(232) 422 65 32

Ziyaret Saatleri: Her gün (Pazar Hariç): 10:30 – 18:30 | Cumartesi: 12:30 – 18:00

 

  DEVAMINI OKUYUN

Share Button

İŞ | WORK, Zeyno Pekünlü, Sanatorium, (28 Şubat – 31 Mart 2019)

Share Button

Zeyno Pekünlü, 28 Şubat – 31 Mart 2019 tarihleri arasında SANATORIUM’da gerçekleşecek dördüncü kişisel sergisinde “iş”ine odaklanıyor. Sanat işinin üretiminin güncel koşullarıyla çalışma deneyiminin kendisini eş zamanlı ele alarak işin sınırlarının muğlaklığına, geçirgenliğine işaret ediyor. Yakın zamanlı çalışmalarında gözünü çevirdiği YouTuber’ların kadrajını ödünç alıp bu defa kamerayı kendisine döndürüyor. Kişisel verilerin toplanmasının bir endişe kaynağı haline geldiği, elimizin altındaki teknolojinin aslında düşmanımız olabileceğine dair kaygıların ayyuka çıktığı bir zamanda, bizi bilgisayar başındaki tüm aktivitesini izlemeye davet ediyor. YouTuber’ların parlatılmış “gerçek hayat” anlatılarının karşısına “aslına sadık” bir gerçek hayat anlatısı iddiasıyla çıkıyor.

Sanatçının bilgisayar başında çalıştığı her ânı kayıt altına aldıktan sonra, olağan bir iş gününün temsili olarak kurguladığı dokuz saatlik video, günlük meşguliyetin ve üretim sürecinin sıradanlığını ifşa ediyor: ardı ardına dizilen emailler; hem sosyalleşme aracı, hem ücretli işin hızlı görülmesi, hem de kapalı kapının ardında sürüp giden ev işlerinin organizasyonu için kullanılan Whatsapp mesajları; gündemi takip etmek, küçük molalar vermek ya da insanları gizlice izlemek için sosyal medya platformlarında atılan turlar ve “İş”in kendisi birbirine karışıyor.

“İş”in hemen arkasındaki küçük oyuktan ise, eski filmlerin üzerindeki deformasyon izlerinden oluşan kolaj “Yıpranan Yer” bize göz kırpıyor. Gözümüze teknik bir hata olarak görünen bu izler, aslında filmlerin zaman içinde gösterim ve dolaşım sıklığından kaynaklanan yıpranmanın kayıtları. Bu kolaj, sırtını dayadığı “İş”le birlikte düşünüldüğünde, ilk bakışta fazla çalışmaktan kaynaklanan tükenmişliği akla getirse de, filmin kolektif üretim ve seyri sırasında mekanlara, yollara, objelere, makinalara, insanlara temasıyla topladığı izlere sahip çıkıyor. Tekil olarak görünen her işin seyrinin ya da kullanımının yarattığı değeri açığa vuruyor.

Sanatçı hakkında:
Zeyno Pekünlü (1980, İzmir) Barselona Üniversitesi’nde Sanatsal Araştırma ve Üretim Master programını tamamladıktan sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden sanatta yeterliğini aldı. İstiklal Marşı’ndan Yeşilçam melodramlarına, Nutuk’tan kadına yönelik şiddet haberlerine uzanarak farklı tahakküm biçimlerinin kamusal ve özel tezahürlerini kat ediyor, iktidar teknolojilerini sorunsallaştırıyor. Önemli sergileri arasında; 2016-2017 Institute for New Feeling, Artist Film International/White Chappel Gallery /Hammer Museum / MAAT / Istanbul Modern Museum, 2016 Zeyno Pekünlü, SALT Ulus, 2015 Istanbul: Passion, Joy, Fury, MAXXI Museum/ Tuzlu Su, 14. Istanbul Bienali/ Neither Back Nor Forward: Acting in the Present, Jakarta Biennale/ Her Tercih Diğer İhtimaller İçin Bir Dışlamadır, SALT Beyoğlu, Sights and Sounds: Turkey, Jewish Museum, New York sayılabilir. DEVAMINI OKUYUN

Share Button

“Transisyon / Transition” Fotoğraf Sergisi, GALERİ BİNYIL  (26 ŞUBAT – 24 MART 2019)

Share Button

 

Galeri Binyıl, 26 Şubatta Hamam Arts Hub Binasında açacağı beşinci sergisi ile;

Transisyon: Geçişim, üst başlığıyla görsel sanatlar alanında güncel yapıtlar üreten on üç

sanatçının işlerini izleyiciyle buluşturuyor.

‘İnsandan arda kalan her iz, zaman ile etkileşim halindedir ve bu durum aslında sonsuz kere yeniden şekillendirme sürecidir. Gözlemcinin bu süreçlerden en az birinde edindiği izlenimler, sonsuzluktan koparılan ince kesitlerden ibaret olan “an”lara referans verir.
Tüm bu referansların üst üste katmanlaşarak mekân ve nesneyle etkileşimi; belki de ancak kişisel deneyimlerin zihinde tetikledikleriyle algılanır ve anlamlanır. İzlenimler ve deneyimler çoğaldıkça, bellek de derinleşir. Bu zihinsel yolculukta geçilen her eşik, aynı zamanda da kişiyi bir daha tekrarı mümkün olamayacak izleklere taşır.’

 

Prof. Ozan Bilgiseren küratörlüğünde MSGSÜ Fotoğraf Bölümünden katılımcı sanatçılar kendi fotoğrafik malzeme ve dilleriyle konuya işaret etmeye çalışıyor. 26 Şubat’ta GALERİ BİNYIL, HAMAM ARTS HUB binasında, Kuruçeşme cad. No:41 Beşiktaş adresinde eserlerini sanatseverler ile buluşturacaklar.

 

Sanatçılar:

Basri Gençcelep, Bora Şençalar, Ebru Ceren Uzun, Galip Olcayto, Gülay Doğan,             Merih Akoğul, Murat Han Er, Osman Demir, Ozan Bilgiseren, Özgür Akpınar,                          Özlem Demircan, Seçkin Tercan, Sevinj Yusifova

Küratör: Prof. Ozan Bilgiseren

Ülkemizin gelişen şartlarında bu değerli birlikteliğin, topluluğun ve enerjinin sanat ortamımıza yeni bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyoruz. Tüm dünyadan sanatseverler, sanatçılar ile yeni bir sergi, etkinlik, organizasyon açılışımızda bir arada olabilmeyi hedefliyoruz. Siz değerli basın çalışanlarının çalışmamıza destek olmasını ve sizlere ayrılan mecralarda haberimizin kamu ile paylaşılmasını arzu ederiz. Yardımlarınız ve ilginize teşekkür ederiz. Hamamartshub’da sizler ile görüşmek dileği ile.. Çalışmalarınızda kolaylıklar dileriz.

Saygılarımızla,

İlknur Şanal    0532 296 7642

  1. Arif Erdem 0532 401 1505

Galeri Binyıl

 

GALERİ BİNYIL LOGO    HAH LOGO

‘ SU OKULU ’

27 Eylül / September – 4 Kasım / November 2018

Işık Aslıhan

Emrah Ateşli

Öykü Canlı

Gürkan Çanakcı

Sabaahat Çıkıntaş

Barış Cihanoğlu

Ta5 Douvana

Güler Güngör

Serap Gümüşoğlu

Fazilet Kendirci

Seydi Murat Koç

Şela Mistriel

Deniz Orkuş

Roş Onurel

Çe5n Özer

Esen Öztaş

Maria Pastra

Şemsi Spencer

İlknur Şanal

Yusuf Taktak

Gökte Tunç

Nota Tsitoura

Gül Yasa

İKSV TASARIM BİENALİ PARALEL SERGİSİDİR.

Stratejik ortaklar logoları

GALERİ BİNYIL LOGO    HAH LOGO

‘ SU OKULU ’

27 Eylül / September – 4 Kasım / November 2018

Işık Aslıhan

Emrah Ateşli

Öykü Canlı

Gürkan Çanakcı

Sabaahat Çıkıntaş

Barış Cihanoğlu

Ta5 Douvana

Güler Güngör

Serap Gümüşoğlu

Fazilet Kendirci

Seydi Murat Koç

Şela Mistriel

Deniz Orkuş

Roş Onurel

Çe5n Özer

Esen Öztaş

Maria Pastra

Şemsi Spencer

İlknur Şanal

Yusuf Taktak

Gökte Tunç

Nota Tsitoura

Gül Yasa

İKSV TASARIM BİENALİ PARALEL SERGİSİDİR.

Stratejik ortaklar logoları

Kuruçeşme cad. 41 Kuruçeşme – Beşiktaş -İstanbul 34345

@hamam.arts.binyilart    www.hamamartshub.org  +90 2122878708

www.galeribinyil.com.tr @binyilart  galeribinyil@galeribinyil.com.tr  +090 212 2403445 DEVAMINI OKUYUN

Share Button

MAKBUL TARİHİN TUTSAKLARI, Naeem Mohaiemen, Salt Beyoğlu, (23 Ocak-28 Nisan 2019)

Share Button

 

İşlerinde Bangladeş’in sömürge sonrası çatışmalı tarihi üzerinden

“üçüncü dünya enternasyonalizmi”ni sorgulayan sanatçı ve tarihçi

Naeem Mohaiemen’in sergisi 23 Ocak’tan itibaren SALT Beyoğlu’nda.

23 Ocak-28 Nisan

SALT Beyoğlu, Kat 2-3 ve Açık Sinema

Sanatçı ve tarihçi Naeem Mohaiemen’in film, enstalasyon ve yazıları, “üçüncü dünya enternasyonalizmi”nin oluşumu ve çöküşünü, Bangladeş’in sömürge sonrası tarihindeki üç büyük kırılmayla inceler: 1905’te Britanya Hindistanı sınırlarındaki Bengal’in doğu ve batı olarak ikiye ayrılışı, 1947’de Britanya Hindistanı’nın bölünmesiyle Hindistan ile Pakistan’ın kuruluşu ve 1971’deki Hindistan-Pakistan Savaşı’yla Doğu ve Batı Pakistan’ın Bangladeş ve Pakistan’a dönüşümü. Bu sarsıntılı olaylar, 1970’lerde dünyanın diğer bölgelerinde sol hareketlerin yükselişinden bağımsız değildir. Haber görüntüleri ve buluntu fotoğrafların yanı sıra yeniden canlandırmalara başvuran Mohaiemen, sömürgecilikten kurtulan ulusların sosyalizm “ütopya”sının yerini neden zamanla yüksek sermaye hedefleri ve muhafazakâr politikalara bıraktığını sorgular. Sözlü tarih, popüler kültür ve mitolojiden ögeler içeren işlerinde 1950’lerden 1970’lere uzanan anonim ve bir o kadar tanıdık anlatıcılarla resmî ve gayriresmî tarihte belleğin güvenilmezliğine işaret eder.

Mohaiemen’in kültür kurumlarını ulus ötesi bir tarih kitabının sayfaları gibi kurgulama fikrine dayanan Makbul Tarihin Tutsakları, Bengalce’de “makbul tarih” anlamına gelen shothik itihash teriminden adını alır. Sanatçı, kayıp bir film kutusu, yanlış konumlanan bir adam, sansürlenmiş bir belge gibi ilgisiz görünen birtakım detayları birbirine örerek geleceğe umutlu ve siyaseten ihtiyatlı bir bakışla toplumsal kayıp ve hüsran hikâyeleri anlatır. Bu yolla izleyiciyi, hikâyelerdeki karakterlerin devlet kontrolündeki tarih yazımının yöneticileri mi, yoksa tutsakları mı olduğunu sorgulamaya çağırır.

SALT Beyoğlu’nun üçüncü katında başlayan sergi, ikinci kattan Tripoli Cancelled [Trablus’a Uçuş İptal] (2017) video işinin belirli tarihlerde gösterileceği Açık Sinema’ya uzanır. Sanatçının sırasıyla 2011 ve 2012’de ürettiği United Red Army [Birleşik Kızıl Ordu] filmi ve beraberindeki United Red Army: Timeline (1968-1977) [Birleşik Kızıl Ordu: Zaman Çizelgesi (1968-1977)], Japon Kızıl Ordusu’nun Filistin davasıyla ilişkisi üzerinden üçüncü dünya idealini irdeler. You Will Roam Like a Madwoman [Deli Bir Kadın Gibi Dolanıp Duracaksın] (2014) enstalasyonu, 1970’ler Bangladeş’inde yeşeren vatan sevgisiyle dönemin devrim ruhunu ve tüketime aracı bir feminist yaklaşımı harmanlayan popüler bir dergiye odaklanır. 2008 ve 2009’dan fotoğraf serileri My Mobile Weighs A Ton [Cep Telefonumun Yükü Ağır] ile Live True Life or Die Trying [Sahici Bir Hayat Sür veya Uğruna Öl], ülkede süregelen öğrenci protestoları bağlamında fotoğraf, yeni teknolojiler ve şifreli iletişimin günlük hayattaki yerini tartışır.

Mohaiemen’in ikinci katta sunulan ve Filistin Kurtuluş Örgütü’ne Bangladeş’ten gönüllü katılanları gösteren ikonik Magnum fotoğrafına ilişkin Abu Ammar is Coming [Ebu Ammar Geliyor] (2016) video işiyle The Year 1973 Created Many Problems for the Imperialists [1973 Yılı Emperyalistlere Çok Sorun Çıkardı] fotoğraf serisi muhtelif arşiv kaynaklarını temel alır. Sanatçı 2013 tarihli bu seride, Two Meetings and a Funeral [İki Toplantı ve Bir Cenaze] (2017) video işinde de irdelediği, “emperyalistlerin artık çok ileri gittiği ve nihayet yenilgiyle yüzleşeceği” kanısını değerlendirir. Bir diğer fotoğraf serisi Rankin Street 1953, Blueprints [Rankin Sokağı 1953, Sokak Planları] (2013), şehir tarihi ve kalabalık aile yaşantısını yok eden sermaye güçlerinin mülkiyetine girmiş bir aile evini yeniden yapılandırır. Bangladeş’in millî şairi olup Hindistan ve Pakistan’ın pullarında da yer alan tek isim Kazi Nazrul İslam’a dair Kazi in Nomansland [Kazi Sahipsiz Ülkede] (2008) enstalasyonuysa, Salman Rushdie’nin Geceyarısı Çocukları’nda geçen üç ülkenin tarihinin Britanya Hindistanı’nın bölünmesinin ardından nasıl ortaklaşıp çatıştığını anlatır.

SALT’tan Farah Aksoy tarafından programlanan Makbul Tarihin Tutsakları, Mohaiemen’in 2014’te Kunsthalle Basel’de gerçekleştirilen sergisinin devamı niteliğindedir.

Sanatçı hakkında

1969, Londra doğumlu Naeem Mohaiemen, Dakka ve New York’ta üretim yapıyor. 2018 Turner Ödülü için aday gösterildi. Sergileri arasında Solidarity Must Be Defended (Mahmoud Darwish Museum, Ramallah, 2017); There Is No Last Man (MoMA PS1, New York, 2017); Prisoners of Shothik Itihash (Kunsthalle Basel, 2014); The Young Man Was (Experimenter, Kalküta, 2011); Live True Life or Die Trying (Cue Art Foundation, New York, 2009) ve My Mobile Weighs A Ton (Gallery Chitrak, Dakka, 2008) bulunuyor. İşleri documenta 14 (Atina/Kassel), EVA International (İrlanda) ve İskandinav güncel sanat bienali MOMENTUM ile Venedik, Lahor, Şarika ve Marakeş bienallerinde gösterildi. ICA Bağımsız Film Konseyi üyesi olan sanatçı, 2014’te film-video alanında Guggenheim Fellow seçildi. DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Taç Mesafesi | Crown Shyness | Labirent Sanat (21.02.2019 – 30.03.2019)

Share Button

Taç Mesafesi (Crown Shyness) literatürde, bazı ağaç türlerinin en tepedeki dallarının kendi türünü korumak adına bıraktığı boşlukları tanımlamak için kullanılıyor. Boşlukların nedeni zararlı organizmaların bir ağaçtan diğerine geçmesini ve rüzgarda birbirlerine çarpmaları sonucu meydana gelebilecek zararları engellemek, ortak bir alan paylaştıkları için büyümelerini belli bir derecede sınırlandırmak ve fotosentez için kullanacakları ışığı

DEVAMINI OKUYUN

Share Button