Yansıma ve Buluşma, Mine Sanat Galerisi (8 Mart-5 Nisan)

Share Button

1780880_10152007672442194_1636189446_n

YANSIMA VE BULUŞMA — 8 Mart – 5 Nisan 2014 Mine Sanat Galerisi ___ HALİL AKDENİZ, ALAATTİN AKSOY, KORAY ARİŞ, AHMET ELHAN, BALKAN NACİ İSLİMYELİ, ŞÜKRÜ KARAKUŞ, SERHAT KİRAZ, MURAT MOROVA, ARGUN OKUMUŞOĞLU, AHMET ÖKTEM, H. AVNİ ÖZTOPÇU, KENAN SUNAR, YUSUF TAKTAK, ESAT TEKAND

We have met with Gezi Spirit in 2013. It has been compulsory to approach March 8 International Women’s Day in a richer context. Based on Gezi principles; Pluralism, Integration, Solidarity and MEETING, we wanted to see the REFLECTION of female personality and female problems on our male colleagues’ works. The exhibition named itself: REFLECTION AND MEETING.

Serhat Kiraz makes a start on with “The Poet of the Poets SAPPHO”.
Ahmet Elhan takes part in with a platinum palladium press from “INK” series. Ali Akay says “Ahmet Elhan presents us the disidentification of today’s gender identities by overlapping gender identities”. To that view, can we add the idea that “further enrichment of identity from a different aspect”?
Alaattin Aksoy, WILL OF GOD: The victims of unconsciousness in the Information Age. He takes the subject of transformation of life into a ruin.
Esat Tekand: He takes the photograph named “Us” of German Revolutionary Socialist Politician and Feminist CLARA ZETKIN (1857-1933).
Balkan Naci İslimyeli: He participates with a painting from “The Photonovel of a Housewife” series.
CHILD BRIDE “DESTINY” of Murat Morova, confront us with one of our most crucial social problems.
Argun Okumuşoğlu: SEVIM BURAK from “Lonely Hearts” series. The introduction of Alpagut Gültekin: “He was born in 1931. He sat down with wet swimsuit and became sick in his childhood. He wrote the story of every needle walking to the heart. He is called also as Father Sevim Burak. He sleeps beside the big bird.”
Yusuf Taktak: About Gezi “DON’T GIVE UP!”
Kenan Sunar: “PROTECT THE NATURE” is one of instinctive tasks of being a woman.
Ahmet Öktem emphasizes the desperate, dispersed, full of disappointment destiny of womanhood with his work “I AM MADAME BOVARY”.
The portrait named “VİVA LA VİDA” of Şükrü Karakuş is a tribute to FRIDA KAHLO, a woman and an artist consecrating life nonetheless.
The work named “CULTURE SYMBOLS” of Halil Akdeniz and the work named “DILEMMA (the states of being able or not being able to adjoin of single things)” of H. Avni Öztopçu, are abstract approaches to our exhibition’s concept.
Lastly Koray Ariş.

THE ARTISTS THAT WE BRING TOGETHER IN THIS EXHIBITION WANT TO BE WITNESSES OF WOMAN DESTINY. I thank to all my artist friends who make real this extraordinary exhibition.
Bilge Alkor

REFLECTION AND MEETING
8 March – 5 April 2014

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.