Transpestite, Faruk Geyran, Artnext İstanbul, (11 Kasım – 12 Aralık 2014)

Share Button

artb

11.11.2014 / 12.12.2014

Kokteyl / 11.11.2014 / 18:00 – 21:30

Transpestite

A person who acts in a style or manner associated with the phylum arthropoda.

Humans have been putting impenetrable borders between themselves and the rest of the animal kingdom in order to estrange, elevate and comprehend themselves disregarding the shared rudimentary forms of social behavior and biological traits.Through cultural programing humans have created castes amidstall forms of living ,positioning them from subjects of genuine neurosis to pious creations. But are we really that incomparable?

Arthropods have been the subjects of abhorrence, especially in western cultures.They have been portrayed with negative connotations in our cultural anecdotes. Although these epithets are not unjustand have valid reasons until a certain point (e.g . zoonotic diseases, especially plagues or locust damage in crops and pastures) it has exceeded the logical reasoning threshold throughout generations and turned into a vile antipathy towards these creatures that result in systematic eradication and personal disgust.

Examining the a rthropoda phylum physiologically in an objective way and comparing it with human lineage shows not only common traces of convergent evolution but also analogous behaviors, just as it does when compared to other phylaunder animal kingdom .Yet humans tend to seek similarities between themselves and other phyla (e.g . Chordate) due to more visual associations. This can be explained innumerous ways, from domestication of certain creatures to mathem atical proportions of facial features. Although these behaviors are valid and cannot be ruled out, it must be pointed out that personifying a dog intentionally or unintentionally, and saying it is smiling or crying is as absurd as portraying adam selfly as anout world destroyer which should cease to exist with the aid of a pesticide. Transpestite series is a discourse on this abovem entioned matter. It portrays shared behavioral patterns between humans and arthropods. Even though humans don’t resemble arthropods physically, behavioral patterns that we share cannot be disregarded and must be put to attention. By purging off clothes, settings and other notions that can connotate different messages and displaying a sole naked body along with the associated arthropod’s head there is nothing displayed visually but the behavioral posture which, I believe, is enough of a cue for the audience to trigger critical though tsreg arding this matter and a new perspective to look through these not so different creatures.

……………….

Transpestite
-isim

Bir kişinin eklembacaklılar ailesinden bir canlı gibi davranması ya da eklembacaklılar ailesinden bir canlıyla ilişkilendirilen davranışlarda bulunması.

İnsanlar kendi dünyaları ve hayvanların dünyası arasına, kendilerini uzaklaştırmak, yükseltmek ve bu iki dünya arasında paylaşılan temel sosyal davranış kalıplarını ve biyolojik özellikleri yok sayarak, kendilerine anlam kazandırmak için aşılamaz sınırlar koymuşlardır.Kültürel programlama ile, türleri gerçek birer nevroz öznesinden ikiyüzlü birer yaradılışa dek sıralayarak, tüm türler arasında bir kast sistemi oluşturmuşlardır. Gerçekten de bu kadar benzersiz miyiz?

Özellikle batı kültüründe, eklembacaklılar nefretin hedefi olmuştur. Kültürel anektotlarda negatif çağrıştırıcılarla tasvir edilmişlerdir. Her ne kadar bu tasvirler haklı olsa yada bir noktaya dek doğru olsa da, (örneğin zootonik hastalıklar, özellikle veba, çekirgelerin ekin ve otlaklara verdiği zarar), nesiller boyu aktarılırken mantıklı sınırlar aşılmış, bu canlılara karşı bir antipatiye dönüşmüş, bu da sistematik bir yok etmeyi ve kişisel iğrenmeleri doğurmuştur.

Eklem bacaklı fizyolojisi objektif bir şekilde incelendiğinde ve insan ırkıyla karşılaştırıldığında, yakın bir evrimsel gelişimin izlerinin yanında, aynı hayvanlar aleminde benzer türlerin karşılaştırılmasında olduğu gibi, benzer davranış biçimleri de görülür. Yine de insanlar, yalnız görsel benzerliklerden dolayı, diğer türler ile aralarında benzerlik aramaya eğilimlidir. Bu da, belirli türlerin evcilleştirilmesinden yüz özelliklerinin matematiksel oranlarına dek pek çok şekilde açıklanabilir. Her ne kadar bu davranışlar geçerli olsa ve varlıkları inkar edilmese de belirtilmesi gerekir ki, bilinçli yada bilinçsizce bir köpeği kişiselleştirmek ve onun gülümsediğinin veya ağladığını söylemek ne denli absürd ise, kızböceklerini kimyasal böcek ilaçlarıyla varlığına son verilmesi gereken bir yok edici olarak tasvir etmek de o denli absürdtür.

Transpestite Serisi, yukarıda anlatılan mesele üzerine bir söylemdir. İnsanlar ve eklem bacaklılar arasında paylaşılan davranışları tasvir eder. İnsanlar görünüşte eklem bacaklılara benzemese de, paylaştığımız davranış kalıpları inkar edilemez ve dikkate alınmalıdır. Giysileri, mekanları ve başka mesajlar çağrıştıran kavramları çıkararak, bir eklem bacaklının başını çıplak bir insan bedeniyle ilişkilendirerek göstermekte, davranışsal bir sunuştan başka, görsel olarak sunulan bir şey yoktur kibence, izleyicide bu meseleye farklı yaklaşmalarını ve bizden çokta farklı olmayan bucanlılara farklı bir gözle bakmalarına yeterli olacak kritik bir düşünme eylemini tetiklemeye yeterli olacaktır.

ARTNEXT ISTANBUL
Çağdaş Sanat Alanı / Contemporary Art Space
Ulaşım: Windowist Tower, Eski Büyükdere Cad. No: 26, Maslak, Istanbul
Metro: Taksim -> İTÜ Ayazağa, Windowist Tower Çıkışı
Galeri ziyaret saatleri: 11:00-19:00 / Pazartesi-Cumartesi
İletişim: + 90 212 999 3990
www.artnext.org
galeri@artnext.org

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.