“Hararet. Düşünemiyorum. Gölge bulabileceğim bir yere ilerliyorum. Her yerde kediler. O fiyat karşılaştırmaya devam ediyor, ben ilgilenmeyi bıraktım. Buraya varalıçok olmuş gibi geliyor. Işığın suyun üstündeki yansımaları haşin, korunmasız gözlerime küçük bıçaklar gibi saplanıyorlar. Yemek seçimimdeki sosyo-politik sorumluluğumu düşünürken, bir zeytin ağacının dalına takılmışçöp parçasını aç bir vahşi hayvanla karıştırıyorum. Evimi ve işimi hatırlıyorum ve geri döndüğümde başlamam gereken üç resmi düşünüyorum. Herkes İngilizce konuşuyor. Yakında yağmur yağacağını söylediler.”
-Kadın
“Yüzerek uzaklaşmaya çalışıyorum fakat dalgalar beni kıyıya itip duruyor. Arkama bakıyorum ve onun beni izlediğini görüyorum, endişeli – sayısız plaj şemsiyesinin ve boş şezlongun yanında duran yalnız bir figür. On dakika önce çizimlerimi, pikniğimizi kavurucu güneşten koruyan eski bir ardıç ağacına benzetti. Ağaç zamanın kendisinden bile eski görünüyordu.”
-Erkek
“Cast Away” sergisi ile Katharina Fengler (Almanya) ve John von Bergen (Amerika) ilk kez çalışmalarını diyaloğa sokuyorlar. Sergi, sanatçıların kağıt ile yapılmış çalışmalarına odaklanıyor – Von Bergen hali hazırda çalışmaya devam ettiği “UFO-UMIS” serisinden çizimlerini sergilerken, Fengler yeni büyük-ölçekli resimleriyle birlikte “Island of Kindness” serisinden diğer çalışmalarını sergilemekte. Bir ütopya ya da felaket bir distopya durumunda uzak bir adada mahsur kalmak sayısız öykü, şiir, film ve sanatsal çalışmaya esin kaynağı olmuştur. Bu yılın başında Fengler, Michel Tourniner’in 1967 yılından “Friday, or the Other Island” isimli romanına saygı duruşunda bulunan “Friday” isimli karma sergide yer almıştır. Ada teması, ve mahsur kalmanın ideal bir varoluşun mecazı olması ne yeni ne de egzotiktir; aksine bu bilinmezlik durumu batıya özgü bir idealleştirmedir. Hem Fengler’in hem von Bergen’in sanatsal çalışmaları bu bilinmeyen durumlara yönelik sonu belirsiz araştırmalar olarak görülebilir. Sanatçılar kişinin kendisiyle aslen ve mecazi anlamda yüzleşebileceği ıssızlığı bulabilmesinin güç olduğuna inanır; bulunduğunda ise bu duruma dayanmak umulmadık bir şekilde güçtür.
Alman sanatçı Katharina Fengler Berlin’de yaşamaktadır. Sanatçı Zürih Sanat Üniversitesi’nin (önceki adıyla HGKZ) Fotoğrafçılık bölümünden 2007 senesinde mezun olmuş, 2008 senesinde Zürih Şehri Güzel Sanatlar Hibesi’ni (werkbeitrag) kazanmıştır. Geçtiğimiz sergileri arasında “Friday”, küratörler Elise Lammer ve Samuel Leuenberger, Autocenter, Berlin (2014); “Surface Poetry” küratör Melanie Bühler, Boetzelaer|Nispen, Amsterdam (2014); “One Bite”, NO SPACE @ OTHER Projects, Berlin (2014) ve “SWEETNESS”, Cactus, Liverpool (2014) bulunmaktadır.
Amerikan asıllı John von Bergen güzel sanatlar diplomasını onur derecesiyle New York’taki Görsel Sanatlar Okulu’ndan almıştır. 2003 yılında Berlin’e taşındığından beri çalışmaları İstanbul’dan Pera Müzesi, Leipzig’den Halle 14, Duesseldorf’tan Galerie Schmela ve New York’tan Smack Mellon dahil uluslararası müzeler, galeriler ve enstitülerde sergilenmiştir. Von Bergen 2009 yılında New York’taki Pollock-Krasner Vakfı Hibesi’ne layık görülmüştür. Geçtiğimiz aylarda Alexander Levy, Berlin’de gerçekleşen solo sergisi “Prey Voidant” ile aynı tarihte Kerber Verlag tarafından basılan ve D.A.P. tarafından dağıtımı yapılan sanatçının ilk monografı “CORE” piyasaya çıkmıştır.

