Yaşamın Sonundan Sonra, Abdulkerim Bozan, Pera Sanat Galerisi (18 Aralık 2014 – 01 Şubat 2015)

Share Button

abd

Abdulkerim Bozan
”Yaşamın Sonundan Sonra” Enstalasyon Sergisi
”After the End of Life” Installation Exhibition

Enstalasyon (Alan Kurgu) sergisinde, plasentayı referans alarak; cinsiyet ve ötekileştirme kavramlarını irdeleyerek eserlerini videoart, etkileşimli heykel, hazır nesne ve izleyicinin de dahil olacağı boş bir plasentayla gerçekleştirmiştir.
Ayrıca sergi mekanında boş bir plasentanın da bulunması; sergide olan izleyicilerin plasentanın içine girerek psikolojik ve bedensel olarak etkileşime girmeyi amaçlamaktadır.

Kaya Özsezgin şu sözlerle Abdulkerim Bozan çalışmalarını irdelemiştir:
“Her tür sanatsal üretim ve teknik açılım doğrultusunda çalışmalar yaparak bilgi ve deneyimlerini geliştirici etkinlikler içinde yer alan Abdulkerim Bozan’ın genç sanatçı kimliğinin gerektirdiği bir vizyon çerçevesinde, bugüne kadar ürettiği işler, onun bu yönde kararlı olduğunun da göstergesidir. Bütün bu çalışmalarını ortak bir payda üzerinde buluşturan ana eğilimin, insanı ve doğayı kavramsalcı bir çizgide yansıtma olarak özetlemek mümkün. videoart, etkileşimli heykel, hazır nesne ve izleyicinin de dahil olacağı boş bir plasenta türlerini kapsayan çalışmalarının tümü, temelde yaşamın ana figürünü oluşturan insan varlığını, metaforik bağlamda yorumlama çabasına yöneliktir. Örneğin “yaşam çığlığı” başlığı altında biçimlendirdiği enstalasyonlarında, anne karnındaki bebeği saran plasenta’ya göndermede bulunuyor ve anne ile cenini birbirinden ayıran ve embriyonu koruyan ince zarın içine bir “nü” yerleştirerek yaşamsal oluşumun, aslında yetişkin insan bedeni için de geçerli olduğuna telmihte bulunuyordu. Fetus’un oluşumuna yardım eden zar, bu konuyu işlediği yapıtlarında artık sıradan bir zar olarak değil, yaşamın tutsak ettiği insanın açmazlar karşısındaki çırpınışını simgeleyen bir kılıf olarak gündeme gelir.
Böylece Abdulkerim, video enstalasyon olarak tasarımladığı bir dizi çalışmasında, tutsaklığa ve sınırlara karşı direnen insan varlığının çaresizliğini açığa vururken, bir yandan da bu direnmenin önemine dikkati çekmiş oluyordu. Abdulkerim Bozan, figürü gizleyerek ama işlevi öne çıkararak vurgulamaya çalıştığı bu dizide, anonim insan varlığının hem görünen hem de görünmeyen yüzünü deşifre etmekle, ana sorunu bu yönden gündeme getirmektedir.
Figürden yola çıkarak bu yolda insan varlığının dijital sanat üretimine kaynak oluşturacak doğal yapısını irdelemekle, biyolojik bir sorunu da kendince açımlamaktadır. Abdulkerim Bozan. Cenin halindeki insanı deney tüplerinde inceleme konusu yapan tıp adamları için bu deneyim neyse, Bozan’ın devinim ritmini sanatsal alana aktardığı kamuflaja alınmış çıplağı da bir sanatsal deneyimin nesnesidir. Bu nesne, şeffaf kılıf içinde devindikçe, yaşamın atardamarı da bu devinime paralel olarak atmaktadır.
Sanatta değişmeyen temel sorun, böyle bir damar yakalamak ve bu damarın yaşamsal aktivitesi için giderek genişleyecek bir yol açmaktır. Bozan, şimdilik bu çabanın sahiplenici kimliği içinde görünüyor.” Pera Sanat Galerisinde 18 Aralık 2014 – 01 Şubat 2015 tarihleri arasında gezebilirsiniz. Açılış kokteyli 18 Aralık 2014 Saat: 18.00 de

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.