Vivo, Kasa Galeri, (01 Nisan – 24 Mayıs 2015)

Share Button

vi

Sanatçılar, Ahmet Doğu İpek, Erinç Seymen ve Kerem Ozan Bayraktar’ın kolektif tasarıları sonucunda ortaya çıkan ve KASA’yı anı, ölüm, yas ve yaşam olguları etrafında ele alan VİVO başlıklı sergi, 1 Nisan’dan itibaren yeniden kurgulanan mekanda izleyicileri bekliyor.

Latince “Yaşıyorum” anlamına gelen Vivo başlığını, Gustav Meyrink’in “J. H. Obereit’ın Zaman Sülüklerini Ziyareti” isimli öyküsünde geçen bir mezar taşından ödünç alan sergi, Kasa Galeri’nin üç odasına yayılan mekan düzenlemesinden oluşuyor. Serginin ortak temeli, sanatçıların kolektif tasarıları sonucunda mekanın zeminine yapılan müdahaleden meydana geliyor. Çalışmayı, Erinç Seymen’in Londra’daki bir mezarlık üzerine yaptığı araştırmalardan ortaya çıkan resmi ile Kerem Ozan Bayraktar’ın ve Ahmet Doğu İpek’in gündelik mobilyaları referans aldıkları nesne düzenlemeleri tamamlıyor. Çalışmanın çıkış noktası sergi mekanının bulunduğu konum ve tarihsel belleği. Bu anlamda, “kasa”yı anı, ölüm, yas ve yaşam olguları etrafında ele alan sergi, fiziksel ve psikolojik tahribatın yaşam alanları üzerinde bıraktığı izler üzerinden mekanı sembolik olarak yeniden kurguluyor.

Doğrudan doğruya uzamın içinde işleyen Vivo, galeri tipi bir temsilden özellikle uzak duruyor ve çalışmaların hepsinin bir bütün oluşturduğu, birbirleriyle birebir ilişki içine girdiği, yeniden üretime dayanan bir yöntem seçiyor. Aynı gizi paylaşan bu içtenlikli imgeler, nesneleri saklayan bir nesne olarak “kasa”nın içinde kendi özerk alanlarını kurarken, aynı zamanda bütüncül bir okuma öneriyor.
Vivo, 1 Nisan – 24 Mayıs tarihleri arasında KASA’da izlenebilir.

————————–——

Vivo is emerged as a result of the collective collaboration of the artists who Ahmet Doğu İpek, Erinç Seymen ve Kerem Ozan Bayraktar, takes to get around concepts such as memory, death, life and mourn. The exhibition will be waited the viewer from April 1st until May 25th at the gallery space where re-edited by the artists.

The title of the exhibition Vivo meaning “I Live” in Latin, is borrowed from a headstone in Gustav Meyrink’s story “J. H. Obereit’s Visit to Leech of Time” The installation spans across three rooms of Kasa Gallery. The exhibition’s common core is based on design and the collective intervention of the artists upon the gallery space. The work is completed with Erinç Seymen’s drawing that emerged from research on a cemetery in London, Kerem Ozan Bayraktar and Ahmet İpek Doğu’s installations of objects referencing common furniture. Though the starting point of the works appear to be related to the location of the exhibition space and its historical memory, the exhibition also deals with the idea of “vault” both physically and symbolically. It manipulates the site around the ideas of life, memory, death, and grief, physical and psychological traces of destructions. The exhibition appropriates the qualitative features of this new space that is in political sense recently deformed. As is the case for each “private” space the vault under lock and key, is a metaphor for all the, secrets, hidden things and concealed images.

The exhibition Vivo intends to stay away from a typical gallery exhibition of three separate artists. These works individually interact with each other creating a new whole. Though they share the same mysteries, these objects and images construct their independent spaces within this vault that is designed to hide secrets, suggesting the viewer a holistic reading.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.