Neslihan Özgenç: Cümbüş-ü Alem, 4-27 Haziran 2015, Derinlikler Sanat Merkezi

Share Button

13x18cm (2)

 

Terk edilmiş kentlerin kalabalıkları vardır ya, hani artık yalnızca birer hayalet olan mekânlardan sızan hikâyeleri, işte öyle zamansız ve mekânsız bir açıklıkta beliriyor Neslihan Özgenç’in altıncı kişisel sergisi“Cümbüş-ü Âlem”. Bir dizi küçük mekân kırıntısının yanı sıra hayalet kentlerden mekân parçacıklarıyla; her birinin üzerine kendi âleminin vakti sinmiş insanları ve “şey”leri ile katmanlı bir zamansallığa ve parçalı bir uzaya açılıyor Cümbüş-ü Âlem.

Özgenç, bu zaman dışı açıklıkta başını çevirdiği her noktada kendisini görünür kılan sayısız hikayelerin ayrıntılarını kağıda aktarıyor. Her bir parça kâğıt da izleyiciyi,efsunlu çizgilerle serimlenen hınzır ve çekici bir çoğulluk içinde birlikte varolmaya davet ediyor.

ONR_0922_1

Her köşesine bir hikâyenin kahramanları savrulmuş olan çoşkulu bir biraradalık bu. Hikayesinden uzağa düşmüş yersiz yurtsuz kahramanların sefahatine tanık oluyoruz, tanıdık ama çıkaramadığımız, adı dilimizin ucundaymış hissi veren kahramanların sefahati… Gözlerinizi çevirdiğiniz ilk eserden itibaren kağıt üzerinde adeta belirmiş olan bir dizi mekan parçası, efsunlu figürler, başka alemlere ait hayvanların ve yaratıkların varlığı sizi dakikalarca esir alıyor. Her ayrıntının başka bir hikâyeyi çağrıştırdığı, otuz altı parçadan oluşan Cümbüş-ü Âlem, izleyicinin imgelemine adeta bir bayram havası yaşatıyor. Her bir eserde yakalanabilecek sayısız ayrıntı, bulutlarda gördüğü şekilleri heyecanla paylaşmak isteyen çocuklara döndürüyor gözlerini ciddiyetle kâğıda yaklaştıran izleyiciyi. Karadullar, gelinler,âşıklar,uçan gergedanlar, filler ve daha niceleri Özgenç’in Cümbüş-ü Âlem sergisinde izlemeye geleni kendi hikâyesine çekmek için bekliyor. Fazla söz istemiyor Özgenç’in sergisi. He rşey bittiğinde dilinizin ucunda huzurlu bir mırıltı kalıyor:

Öyle bir Cümbüş-ü Alem ki bu

Ne tabistan ne payiz

Ne zamanın bendesi ne mekânın aşığı

Rivayeti muhtelif, maksudu birdir

Tuğba AYAS ÖNOL

 

 

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.