
Axelle Fine Arts Galerie Soho is proud to present LES GENS DU CANAL, a new collection of work by French painter Philippe Charles Jacquet. The artist has worked with the gallery since 2008 and has had seven extremely successful solo exhibitions in that time. Trained as an architect, Jacquet paints mysterious twilight worlds with incredible precision and detail. Inspired by the coasts, estuaries and architecture of the Rance Valley in Brittany, France, his oil on board works are stunning composites of the real and the imagined.
Jacquet’s signature simple stone houses seem to rise organically from the earth and sit among vast seas, skies and rolling fields. The artist often includes a single, small person, emphasizing the greatness of the surrounding natural world. Jacquet’s houses often have a single golden light shining from a window – similarly to the inclusion of a solitary person, this light can be interpreted as a symbol of hope or one of loneliness. It is up to the viewer to decide. At once, Jacquet depicts the world as one of natural beauty and wonder and as one of profound emptiness.
His serene greens and blues lend a dreamlike feeling to his surreal compositions. His pieces play with the viewer’s perception – it is often unclear whether the artist has depicted water or grass, a floating boat or a resting one – in this way, his works are enigmatic other worlds, reminiscent of reality but wholly peculiar and unearthly at the same time.
Born in Paris in 1957, Jacquet studied architecture at the Ecole Nationale Supérieure des Arts Décoratifs. In 2000, after 20 years in the field, he stopped and dedicated himself solely to painting. In fact, he never studied painting and his technique is entirely self-taught. Jacquet currently lives and works in Pantin, a suburb of Paris. He will attend the opening reception on September 24.
For further information, prices and photographic material, please contact Elizabeth Thompson at212.226.2262 or email info@axelle.com. Gallery hours are from 10:00am to 7:00pm every day.
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.