Evlerimizden çıkıp klimalı arabalara biniyor, plazalardaki ofislerimize geçiyor; kendimizi eğlendirmek ya da ‘sosyalleşmek’ için de alışveriş merkezlerinde zaman geçiriyoruz. Bir kutudan diğerine sürüklendiğimiz, içinden çıkamadığımız bu girdap, aslında kapitalizmin ve modernizmin bizi kontrol etmek için yarattığı bir kurgu. Kurallarını kabul ettiğimiz bu hayatın doğamıza aykırılığı seride özellikle altı çizilen nokta. Kurt Vonnegut’un sözlerini ödünç alırsak: “Buraya, yeryüzüne avare avare dolaşmak için geldik. Sana bundan farklı bir şey söyleyen olursa aldırma.”
Sergen Şehitoğlu da serideki fotoğraflarında insanın insandan, insanın doğadan kopartıldığı bu dünyadaki yalnızlaşmış bireyin izini sürüyor. Dijital manipülasyon olmadan yarattığı neredeyse kaleydoskopik bu imgeler, tekrarlanan yatay ve dikey çizgilerle, hapsedilmiş bireyi fotoğraflarında tekrar ve tekrar hapsediyor.
Sergen Şehitoğlu: 1980 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Sergen Şehitoğlu,Saint-Joseph Lisesi’nin ardından Y.T.Ü’de Mühendislik okudu.Eğitimini Marmara Üniversitesi Fotoğraf Yüksek Lisansıyla sürdüren Şehitoğlu,2010’da İ.F.M Leica Galeri’de açtığı ilk kişisel sergisinden sonra, eserleri İstanbul,Berlin,Bruksel,

