Cubby Hole, Sergen Şehitoğlu, Sanatorium (08 Ekim – 07 Kasım 2015)

Share Button
unnamed
İsmini İngilizce’de küçük bir mekanı tarif etmeye yarayan, ‘odacık’ ya da ‘hücre’ anlamlarına gelen bir terimden alan “Cubby Hole”, Sergen Şehitoğlu’nun henüz hiçbir yerde sergilemediği çalışmalarını kapsayan bir seri. Özünde modernizmin idealist vizyonu üzerine temellendirilmiş günlük hayatlarımızın, baştaki ideallerin aksine ne kadar da daraltıcı, kopartıcı ve hapsedici olduğunun altını çizen seri, özellikle büyük kentlerde modern şehir hayatının insana dayattığı hayat biçimlerini sofistike ve çokkatmanlı imgelere dönüştürüyor.

Evlerimizden çıkıp klimalı arabalara biniyor, plazalardaki ofislerimize geçiyor; kendimizi eğlendirmek ya da ‘sosyalleşmek’ için de alışveriş merkezlerinde zaman geçiriyoruz. Bir kutudan diğerine sürüklendiğimiz, içinden çıkamadığımız bu girdap, aslında kapitalizmin ve modernizmin bizi kontrol etmek için yarattığı bir kurgu. Kurallarını kabul ettiğimiz bu hayatın doğamıza aykırılığı seride özellikle altı çizilen nokta. Kurt Vonnegut’un sözlerini ödünç alırsak: “Buraya, yeryüzüne avare avare dolaşmak için geldik. Sana bundan farklı bir şey söyleyen olursa aldırma.”

Sergen Şehitoğlu da serideki fotoğraflarında insanın insandan, insanın doğadan kopartıldığı bu dünyadaki yalnızlaşmış bireyin izini sürüyor. Dijital manipülasyon olmadan yarattığı neredeyse kaleydoskopik bu imgeler, tekrarlanan yatay ve dikey çizgilerle, hapsedilmiş bireyi fotoğraflarında tekrar ve tekrar hapsediyor.

Sergen Şehitoğlu: 1980 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Sergen Şehitoğlu,Saint-Joseph Lisesi’nin ardından Y.T.Ü’de Mühendislik okudu.Eğitimini Marmara Üniversitesi Fotoğraf Yüksek Lisansıyla sürdüren Şehitoğlu,2010’da İ.F.M Leica Galeri’de açtığı ilk kişisel sergisinden sonra, eserleri İstanbul,Berlin,Bruksel,Amsterdam,Londra,İzmir,Ankara,Bursa,Basel,Paris ve Viyana’da çeşitli galeri ve fuarlarda sergilendi.2013 yılında “0 dB” adlı ilk fotoğraf kitabını yayınlayan Şehitoğlu, bir fotoğraf inisiyatifi olan GFİ’nin kurucu üyelerinden olup; halen İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.

Görselleri aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz.

http://www.sanatorium.com.tr/uploadedfiles/Sergen-Sehitoglu-Isimsiz-Defragment-serisinden-120×77-cm.tif

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.